Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/584 E. 2024/5572 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Mera Olarak Sınırlandırma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/584
- Karar No
- 2024/5572
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Mera Olarak Sınırlandırma
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/813 E., 2023/1799 K. DAVACILAR : ... vd. vekilleri Av. ... DAVALILAR : ... vekilleri Av. ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/36E., 2020/449 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 2144 parsel ve 275 ada 1 parsel sayılı taşınmazların uzun yıllardan beri davacıların ve... Mahallesinin merası olarak kullanılmakta iken arsa vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, yine 275 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadimden beri ...Köyünün merası iken davalı köy yararına mera siciline işlendiğini, köy tüzel kişiliklerinin kalmadığını, köylülerin merayı kullanmakta faydası olduğunu, bu nedenlerle bu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek 2144 parsel ve 275 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek mera özel siciline kaydının yapılmasını, 275 ada 2 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın ise kadimden beri mera olarak kullanan... Mahallesi yararına mera özel siciline kaydının yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... adına ... Mor ve Ortaoba Köyü adına Duran Karakoç cevap dilekçelerinde; taşınmazların sınırlarının kadastro tespiti ile belirlendiğini, hak düşürücü sürede bu davanın açılmadığını, taraflarının husumetinin bulunmadığını, davanın Hazineye yöneltilmesi gerektiğini, davacıların dava açma ehliyetlerinin bulunmadığını, davada hukuki yararlarının olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olan meralar ile ilgili davaların Hazine, Köy veya Belediye Tüzel Kişiliği tarafından açılabileceği, davacı gerçek kişiler ile kooperatifin dava açmakta husumet ehliyetleri olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; meranın köylülerin hayatlarını idame ettirmeleri için zaruri ihtiyaç ve anayasal bir hak olduğunu, meradan yararlanan köy halkından birinin de bu davayı açabileceğini, nitekim bu yönde Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 2006/3654 E., sayılı emsal kararı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptal ve mera ile sınırlandırması istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.