Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1960 E. 2025/5552 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1960
Karar No
2025/5552
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/143 E., 2025/463 K. MİRAS BIRAKAN: ... İLK DERECE MAHKEMESİ: Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/706 E., 2024/300 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından, davalı aleyhine Afyonkarahisar İcra Dairesinin 2020/177 Esas sayılı takip dosyası üzerinden başlatılan takibin kesinleştiğini, icra işlemlerine devam edilmesine rağmen alacağın tahsilinin sağlanamadığını, davalının muris babası ...'un 01.12.2020 tarihinde vefat ettiğini, davalı borçlu aleyhine başlatılan icra takibinde davalının murisi adına kayıtlı taşınmazlardaki hisselerine haciz konulduğunu, Afyonkarahisar 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/27 Esas, 2021/31 Karar sayılı kararı ile söz konusu taşınmazlardaki borçluya isabet edecek miras paylarına ilişkin ortaklığın, satış suretiyle giderilmesi için taraflarına yetki verilmesi üzerine ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, dava devam ederken davalının 01.03.2021 tarihinde Afyonkarahisar 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/294 Esas, 2021/378 Karar sayılı kararıyla mirası reddettiğini, mirası reddeden davalının davacı alacaklıya herhangi bir güvence göstermediğini, davalının pasifinin aktifinden daha fazla olduğunu, mirası reddeden davalı mirasçının mevcut mal varlığının borcunu karşılamaya yetmediğini, davalının davacıya zarar vermek ve alacağını almasına engel olmak amacıyla mirası reddettiğini ileri sürerek davalı mirasçı tarafından alınan Afyonkarahisar 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/294 Esas, 2021/378 Karar sayılı mirasın reddi kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde iddia ettiği aleyhe olan hususları kabul etmediğini, davalının 2001 yılında maddi anlamda ekonomik sıkıntıya girdiğini ve bu dönem içerisinde davalıya ait borçları murisi ...'un ödediğini, daha sonra da vasiyetname düzenleyerek davalıya ait borçları ödemiş olması nedeniyle vasiyetnamesinden ayrı tuttuğunu belirttiğini, davalının mirası reddetmiş olmasının yegâne sebebinin, vefat etmiş olan babasının hayatta iken, davalının borçlarını ödemiş olmasından bahisle bırakmış olduğu vasiyetnameye riayet etmesinden kaynaklandığını, düzenlenen vasiyetnamelerin tarihlerinin ölüm tarihinden çok önce olduğunu, reddin iptalini gerektiren bir durumun söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile murisin terekesinin borca batık olmadığı ve dolayısıyla davalının bu yönden mirası reddetmesini gerektirir bir sebep olmadığı, ayrıca davalı mirasçının kendi mal varlığının borcunu ödemeye yetecek durumda olmadığı, dolayısıyla pasifi aktifinden fazla olan davalının mirası reddetmesinde hukuki yararının bulunmadığı, davalının mirası reddetmesi ile alacağını tahsil edemeyen davacının zarara uğradığı, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının olduğu, mirasçının mirası reddetmek için haklı gerekçesi bulunmadığı gibi davacıya güvence de vermediği gerekçesiyle Afyonkarahisar 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/294 Esas, 2021/378 Karar sayılı (mirasbırakan ...'dan kalan mirasın davalı ... tarafından reddedildiğinin tespitine ilişkin) kararın iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...’un, muris ... tarafından düzenlenen geçerli vasiyetnamelere uygun hareket ettiğini, ...'un sağlığında davalının borçlarını ödediğini ve bunu noter tasdikli vasiyetnameleri ile açıkça belirttiğini, sonradan yapılan vasiyetnamelerde de davalının miras payından ayrı tutulduğunun açıkça ifade edildiğini, bu durumun, davalının mirası reddetme sebebinin kötüniyetli olmadığını ve alacaklıları aldatma amacına dayanmadığını gösterdiğini, vasiyetnamelerin düzenleme tarihleri ve içerikleri birlikte değerlendirildiğinde davacının iddialarının yersiz olduğunun ortada olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1960, K. 2025/5552, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-1960-e-2025-5552-k-dadb988d44f3