Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/849 E. 2024/5686 K. – Tenkis

Konu: Tenkis

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/849
Karar No
2024/5686
Karar Tarihi
Konu
Tenkis

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3386 E., 2023/2360 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 23.03.2023 KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/157 E., 2023/654 K. Taraflar arasındaki tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, tarafların, muris ...'in mirasçıları olduklarını, davalının, murisin ilk evliliğinden olan çocuğu olduğunu, muris hayattayken ilk eşinden olan davalının murise yakın olduğunu, baskı ve lehe tasarruflarla mirastan mal kaçırdığını, dava konusu olan İzmir ili,...ilçesi,... Mahallesi 1215 ada 15 parsel 2 numaralı, İzmir ili, ... ilçesi... Mahallesi 25486 ada 1 parsel 59 numaralı ve İstanbul ili, ... ilçesi,... Mahallesi, 643 ada 112 parsel 22 numaralı bağımsız bölüm sayılı taşınmazların davalı adına tescil edildiğini, davalı adına ve dava dışı... adına ivazlı mirastan feragat sözleşmesi yapıldığını, ivaz olan bedellerin davalıya ve diğer dava dışı mirasçı...a ödendiğini, davacıların saklı paylarının ise hlal edildiğini ileri sürrek saklı paya tecavüzün tenkisini, tecavüzlü kısmın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacıların İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/406 Esas sayılı dosyasında davaya sundukları 12.01.2015 tarihli dilekçenin 2. sayfasında dava konusu parsellerin tenkis hesabına dahil edilmesi gerektiğini ve saklı paylarının zedelendiğini beyan ettikleri, bu sebeple davacıların saklı payın zedelendiği bu tarihte öğrendiklerini, 1 yıllık sürenin dolduğunu belirterek davanın hak düşürücü süreden reddini, davalının dava konusu taşınmazlardan 2 tanesini kendi birikimleriyle aldığını, 1 tanesini de ivazlı mirastan feragat sözleşmesi karşılığında ödenen parayla satın aldığını, murise baskı yapmadığını, maddi gücünün yerinde olduğunu, buna dair iddiaların yerinde olmadığını, davalı adına 18.02.1992 ve 27.04.1992 tarihinde ayrı ayrı ödemeler yapıldığı iddialarının mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacıların saklı paylarının zedelendiğini İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/406 Esas, 2023/15 Karar sayılı dosyasına sundukları 12.10.2015 ve 16.10.2018 tarihli dilekçeleri ile öğrendikleri" gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre dolduğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini yineleyerek, kanunda bahsedilen öğrenme tarihinin tasarrufun öğrenildiği tarih değil, bu tasarrufun saklı paylarını ihlal ettiğini öğrendikleri tarih olduğunu, bu nedenle hak düşürücü sürenin dolmadığını, davanın süresinde açıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sbeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/849, K. 2024/5686, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-849-e-2024-5686-k-ca0520242f11