Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5179 E. 2024/5511 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5179
- Karar No
- 2024/5511
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/734 E., 2023/1140 K. DAVALILAR : Rıfat Bulut vekili Av. ..., ... vekili Av. ..., ... vd. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/558 E., 2021/849 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının hissedarı olduğu ... ili,... ilçesi, ... Mahallesi, 27349 ada 13 parsel sayılı 3240 m2 yüzölçümlü taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "15.09.1986 tarih 6733 yevmiye ile 112 kapı nolu 400 m2 lik gecekondu ...'a tahsis edilerek tahsis belgesi verilmiştir" şerhi bulunduğunu, taşınmaz ve gecekondunun ...'a ait olmadığını ve kendisinin 16.12.1996 tarihinde vefat ettiğini, bu tarihe kadar herhangi bir hak sahipliği iddiasının bulunmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki "15.09.1986 tarih 6733 yevmiye ile 112 kapı No.lu 400 m2'lik gecekondu ...'a tahsis edilerek tahsis belgesi verilmiştir" şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tapu sicilinin yanlış tutulmasından doğan zararlardan devletin sorumlu olduğunu bu sebeple davanın Hazineye yöneltilmesi gerektiğini, şerhin 15.09.1986 yılında düşüldüğünü ve Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya veraset yoluyla intikal eden tahsis belgesinin gerçeği yansıtmadığı iddiasının asılsız olduğunu, müvekkilinin gerekli vergileri ödediğini, müvekkili ...’ya imar ve ihya hakkının 09.12.2016 tarihli ve 51213 yevmiye No.lu şerh ile tanındığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zeminde yapılan keşifte ölçü krokisinde işaretlenen yerde herhangi bir gecekondunun olmadığı, mahalli bilirkişi ile tanık anlatımlarının da bu tespiti desteklediği, tapu tahsis belgesinin dayanağının kalmayıp şerhin devamını haklı kılacak hukuki bir gerekçenin de mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile şerhin iptal ve terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Rifat vd. vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tahsis şerhinde bahsedilen yapının, başka bir parseldeki yapıya ilişkin olmadığı, ifraz-tevhit işlemleri sırasında tapu kütüğündeki şerhin doğru bir şekilde aktarılarak devam ettiği, tapu tahsis belgesinin iptal edildiğine dair herhangi bir kaydın da mevcut olmadığı gerekçesiyle yerel Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; binanın mevcut olmadığını, 2918 sayılı Kanun'un 31.05.2018 tarihinde yürürlükten kaldırıldığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapudaki tahsis şerhinin terkini istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.