Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/299 E. 2024/5536 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/299
- Karar No
- 2024/5536
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2993 E., 2023/1996 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd., ... vd. DAVA TARİHİ : 07.03.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kınık Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/94 E., 2023/61 K. Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine ve veraset ilamının iptaline karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mirasbırakan ...'un 15.11.1975 tarihinde öldüğünü, murise ait Kınık Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/321 Esas, 2016/388 Karar ve Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/415 Esas, 2017/57 Karar sayılı veraset ilamları arasında mirasçı sayısı, pay dağılımı ve tereke hesabı yönünden çelişkili bulunduğunu belirterek mirasçılık belgelerinin iptali ile yeni mirasçılık belgesinin verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davalılar ... ve ... yönünden davanın husumetten reddine, veraset ilamlarının iptali yönünden davanın kabulüne, Kınık Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/321 Esas, 2016/388 Karar sayılı veraset ilamı ile Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/415 Esas, 2017/57 Karar sayılı veraset ilamının iptali ile yeni veraset ilamı verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; kök muris ...’un 1975 yılında öldüğü, ölüm tarihinde mirasçılarının eşi... ile çocuğu ... Karpuz olduğu,...’nin 1996 senesinde vefat etmesi ile geriye ... Karpuz ile ilk kocasından olma çocuğu ......’in kaldığı, ... Karpuz’un 2010 yılında bekar ve çocuksuz öldüğünden bütün mirasının baba ayrı anne bir kardeşi ......’e kalacağı, ......’in de 2016 senesinde bekar ve çocuksuz ölmesi üzerine mirasçıların anne tarafından kuzenleri olacağı, yasal mirasçılığı söz konusu olabilecek bir kan hısmının miras bırakana ne derece yakın olduğundan değil hangi zümre içinde yer aldığına bakılacağı, kardeş varken hala, amca, teyze, dayı mirasçı olamayacağı gerekçesiyle davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, b. Eksik inceleme sonucu karar verildiğini, c. Davacının Kınık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/41 Esas sayılı verasetin iptali davası ile kök murisin mirasçısı olduğu tespit edilmesine rağmen verilen kararda mirasçılık sıfatının reddedildiğini, d. Dosyada bulunan 24.06.2022 tarihli bilirkişi raporunun eksik olup denetime elverişli olmadığını ve rapora yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, e. Kınık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/58 Esas sayılı dosyası ile mevcut dosya arasında hukuki çelişki bulunduğunu ve bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.