Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4309 E. 2025/2821 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4309
- Karar No
- 2025/2821
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1287 E., 2024/1180 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/257 E., 2024/317 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin Giresun 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/1568 Esas ve 2022/356 Karar sayılı kararı ile kısıtlanmasına ve müvekkilinin kızı olan ...'in kendisine vasi olarak atanmasına karar verildiğini, müvekkili ...'na vasi atanmasının nedeninin yaşadığı sağlık sorunları ve alzheimer hastalığı nedeniyle kendi başına hayatını idame ettirememesi olduğunu, vasinin davacının eşyalarının arasında davacı ile davalı ... arasında imzalanmış olan ölünceye kadar bakma sözleşmesini bulduğunu, buna göre Giresun Tapu Müdürlüğünün 05.07.2017 tarihli ve 7363 yevmiye numaralı resmî senedi ile davacı müvekkilinin ve davalı arasında ölünceye kadar bakma sözleşmesinin taraflarca imzalandığını, müvekkilinin şu anda kısıtlı olduğunu, ileri derecede alzheimer rahatsızlığı bulunduğunu, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin düzenlendiği 2017 yılında 83 yaşında olan müvekkilinin bu sözleşmeyi düzenlemek için ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenleyebilmesi için işlem tarihinde hukuki işlem yapmaya ve tasarrufta bulunmasına ilişkin olarak düzenlenmiş bir sağlık kurulu raporunun mevcut olmadığını ileri sürerek, öncelikle Giresun Tapu Müdürlüğünün 05.07.2017 tarihli ve 7363 yevmiye numaralı ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile 299 ada 170 parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile kısıtlı müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ettiklerini, Mahkemece müvekkilinin işlem tarihinde hukuki işlemin anlam ve sonuçlarını anlayabilecek akli melekelere sahip olduğu kabul edilecekse davalının ölünceye kadar bakma sözleşmesinin kendisine yüklediği bakım sorumluluğunu yerine getirmediğinden dolayı sözleşmenin feshine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı taraf ile müvekkili arasında yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesi imzalanırken davacının hukuki ehliyetten yoksun olduğu, sağlık raporu alınmadan sözleşme imzalandığının gerçek dışı bir beyan olduğunu, işlemin heyet raporu alınarak tesis edildiğini, davacının müvekkilinin halası olduğunu, taraflar arasında yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesi imzalanmasından önce de sözleşme sonrasında da tüm bakımları ve tedavileri müvekkili tarafından yerine getirildiğini, davacı vasisinin davacının tek mirasçısı olduğunu, yıllar boyunca annesinin bakımıyla ilgilenmediğini, son bir yıldır davacıyla ilgilenmeye başladığını, davacının tüm bakımları, beslenmesi, tedavisi, seyahat etmesi ve tüm işlemlerin 2017 yılından itibaren müvekkili tarafından yerine getirildiğini, davanın davacının rızası dışında açıldığını, davacının tedavilerinin hepsinde müvekkili ve eşinin refakatçi olarak hastanelerde kaldığını, bakımının yaptığını, taburcu olduğunda da tüm bakımlarının müvekkili ve eşi tarafından gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacı vekili ilk olarak ehliyetsizlik sebebine dayanmıştır. Ehliyet iddiası kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkememiz tarafından öncelikle araştırılmıştır. Bu kapsamda davacının sağlık ve tedavi evrakları dosya arasına alınarak dosya ATK' gönderilmiştir. Tanzim edilen rapora göre davacının sözleşmenin tanzim tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davacı tarafın ehliyetsizlik iddiası mahkememiz tarafından kabul görmemiştir. Davacı vekilinin bakım borcunun yerine getirilmediği iddiası yönünden ise; yukarıda vurgulandığı üzere bakım borçlusunun bakıp gözetmek yükümlülüğü, aksi kararlaştırılmadığı sürece bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp, ikametini temin etme yanında, besleme giydirme hastalığında hekime götürüp, gerekli ihtimamı gösterme, manevi yönden her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri de içerisine alır. Kuşkusuz bakım borçlusu yükümlülüklerini yerine getirirken, aldığı malların kıymetine, bakım alacaklısının önceden sahip olduğu sosyal konumuna ve hakkaniyet kurallarına göre hareket etmek zorundadır. Dinlenen tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere davalının davacıyı aynı konutta bakmadığı, kış aylarında davacının Giresun Merkezde davalının ise köyde kaldığı, tanık beyanlarında belirtilen bakım işlerinin ölünceye kadar bakma akdinin mahiyeti ile tam olarak örtüşmediği ve orantılı olmadığı, davalının bakım borcunu yerine getirmediği..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olaya yukarıda yapılan tespitler ve bu konudaki Yargıtay içtihatları ışığında bakıldığında; davacının vefat etmeden önce işbu davayı vasisi aracılığı ile açarak (husumete izin davası neticesinde); ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılığında, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davalıya devredildiğini ancak davalı tarafça bakım ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirilmediğini iddia etmiş olup, dinlenen tanık beyanlarından davalının davacıya karşı ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirmediği anlaşılmakla; davacının yargılama aşamasında 06.01.2023 tarihinde vefat ettikten sonra tek mirasçısı olduğu (Giresun 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/48 Esas 2023/32 Karar), aynı zamanda vasi ... tarafından davaya devam edilmesi karşısında, davacı tarafın davasında haklı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, kabul edilen taşınmazın harcı tamamlanan dava değeri dikkate alınarak davalı aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı..." gerekçesiyle davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davanın, bakım alacaklısı tarafından sağlığında ve kendi iradesi ile açılması gerektiğini, bakım alacaklısının dava tarihinde kısıtlı olduğunu, davalının bakım görevini yerine getirdiğini, bakım alacaklısı mirasçısı ...'ün bakım alacaklısının olduğu şehre dahi çok sonra taşındığını, davalının bakım görevini yerine getirdiğinin tanık beyanları ile sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin iptali, feshi, tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.