Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1104 E. 2025/5309 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1104
- Karar No
- 2025/5309
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1168 E., 2025/47 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/191 E., 2024/66 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris anneleri ile davacılar arasında 08.07.2021 tarihinde, noterde resmî şekilde mirastan feragat sözleşmesinin imzalandığını, fakat muris tarafından tek malvarlığının yalnızca bir adet ev olduğu belirtilmek suretiyle malvarlığı hususunda davacıların hataya düşürülüp sözleşmenin imzalattırıldığını ileri sürerek mirastan feragat sözleşmesinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar tarafından murisin malvarlığının bilindiğini, keza bazı taşınmazlarda davacıların paydaş olduğunu, aksi yöndeki iddianın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacıların iddialarını sözleşmeye eş değer resmî delille kanıtlamaları gerektiğini, ayrıca mirastan feragat sözleşmesinin tarafı olmadığından davada pasif husumetinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar tarafından mirastan feragat sözleşmesinin hileye, aldatmaya ve ikraha (korkuya) düşürülerek imzalandığının kanıtlanamadığı, sözleşmede öngörülen bedelin muris tarafından davacılara ödendiği, resmi nitelikteki iş bu belgenin aksinin aynı güçteki bir belge ile kanıtlanması gerektiği, sözleşmenin iptalini gerektiren herhangi bir sebep bulunmadığı, bunun yanı sıra öncelikle davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 528. maddesi uyarınca davacı ile muris arasında kurulan mirastan feragat sözleşmesinin iptali isteğine ilişkin olduğu, mirastan feragat sözleşmesinin iptali davasının sözleşmenin tarafı olan kişiye husumet yöneltilmek suretiyle açılması gerektiği gözetilerek davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya arasındaki bilgi ve belgeler, mirastan feragat sözleşmesi başlıklı belge ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacılar tarafından hile, hata iddialarının ispat edemediği, mahkemece delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların iradesinin fesada uğratılarak mirastan feragat sözleşmesinin imzalandığını, davacılara murisin tek malvarlığının bir evi olduğunun söylendiğini, davacılara buna göre bir ivaz verildiğini, ancak murisin ölümünden sonra açılan vasiyetnamesi ile murisin pek çok malvarlığının olduğunu ve bunların davalıya vasiyet edildiğinin öğrenildiğini, murisin malvarlığının gerçek değerinin bilinmesi durumunda böyle bir sözleşmenin imzalanamayacağının açık olduğunu, Mahkemece eksik araştırma ile karar verildiğini, muris tarafından davacıların boşanmaları nedeni ile kin beslediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirastan feragat sözleşmesinin hata ve hile sebebine dayalı iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.