Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1488 E. 2025/4898 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1488
- Karar No
- 2025/4898
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1980 E., 2024/2986 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/312 E., 2022/219 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkilinin babası olduğunu, davacının 1987 yılında ABD'ye yerleştiğini, davacının davalıya müvekkili adına arsa satın alması için 1990 yılında 33.000,00 USD verdiğini, ayrıca bakkal ve kırtasiye dükkanları, bu dükkanlara malzeme alımı, dava konusu arsanın üzerine ev yapımı ve 2 kardeşinin düğün masrafları için toplamda 123.000,00 USD gönderdiğini, dava konusu arsanın davacıya devrinin istenmesi üzerine davalının devretme istemini reddettiğini iddia ederek; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 3 38... parsel sayılı taşınmazda davalı adına olan payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin dolduğunu, zamanaşımı def'inde bulunduğunu, iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu, davalının dava konusu taşınmazı .... .... yakınındaki dairesini satarak 1993 yılında satın aldığını, 1994 yılında buraya ev yaptırdığını evin 2005 yılındaki tadilatına davacının bir miktar para gönderdiğini, davalının ömrü boyunca çalıştığını, kırtasiye dükkanı işlettiğini, aynı zamanda emekli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi kararında; iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Senetle ispat zorunluluğunun bulunmadığını, 2. Tanık beyanları ile dava konusu taşınmazın bedelinin davacı tarafından ödendiğinin ispat edildiğini, 3. Davacının annesi, yengesi ve kız kardeşinin davalı lehine tanıklık etme imkanları varken gerçeğe aykırı beyanda bulunmamak için tanıklık yapmaktan çekilmiş olmalarının kuvvetle muhtemel olduğunu, 4. Yemin konusundaki ara kararın hatalı ve yanıltıcı olması nedeniyle yanlış yorumlanarak yemin teklif etmeyeceğini beyan ettiğini, ara kararın anlaşılabilir ve farklı yorumlara mahal vermeden düzeltilerek yemin teklifinin değerlendirilmesi gerektiğini, 5. Davalının bazı ihtiyaçları için davacının para gönderdiğini kabul ettiğini, bu kabulün dava konusu arsanın satış bedelinin de davacı tarafından gönderildiğine karine teşkil edeceğini, 6. Usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.