Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/381 E. 2024/5464 K. – Boşanma
Konu: Boşanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/381
- Karar No
- 2024/5464
- Karar Tarihi
- Konu
- Boşanma
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/171 E., 2023/2456 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/423 E., 2022/483 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu 29099 ada 9 parselde bulunan daireyi ikametgah olarak kullanması için kardeşi ...a tahsis ettiğini, ...ın davalı ile 30.12.2016 tarihinde evlenerek bu dairede birlikte oturmaya devam ettiklerini, ancak 2020 yılında kardeşinin evi terk ederek Almanya'ya gittiğini, Ankara 13. Aile Mahkemesinde görülen 2021/779 E. sayılı davanın halen devam ettiğini, müvekkili ile davalı arasında kira ilişkisi bulunmadığını, davalı ile davacının kardeşinin henüz boşanmamış olmalarının müvekkilinin mülkiyet hakkı karşısında taşınmazı davalının kullanmasının haklı ve geçerli nedeni olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek el atmanın önlenmesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL ecrimisilin haksız işgalin başladığı tarihten itibaren işletecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ile davacının kardeşi arasındaki boşanma davasının halen devam ettiğini, bu davada müvekkili lehine tahsis kararı verildiğinden müvekkilinin taşınmazda ikamet etmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işgal olmadığını, dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunu, davacının kardeşi ...'un 2021 yılında konuta dönem dönem gelerek kaldığını, davacının zımni muvafakatinin bulunduğu süre için müvekkilinin ecrimisilden sorumlu tutulamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın Ankara 13. Aile Mahkemesinin 2021/779 E. sayılı dosyasında davalıya tahsis edildiği ve davalının kullanımının haksız olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya tahsis edilmesine ilişkin karar ile davacının mülkiyet hakkının sınırlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile 29099 ada 9 parsel 67 No.lu bağımsız bölüme yönelik müdahalenin önlenmesine, 30.000,00 TL ecrimisil bedelinin 23.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair oy çokluğuyla karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. 01.04.10.2021 tarihli tahsis kararının 6284 sayılı Yasa ile verilen tahsis kararının devamı niteliğinde olduğunu, davacının boşanma dosyasına malik olduğuna dair tahsis kararına 3. kişi olarak itirazının olmadığını, 2. Konutun aile konutu olduğunu ve boşanma davasının kesinleşmesine kadar aile konutu olarak kalacağını, 3. Boşanma davası devam ettiğinden müvekkilinin haksız müdahalesinin söz konusu olmadığını, 4. Müvekkilinin iyiniyetli zilyet olduğunu ve ecrimisile hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi