Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/969 E. 2024/1528 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/969
- Karar No
- 2024/1528
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/483 E., 2024/28 K. KARAR : Davanın feragat nedeniyle reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf aşamasından geçen ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan temyiz incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede; 25.09.2023 tarihli ve 2023/3427 Esas, 2023/4102 Karar sayılı Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, 13.03.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Hemen belirtilmelidir ki; ön alım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tâbi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması hâlinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Ön alım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Ön alım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ve davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. Davacı vekili, davacının kayden paydaşı bulunduğu dava konusu 27982 ada 29 parsel sayılı taşınmazdaki 11/12 payın davalıya 03.08.2022 tarihinde 4.000.000,00 TL bedelle satış suretiyle devredildiğini, satış bedeli ile tapu harç ve masraflarını mahkeme veznesine depo edeceklerini belirterek, ön alım hakkı nedeniyle anılan pay bakımından tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuş, dava değerini 30.000,00 TL olarak gösterip, bu miktar üzerinden harç yatırarak eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, 27.10.2022 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında, davacı tarafa satış bedeli ile harç ve masrafların toplam tutarını yatırması için 2 haftalık kesin süre verildiği ve kesin süreye riayet edilmemesi halinde davanın önalım bedelinin yatırılmaması nedeniyle reddedileceği ihtaratının yapıldığı, ayrıca 4.000.000,00 TL satış bedeli üzerinden noksan harcı tamamlaması için sonraki celseye kadar davacıya süre verildiği ve sonuçlarının ihtar edildiği, ne var ki, davacının ön alım bedelini yatırmadığı gibi harcı da tamamlamadığı; noksan harcın, davalı tarafından duruşma günü duruşma saatinden önce yatırılarak tamamlandığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili, 13.12.2022 tarihli duruşmada davadan feragat ettiğini bildirmiş; vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Mahkemece, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılarak, davalı yararına da harcı tamamlanan dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiş; davacı vekilinin istinaf istemi Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından esastan reddedilmiş,davacının temyiz istemi üzerine Dairemizin 25.09.2023 tarih ve 3427-4102 sayılı ilamıyla “...Somut olayda; davacı tarafından dava 30.000,00 TL üzerinden harçlandırılarak açılmış, Mahkemece ön alım hakkına konu senetteki satış bedelinin 4.000.000,00 TL olduğu gerekçesiyle 27.10.2022 tarihli ön inceleme duruşmasında senetteki satış bedeli üzerinden eksik harcın bir sonraki celseye kadar tamamlanması için davacı vekiline kesin süre verilmiş, harcın yatırılmaması hâlinde dava dosyasının HMK'nın 150 nci maddesi uyarınca işlemden kaldırılacağı davacı vekiline ihtar edilmiştir. Eksik harcın davacı tarafça bir sonraki celse için tayin edilen 13.12.2022 tarihli duruşma gününe kadar yatırılmadığı, duruşmaya davacı vekilinin katılarak davadan feragat ettiği, Mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği; ancak eksik harcın davalı tarafça tamamlandığı gerekçe gösterilerek davalı lehine 4.000.000,00 TL üzerinden nispi olarak hesaplanan 268.000,00 TL vekâlet ücreti takdir edilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi uyarınca, davalı tarafından davanın takip edilebilmesi ve eksik harcın davalı tarafından yatırılabilmesi için davacı tarafın davayı takip etmiyor olması gerekir. Davacının davadan feragat etmesi durumunda, davalının eksik harcı ödemesi ve davaya devam etmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, Mahkemece kendisine eksik harcı tamamlaması için süre verilmeyen davalının, 6100 sayılı Kanun'un 150 ve Harçlar Kanunu'nun 32 nci maddesine dayanarak kendiliğinden harcı tamamlamış olması lehine nispi vekâlet ücreti takdiri için yeterli ve hukuki değildir. Davacının davayı takip etmemesi durumunda, davalının 6100 sayılı HMK’nın 150 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davayı takip edebilmesi için mahkemeden talepte bulunması ve mahkemenin gerekli harcın davalı tarafından tamamlatılmasına ilişkin ara kararı vermesi gereklidir. / Davacı Mahkemece kendisine kesin süre verilen 13.12.2022 tarihli duruşmaya katılmış ve davasından feragat ettiğinden HMK'nın 309 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince davalı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı bulunmaksızın hukuki sonuçlarını doğurmuştur. Davalı, daha sonra yenilenmesi mümkün olduğundan takipsiz bırakılan bir davayla yeniden muhatap olmamak adına, açılan davanın sonuçlanması için harcı ikmal ederek yargılamanın devamını talep edebilirdi. Böyle bir durumda, davalının harcı ikmal etmesinde hukuki bir yararının olduğundan bahsedilebilirdi. Davacı, davayı takipsiz bırakmadığından, dava konusu hakkın özünden feragat ederek davalı tarafı dava ile muhatap etmediğinden, mahkemece davalıya harcı ikmal etmesi için süre verilmesine gerek bulunmamaktadır. Mahkemece kendisine yetki verilmeyen davalının, kendi isteği doğrultusunda harcı ikmal etmesi davacı aleyhine sonuç doğurmayacağından 30.000,00 TL üzerinde hesaplanması gereken vekâlet ücreti yerine, 4.000.000,00 TL üzerinden nispi vekâlet ücreti hesaplanması, kararın bozulmasını gerektirmiştir...” gerekçesiyle İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına oy çokluğu ile karar verilmesi üzerine Yerel Mahkemece direnme kararı verilmiştir. Bilindiği üzere; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 uncu maddesi “Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilâm harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” 32 nci maddesi “Yargı işlemlerinden alınacak harclar ödenmedikçe mütaakıp işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmiyen harcları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır” şeklinde düzenlenmiş olup; harcın diğer tarafça ödenmesine yönelik yasaklayıcı bir hüküm bulunmadığı gibi harcı diğer tarafın tamamlayabileceği de hüküm altına alınmıştır. Somut olayda; davacı vekili, dava dilekçesinde bedelde muvazaa iddiasında bulunmamış, tapuda gösterilen satış bedelini harç ve masraflarıyla yatıracaklarını belirtmesine rağmen, mahkemece verilen kesin süre içerisinde ön alım bedelini yatırmadığı gibi noksan harcı da tamamlamamıştır. O hâlde; davalının noksan harcı tamamlamak suretiyle yargılamanın devamını sağlayarak işin esası hakkında karar verilmesini istemesi yasal hükümlere uygundur. Harcın tamamlanmasından sonra davacı vekili davadan feragat ettiğini bildirdiğine göre, tamamlanan harç miktarı gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin Yerel Mahkeme direnme kararının yerinde olduğu görüşünde olduğumuzdan Sayın Çoğunluğun kararına katılamıyoruz.