Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1962 E. 2025/5559 K. – ticari ilişkiye
Konu: ticari ilişkiye dayalı alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1962
- Karar No
- 2025/5559
- Karar Tarihi
- Konu
- ticari ilişkiye dayalı alacak
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1498 E., 2025/328 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/381 E., 2022/867 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalı Şirketin 29.06.2012 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile 31 19... parsel sayılı taşınmazda yapılacak olan projeden her biri brüt 202 m² olan C Blok 32, 33, 47, 45, 43... No.lu bağımsız bölümleri toplam 1.531.260,00 TL bedelle davalının müvekkiline satmayı vaad ve taahhüt ettiğini, müvekkilinin davalı Şirketten tescil talep ettiğini ancak sonuç alamadığını, davalı Şirket ile müvekkili arasındaki sözleşmenin geçerliliği ve ifa edilmesi gerektiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmede belirlenen edimini yerine getirdiğini, davalı Şirketin daire karşılığı bedelleri tahsil ettiğini ikrar ettiğini, ancak yine de müvekkili ile ilgisi bulunmayan 2015/54 Esas sayılı dava sonuçlanıncaya kadar taşınmazların devrinin yapılamayacağının bildirdiğini ileri sürerek, .... Noterliğinin 29.06.2012 tarih ve ... yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına takyidatsız olarak tesciline, aksi halde taşınmazların bedelinin belirlenerek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; Bakırköy 5. Asliye ... Mahkemesinin 2015/54 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkili ve dava dışı ... Ltd. Şti. arasında hak ediş ödemelerinde kullanılmak üzere barter olarak belirlenen dairelerin karşılığında çek ve senet tanzimi şeklinde yöntem belirlendiğini, davacının müvekkilinden alacaklı olmasının ön koşulu olarak ... Ltd. Şti.’nin müvekkilinden alacaklı olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, aksi durumda müvekkilinin aynı borcu iki farklı alacaklıya ödemesi gerekeceğini, davacının taraflar arasındaki sözleşmenin feshi yönünde bir talebi olmadığını, bu talep olmadan Mahkemece bedel iadesine karar verilmesinin mümkün olmadığını, bedel iadesine karar verilmesi halinde bu bedelin taşınmazların satın alındığı tarihteki bedel üzerinden olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Dahili davalı (tasfiye halinde) ...İnşaat Sanayi ve ... Limited Şirketi vekili; davaya konu 17.09.2019 tarihli satış vaadi sözleşmesinin davacı ile diğer davalı arasında olup müvekkili Şirketin sözleşmenin tarafı olmadığını, bu nedenle sorumluluğu da bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dayanak taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu dairelerin C Blok 28, 29, 40, 41, 43... No.lu bağımsız bölümlere tekabül ettiği, sözleşmeye göre satış bedelinin nakden ödendiği, bu durumda tescil için başkaca şarta gerek olmadığı gerekçesiyle davalı ... İnşaat Taahhüt ... ... Sanayi ve ... Limited Şirketine yönelik davanın kabulü ile 31 19... parsel C Blok 28, 29, 40, 41, 43... No.lu bağımsız bölümlere ait tapu kaydının iptali ile taşınmazların takyidatlı biçimde davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesi kapsamında dava konusu taşınmazların bedeli nakden ödenerek satın alındığı anlaşılmış olup, davalı tarafın dava dışı ... Ltd. Şti. ile arasındaki ticari ilişkiye dayalı alacak davasının bekletici mesele yapılmamasının yerinde olduğu, geçerli satış vaadi sözleşmesi kapsamında tapu iptali ve tescil koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili ve dava dışı ... Ltd. Şti. arasında hak ediş ödemelerinde kullanılmak üzere barter olarak belirlenen dairelerin karşılığında çek ve senet tanzimi şeklinde yöntem belirlendiğini, ... Ltd. Şti.’nin müvekkilinden tahsil etmiş olduğu bir kısım kıymetli evrakı davacı ...'a ciro ve temlik ettiğini, ...’ın bu kıymetli evrakı müvekkiline ilettiğini, müvekkilinin ise senetlerin bedelini nakden ödemek yerine taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazları devretmeyi vadettiğini, ancak sonradan ... Ltd. Şti.’nin müvekkiline dava açarak kıymetli evrak gereği alacaklı olduğunu iddia ettiğini, hatta davacıya satışı vadedilen taşınmazların da tescilini istediğini, bu davanın görüldüğü Bakırköy 5. Asliye ... Mahkemesinin 2015/54 Esas sayılı dosyasının derdest olup bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu dava açıldığında müvekkilinin haklı olarak borcunu kime ifa edeceği konusunda tereddüt yaşadığını, müvekkili dava konusu yerleri davacıya devretse, diğer dava da aleyhine sonuçlansa, aynı borcu hem ... Ltd. Şti.’ne hem de davacıya ödemiş olacağını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak alacak istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.