Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/897 E. 2024/5963 K.

Konu: El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/897
Karar No
2024/5963
Karar Tarihi
Konu
El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/170 E., 2023/2316 K. DAVA TARİHİ : 03.04.2019 KARAR : Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/212 E., 2021/383 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı vekili Av. ..., diğer taraftan davacı vekili Av. ..... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenerek işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 603 37... parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olup gönderilen ihtarnameye rağmen davalı tarafından haksız şekilde kullanılmaya devam edildiğini, davalının dava dışı ... Yapı Şirketi ile akdetmiş olduğu harici sözleşmeye dayandığını, davanın tarafları arasında yapılan herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, vekil edenin arsa sahibi olduğu taşınmazlarda dava dışı şirket ile 26 adet villa tipi konut yapılması amacıyla 18.10.2011 tarihinde düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeyle birlikte davacıya ve dava dışı şirkete ait olacak gayrimenkullerin belirlendiğini, hangi gayrimenkullerin devrinin dava dışı şirkete ne şekilde gerçekleşeceğinin tanzim edildiğini, davalının fuzuli şagil olduğu yerin şartların yerine getirilmemesi nedeniyle dava dışı şirkete devredilmediğini, sözleşme ile %80 ve %100 oranında inşaatın tamamlanmasına bağlı kılınan devir koşullarının oluşmadığını, inşaatın tamamlanmaması sebebiyle müteahhide ait olacağı kararlaştırılan söz konusu villaların nama ifa yoluyla satışının söz konusu olabileceğinin davalıya ihtar edildiğini ve dava dışı şirketin taşınmazı satışa yetkisinin bulunmadığını belirterek el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı şirket arasında 18.10.2011 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, dava konusu taşınmazın yükleniciye devredilecek yerlerden olduğunu, niza konusu yere yönelik davalı ile yüklenici şirket arasında 24.10.2016 tarihinde düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, nataman teslim edilen villanın vekil edeni tarafından tamamlandığını, dava dışı şirketin satış yetkisini haiz bulunduğunu, davacının bu hak sahipliğine binaen (taşınmaz satın alarak) zilyetliği tesis ettiğini, ecrimisil ve tahliye koşullarının oluşmadığını, davacı ile yüklenici arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin sona ermediğini, yükleniciye zilyetlik hakkı veren sözleşme ayakta olduğuna göre davalının fuzuli şagil olduğundan söz edilemeyeceğini, vekil edenin taşınmaz bedelini ödediğini, tapunun kendisine devrine hak kazandığını, davacının taşınmazdaki durumu en başından beri bildiğini, yapılan işlemlere rıza gösterdiğini ve davanın kötüniyetli şekilde açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davacının kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi için dava açmadığı, lehine verilen kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığı, davalının taşınmazı satış sözleşmesi uyarınca bir hakka dayalı olarak kullandığı ve taşınmazda haksız işgalci olmadığı gerekçesiyle el atmanın önlenmesi ve ecrmisil taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; dava dışı yüklenici tarafından yapılan inşaat seviyesine göre yüklenicinin dava konusu taşınmazın mülkiyetini iktisap etmeye hak kazanmadığı, dava konusu bağımsız bölümün davalıya taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile devrinin mümkün olmadığı, davacının kayden maliki bulunduğu dava konusu taşınmazda davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklı bir hakkının bulunmadığı, davalı kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı ve kullanım bedeli de ödemediği saptanarak TMK'nın 683. maddesi uyarınca davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanımak suretiyle el atmanın önlenmesine ve tespit edilen ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu taşınmaza davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesine ve 36.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Mahkeme kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu, b. Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, c. Davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanan 18.10.2011 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin devam ettiğini, d. Sözleşmenin feshine yönelik herhangi bir dava açılmadığını, e. Yükleniciye zilyetlik hakkı veren sözleşme ayakta olduğuna göre davalının fuzuli şagil olduğundan söz edilemeyeceğini, f. Dava konusu yerin sözleşme kapsamında yükleniciye düşen yerlerden olup vekil edeni tarafından 24.10.2016 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile satın alınarak zilyetliğinin devralındığını, g. Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin satış yetkisine yönelik .... maddesinin mevcut durum ile bir ilgisinin bulunmadığını ve Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, h. Edimlerin yerine getirilip getirilmediği hususunun arsa sahibi ile dava dışı şirket arasında açılacak başka bir davanın konusu olabileceğini, i. Davacının taşınmazdaki durumu en başından beri bildiğini ve yapılan işlemlere rıza gösterdiğini, ı. Davacının aynı durumdaki diğer kimselere dava açmadığını ve hakkını kötüye kullandığını, j. Davacının yapılan sözleşme doğrultusunda mülkiyet hakkı kullanımını kendi rızası ile değiştirdiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 603 37... parsel sayılı taşınmaz davacı adına tapuya kayıtlıdır.

Davacı ile dava dışı yüklenici ... Yapı Limitet Şirketi arasında imzalanan Ankara ..... Noterliğinin 18.10.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre, dava konusu yerin dava dışı yükleniciye ait olacağı kararlaştırılmıştır.

Dava dışı yüklenici ... Yapı Limitet Şirketi ile davalı arasında ise Ankara ..... Noterliğinin 24.10.2016 tarihli ve ... yevmiye numarası ile düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalanmış olup bu sözleşme gereği dava konusu taşınmaz üzerinde inşa edilen villa davalıya satılmıştır. Dava konusu taşınmaz davalı tarafından kullanılmaktadır.

Dosya kapsamına göre davacı ile dava dışı yüklenici arasında Ankara .... Noterliğinde 18.11.2011 tarihinde imzalanan düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine dair kesinleşmiş bir mahkeme kararı ya da anılan sözleşmenin feshi hususunda açılmış bir dava bulunmamaktadır. Bu itibarla anılan sözleşme ayakta olup hâlen geçerliliğini korumaktadır.

Bu durumda, 18.10.2011 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle dava dışı yükleniciye bırakılan dava konusu villayı, satış vaadi sözleşmesi ile satın alan davalının, kullanmasına dayanak olan satım sözleşmesine üstünlük tanınarak ve davalının gayrimenkuldeki kullanımının haklı olduğu, kötüniyetli olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir,

VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/897, K. 2024/5963, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-897-e-2024-5963-k-fbb485b5ae1b