Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1470 E. 2025/3855 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1470
Karar No
2025/3855
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/272 E., 2024/495 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili şirket arasında özel güvenlik hizmet sözleşmesi imzalandığını, hakediş olarak alınmamasına rağmen işçilerin yol bedellerinde meydana gelen artış farklarının müvekkil yüklenici tarafından ödendiğini, bu farklardan davalı idarenin sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkil şirket tarafından ödenen 119.020,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; fiyat farkına ilişkin usullerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslarda düzenlendiğini, yol ücretlerindeki fiyat artışının bu kapsamda olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli kararı ile; bilirkişi heyeti ek raporu hükme esas alınarak sözleşmenin 14/2-a) b) c) maddeleri gereğince işçi modülündeki üç unsurdan ikisinde meydana gelen artışların yükleniciye fiyat farkı olarak ödenmesi öngörüldüğünden üçüncü unsur olan yol parasındaki artışın da kıyasen fiyat farkı olarak değerlendirilebileceği, bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin 14. maddesi kapsamında yol gideri olarak belirtilen rakamın sözleşme dönemi içerisinde artması halinde 14. madde kapsamında fiyat farkı olarak değerlendirilerek davalı idarenin fark bedelini davacıya ödemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, taraflar arasındaki özel güvenlik hizmet sözleşmeleri ve eki şartnamelerde yol ücretlerindeki artışın fiyat farkı olarak yükleniciye ödenmesine ilişkin açık düzenleme olmadığı, dava konusu alacağın kanunen ödenmesi gereken bir ödeme de olmadığı, dolayısıyla yüklenicinin idareden fiyat farkı talebinde bulunamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, sözleşme, teknik ve idari şartnamede düzenlenmeyen yol giderine ilişkin fiyat farkının kıyas yoluyla uygulanarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme tarafından gerekçeye yalnızca Yargıtay bozma ilamının yazıldığını, uyulan bozma ilamının gerekçelerinin dosya muhteviyatı ile uyuşmadığını, bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dikkate alınmadığını, müvekkili şirketin ödemek zoruna kaldığı öngörülemez yol fark bedellerinin müvekkili şirkete yüklenemeyeceğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, özel güvenlik hizmet sözleşmesi kapsamında yol gideri artışından kaynaklanan fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1470, K. 2025/3855, T. 12.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1470-e-2025-3855-k-4d52dfe48f49