Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4976 E. 2026/1791 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4976
Karar No
2026/1791
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2438 E., 2024/2624 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/588 E., 2024/152 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.04.1999 tarihli köy senedi (muhtar senedi) gereğince mülkiyeti davalıya ait olan 1 30... parselin (eski 1 48... parsel), mülkiyeti müvekkiline ait olan 2 66... parsel 13 numaralı bağımsız bölüm karşılığında satıldığını, satış tarihinden itibaren sözleşme konusu taşınmazların zilyetliklerinin taraflara geçtiğini ve bu tarihe kadarda aralıksız olarak taraflarca kullanıldığını, tarafların kardeş oldukları için birbirlerine ... duyduklarını ve resmî devirlerinin yapılmadığını, davalının 1 30... parseli satmaya çalıştığını öğrenen müvekkilinin ihtarname gönderdiğini, davalının ihtarnameye cevap vermediğini, dava konusu 130 ada ve 394 parseldeki taşınmazın sözleşme tarihinde Hazine adına kayıtlı olduğunu, davalının ise 2B hak sahibi olup, taşınmazın mülkiyetini 20.09.1999 tarihinde kazandığını beyan ederek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapulu taşınmazların satışı resmî şekil koşuluna tâbi olup haricen satışın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60... . maddeleri gereğince geçersiz olduğu, somut olayda taraflara arasında imzalanan ve keşifte dinlenen tanıklarca da doğrulanan 11.04.1999 tarihli sözleşme ile davaya konu taşınmazın devri hususunda anlaşmış bulundukları hususunda herhangi bir ihtilaf olmadığı, ancak tapuya kayıtlı taşınmazın satışı resmî şekle tâbi olup haricen satış hükümsüz olduğundan Yargıtay'ın 10.07.1940 tarih ve 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı gereğince davacının sadece verdiğini isteme hakkı bulunmakta olup bu şekli ile tapu iptali ve tescil talebinde bulunma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılamaya katılmayan, beyan ve itiraz dilekçeleri sunmayan davalı vekili lehine 101.737,26 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hatalı hesaplandığını, davalının davranışlarının hakkın kötüye kullanılması kapsamında olduğunu, dava konusu taşınmazın 2B kapsamında ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, ancak müvekkilinin yurtdışında yaşamasını fırsat bilen davalı dava konusu araziyi kendi üzerine yazdırdığını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre hesaplanacak bedelin müvekkiline ödenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4976, K. 2026/1791, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-4976-e-2026-1791-k-42b66846844b