Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3255 E. 2024/5733 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3255
- Karar No
- 2024/5733
- Karar Tarihi
GİRİŞ I) – İÇTİHATLARI BİRLEŞTİRME BAŞVURUSU VE KONUSU: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin; dava dilekçesinin netice-i talep kısmındaki talebin, iptal edilen tapu kaydındaki önceki kayıt maliki ile davacılar murisinin aynı kişi olduğunun tespiti olduğu, ...ınmazın davacıların murisi adına kayıtlı iken Orman İşletme Şefliği tarafından açılan dava sonucunda Hazine adına tescil edildiğini, davacıların talebinin mülkiyet iddiasına dayalı ve ihtilafın da mülkiyete yönelik olduğu, davanın hasımlı olarak açıldığı, HMK’nın 4.maddesinde Sulh Hukuk Mahkemesinin bakmakla görevli olduğu davalar arasında yer almadığı, genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesinin uyuşmazlığın çözümünde görevli olduğu görüşünde iken; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin; mirasçılık belgesi verilmesi talebinin çekişmesiz yargı işlerinden olduğu, ilk derece mahkemesinin davacıların mirasbırakanı ile tapu kayıt malikinin aynı kişi olduklarının tespitine ilişkin istem ile mirasçılık belgesi verilmesi istemenin ayrı ayrı istekler olduğu, yani ilk kademedeki istemin tespit talebi olup Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesi ile aralarında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan dava dosyasının yargı yeri belirlenmesi açısından Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerektiği, ikinci kademedeki istemin ise mirasçılık belgesi verilmesi istemi olduğu, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle tefrik kararı verilmek suretiyle mahkemenin ayrı bir esasına kaydı yönündeki kararının isabetsiz olduğu görüşünde olduğu, dolayısıyla her iki Daire kararları arasında “tapu maliki ile mirasbırakanın aynı kişi olduğunun tespiti” talebi bakımından görevli mahkeme yönünden açık bir çelişki bulunduğu gerekçesiyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin kararları doğrultusunda giderilmesi için 5235 sayılı Kanunu’nun 35. maddesi gereğince Yargıtay ilgili dairesince giderilmesi talep edilmiştir. ll) - BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARLARI 1.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 02.05.2024 tarih ve 2021/1585 Esas 2024/901 Karar sayılı ilamına konu somut olayda; “tapu maliki ile mirasbırakanın aynı kişi olduğunun tespiti” talepli davada; davacı vekilinin dava dilekçesinin konu kısmında, hasımlı mirasçılık belgesinin verilmesi talebi belirtilmesine karşın talep sonucu kısmında; "İstanbul ili,... ilçesi,... Mah./Köyü 957 ada 3 parsel sayılı ...ınmazda, tapu kaydının mahkeme kararıyla iptalinden önce Osmanlı tapusu ile hisseli malik ... ve ... ... ile müvekkillerinin murisi ... T.C. Kimlik numaralı ... ...'in aynı kişi olduklarının dosya üzerinden inceleme yapılarak tespitine" karar verilmesinin istendiği, bu nedenle davanın tapu maliki ile mirasbırakanın aynı kişi olduğunun tespitine yönelik olduğu, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.12.2016 tarihli ve 2016/14365 Esas, 2016/11299 Karar sayılı ilamında “Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu ...ınmazın ... Vakfı adına kayıtlı olduğu, husumetin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne yöneltildiği, nitekim hasımlı olarak açılan mirasçılık belgesi davasında işbu davaya konu uyuşmazlığın ön sorun yapıldığı anlaşılmıştır.Bu durumda, çekişme konusu ...ınmazlarla ilgili mülkiyet ihtilafının bulunduğu ortadadır. Bu uyuşmazlığın, hasımlı olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açılacak bir tapu iptal ve tescil davasında çözüme kavuşturulacağı, uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde, çekişmesiz yargı usulünün uygulandığı tapu kaydında düzeltim davası ile görülme imkânının bulunmadığı açıktır.Hâl böyle olunca, gerekli araştırma ve inceleme yapılarak işin esası hakkında hüküm kurulması yerine, görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir..”şeklinde karar verildiği, dava dilekçesinin konusu ile talep sonucu kısmında yer alan taleplerin farklı olması halinde talep sonucunun dikkate alınması gerektiği gözetilerek, davacıların İstanbul ili,... ilçesi, ... Mahallesi 957 ada 3 parsel sayılı ...ınmazda önceden malik olan ... ve ... ... ile murisleri ... ...'in aynı kişi olduklarının tespitini istedikleri, HMK'nın 4. maddesindeki düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, uyuşmazlık konusunun Yargıtay kararında belirtildiği gibi mülkiyet ihtilafına yönelik olduğu anlaşılmakla, mahkemece hatalı değerlendirme ile davadaki talebin hasımlı mirasçılık belgesi olarak kabulünün yerinde olmadığı, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılama yapılarak esas hakkında karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargı organlarınca yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun görev nedeniyle kabulüne, HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 03.03.2017 tarih ve 2017/186 Esas, 2017/156 Karar sayılı ilamına konu somut olayda; hasımlı mirasçılık belgesi verilmesi talepli davada ilk derece Sulh Hukuk Mahkemesinin verdiği görevsizlik kararının incelendiği "davacılar vekilinin, davacılar ile Orman Genel Müdürlüğüne izafeten Maliye Hazinesi arasında görülmekte olan tazminat davasına sunulmak üzere mirasçılık belgesi verilmesi istemiyle dava açtığı, uyuşmazlığı mirasçılık belgesinin iptali istemi olmadığı ve davanın hasımlı olarak açılmasının uyuşmazlığı çekişmeli hale getirmediği, mirasçılık belgesinin verilmesine ilişkin davanın HMK’nın 382/(2)-c-6. maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işlerinden sayıldığı, bu hale göre mirasçılık belgesinin verilmesi davalarında görevli mahkemenin aynı Yasanın 383/1 maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. lII)- YASAL MEVZUAT A) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu; Asliye hukuk mahkemelerinin görevi; Madde 2- (1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Sulh hukuk mahkemelerinin görevi; Madde 4- (1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan ...ınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) ...ınır ve ...ınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) ...ınır ve ...ınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları görürler. B) 4721 Sayılı Türk Medeni Kanun; IV. Mirasçılık belgesi Madde 598-Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir. Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir. Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır. C) 5235 Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun; “Başkanlar kurulunun görevleri” kenar başlıklı 35. maddesinde; “Bölge adliye mahkemesi ceza daireleri başkanlar kurulu ve hukuk daireleri başkanlar kurulu kendi aralarında toplanır ve aşağıdaki görevleri yaparlar: 1. Daireler arasında çıkan iş bölümü uyuşmazlıklarını karara bağlamak, 2. (Mülga) 3. Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek." IV- GÖRÜŞ VE GEREKÇE : Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davada irs ilişkisi kural olarak nüfus kayıtları ile ispat olunur. Nüfus kayıtları belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle tabi değildir (TMK m. 7). Hakim çekişmesiz yargıda re'sen araştırma ilkesi uyarınca, davanın ispatı için gerekli bütün delillere başvurabilir. Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup, hakim tarafların talepleri ile bağlıdır. Hakim, talepte bulunan tarafların iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü delillerle yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tabi davalarda ise re'sen araştırma prensibi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir. Mirasçılık belgesi, mirasçıların mirasbırakanla soybağı ilişkisini ve miras paylarını gösteren bir belgedir. Hukukumuzda mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davaların kural olarak hasımsız açılması ve çekişmesiz yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması gerekmekte ise de, hukuki yarar bulunması koşulu ile bu tür davaların uyuşmazlık çıkaran kişiler hasım gösterilmek suretiyle hasımlı olarak açılması ve çekişmeli yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması yönünde bir engel bulunmamaktadır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 23.11.2022 tarih ve 2022/2460 Esas, 2022/7724 Karar sayılı kararında; “..., İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/76 Esas sayılı tapu iptal ve tescil davası ve İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/543 Esas sayılı hasımlı veraset davasının açıldığı ve davaların halen derdest oldukları anlaşılmaktadır. Tapu iptali ve tescili davasında davacının taraf sıfatının bulunup bulunmadığının denetlenmesi bakımından hasımlı veraset ilamına ihtiyaç bulunmaktadır. Ne var ki, hem açılan hasımlı veraset davası için, hem de açılan tapu iptali ve tescili davası için gerekli olmamasına rağmen eldeki tespit istemli asıl ve birleştirilen davaların açılmasında hukuki yarar yoktur. Hasımlı veraset ilamı ile mirasçılık belgesi alındıktan, bir başka ifade ile davacının mirasçı olduğu belirlendikten sonra tapu iptali ve tescili davasında gerekli araştırma yapılarak, tapu maliki ile veraset ilamına göre davacı olan kişinin murisinin aynı kişi olup olmadığı belirlenerek sonuca gidilecektir. Hal böyle olunca, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. ..” gerekçesine yer vererek tapu maliki ile davacının mirasbırakanın aynı kişi olup olmadığının tespiti davası açmak için öncelikle hasımlı mirasçılık belgesinin alınması gerektiği, aksi takdirde davada hukuki yararın bulunmayacağını hüküm altına almıştır. Dolayısıyla hasımlı mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin istem tapu maliki ile davacının mirasbırakanın aynı kişi olup olmadığının tespiti davasının önsorunu olarak kabul edilmelidir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 23.11.2022 tarih 2022/4317 Esas, 2022/7727 Karar sayılı kararında da “... davacı ... Demir tapu kayıt malikinin kök murisi Sofi İbrahim oğlu ... olduğunu, birleştirilen davada davacılar ... ve ..... ise tapu kayıt malikinin babaları ... oğlu ... ... olduğu iddiasında bulunarak eldeki davaları açtıkları, bu durumda, çekişme konusu 119 parsel sayılı ...ınmazla ilgili mülkiyet ihtilafının bulunduğu ortada olup, bu uyuşmazlığın, davacıların birbirlerine karşı hasımlı olarak açacakları bir tapu iptal davasında çözüme kavuşturulacağı, uyuşmazlığın çekişmesiz yargı usulünün uygulandığı tapuda düzeltim davası ile görülme imkanının bulunmadığı gözetilerek yazılı şekilde asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı..” gerekçesine yer vererek tapu maliki ile davacının mirasbırakanın aynı kişi olduğunun tespiti davasının mülkiyet ihtilafı yaratması nedeniyle çekişmesiz yargı usulunün uygulanmasının doğru olmadığı Sulh Hukuk Mahkemesince karar verilemeyeceği sonucuna varmıştır. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarih ve 2015/17504 Esas, 2016/4375 Karar sayılı kararında ise “Dava, mirasçılık belgesi verilmesi isteğine ilişkindir. Davacılar vekili, 132 ada 5 parsel sayılı ...ınmazın tamamının eşit hisselerle müvekkillerinin murisi ... kızı... ve Abdullah kızı ......adına kayıtlıyken,... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/249 Esas, 2001/440 Karar sayılı ilamı ile ... Tekkesi Levazımına ...Vakfı adına tescil edildiğini, bunun üzerine... Asliye Hukuk Mahkemesinde mahluliyetin kaldırılması için dava açıldığını, bu davanın niteliği gereği eski kök malik murisler için ayrı ayrı hasımlı veraset davası açılması gerektiğini belirterek 132 ada 5 parsel maliki... ...'nin mirasçılarının davacılar olduğunun tespiti ile mirasçılık belgesinin verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, ... ve ...'den olma, 01.07.1918 tarihinde bekar olarak vefat eden muris... ...'nin mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesi verilmesine, davacının... ilçesi,...... ... Sok. 23 pafta, 132 ada 5 No.lu Parsel'de malik bulunan kişinin mirasçılarının davacılar olduğunun tespiti konusunda açtığı davasının ise tespit konusu mahkemenin görev dahilinde olmadığından görev sebebi ile reddine" karar verilmiş ise de, Dairemizin 22.06.2015 günlü ve 2015/2200 Esas, 2015/6929 Karar sayılı ilamı ile ''...mahkemece öncelikle dava konusu 132 ada 5 parsel maliki... ...'nin mirasçılarının davacılar olduğunun tespitine ilişkin dava tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmeli ve HMK'nın 20 maddesi gereğince görevsizlik kararında hangi mahkemenin görevli olduğu da belirtilmelidir. Mahkemece tefrik edilen dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt ve kargaşaya yol açacak şekilde HMK'nın 297/2 maddesine aykırı hüküm kurulması doğru görülmemiştir'' gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, muris... ...'nin veraset ilamının alınması davasının kabulüne, 132 ada 5 parsel sayılı ...ınmazda malik bulunan kişinin mirasçılarının davacılar olduğunun tespiti konusunda açtığı davasında, HMK'nun 2. ve 4. maddeleri ile asli müdahil Vakıflar Bölge Müdürlüğünün davada taraf ve hasım olması konuları dikkate alındığında, tespite yönelik açılan dava mahkemenin görevi içerisinde olmadığından mahkemenin görevsizliğine, dosyanın bu yönden tefrik edilerek talep ve kesinleşmesi halinde yetkili ve görevli... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Dairemizin 22.06.2015 günlü ve 2015/2200 Esas, 2015/6929 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere "mahkemece, öncelikle 132 ada 5 parsel maliki... ...'nin mirasçılarının davacılar olduğunun tespitine ilişkin davanın tefrik edilmesi ve bu dava yönünden görevsizlik kararı verilmesi, görevsizlik kararında hangi mahkemenin görevli olduğunun da belirtilmesi, tefrik edilen dosyanın muris... ...'nin veraset ilamının verilmesi talepli dosya yönünden bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre davanın bir çözüme kavuşturulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle tapu maliki ile davacıların mirasbırakanın aynı kişi olduğunun tespiti ile mirasçılık belgesi verilmesi davasında taleplerin ayrı ayrı değerlendirilerek tespit davasının tefrik edilmesi suretiyle görevsizlik kararı verilmesi ve bu davada mirasçılık belgesi verilmesi davasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yargıtayın istikrarlı olarak verdiği kararlarından da anlaşılacağı üzere tapu kayıt maliki ile mirasbırakanın aynı kişi olduğunun tespiti ile mirasçılık belgesi verilmesi talepleri ayrı ayrı taleplerdir. Tapu kayıt maliki ile mirasbırakanın aynı kişi olduğunun tespiti davasında mülkiyet ihtilafı bulunmakta olup; uyuşmazlığın, davacıların birbirlerine karşı hasımlı olarak açacakları bir tapu iptal davasında çözüme kavuşturulması gerekir. Dolayısıyla uyuşmazlığın çekişmesiz yargı usulünün uygulandığı tapuda düzeltim davası ile görülme imkanının bulunmadığından, tapu kayıt maliki ile mirasbırakanın aynı kişi olduğunun tespiti yönünden görevli mahkeme HMK’nın 4. maddesi gereği Asliye Hukuk Mahkemesidir. Öte yandan; yukarıda açıklandığı gibi hukuki yarar bulunması koşulu uyuşmazlık çıkaran kişiler hasım gösterilmek suretiyle açılacak hasımlı mirasçılık belgesi verilmesi davasında TMK 596. maddesi gereğince görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yukarıda anlatılanlar ışığında; tapu kayıt maliki ile mirasbırakanın aynı kişi olduğunun tespiti ve hasımlı mirasçılık belgesi verilmesi talebi ile açılan davalarda taleplerin ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerektiği, tespit davasında görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, hasımlı mirasçılık belgelerinde ise görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek, Sulh Hukuk Mahkemesince tespit davası hakkında görevsizlik kararı verilmesi, mirasçılık belgesi talebi hakkında ise işin esasına girmek suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir. SONUÇ: Tapu kayıt maliki ile mirasbırakanın aynı kişi olduğunun tespiti istemine ilişkin yargılamada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun, “Başkanlar kurulunun görevleri” kenar başlıklı 35. maddesi gereğince; Ankara 15. Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin kesin nitelikte kararları arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine 16.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.