Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2950 E. 2024/4753 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2950
Karar No
2024/4753
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/761 E., 2024/1034 K. DAVA TARİHİ : 22.02.2017 KARAR : Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/88 E., 2019/461 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen intifa hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu dava konusu taşınmaza davalının müdahalede bulunduğunu ileri sürerek; el atmanın önlenmesine, taşınmazın müvekkiline teslimine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “mahallinde yapılan keşfe, tarafların beyanlarına, tanık anlatımlarına, muhtarlık yazı cevabı ve tüm dosya içeriğine göre çıplak mülkiyeti davalıya ait ve kullanım hakkı davacıda olan taşınmazın işgalciler tarafından kullanıldığı, taşınmazın davalı tarafından üçüncü kişilere kiraya verildiği veya davacının kullanımının engellendiği yönünde herhangi bir delil olmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken ispat edilemediğinden reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle istinaf başvurularının kamu düzeni nedeniyle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın HMK'nin 114/(1)-d ve 115/(2) nci maddeleri gereğince pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairemizce; "...davacının; intifa hakkına dayalı olarak açtığı bu davada, davalının taşınmazı kullandığı iddiasıyla intifa hakkına vaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunduğu, intifa hakkına dayalı el atmanın önlenmesini ve ecrimisil talep eden davacının ispat yükü kendi üzerinde bulunduğundan taşınmazın davalı ... tarafından kullanıldığını ispat etmek zorunda olduğu, İlk Derece Mahkemesince toplanan delillere ve yapılan keşifte görülen elektrik ve su faturalarındaki bilgilere göre taşınmazı eylemli olarak kullananların dava dışı kişiler oldukları, davalının intifa hakkına yönelik bir el atma eyleminin bulunduğu kanıtlanamadığından davalı yönünden ispatlanamayan davanın reddine dair hüküm kurulması gerekirken husumet yöneltilemeyeceği belirtilerek ret kararı verilmesinin doğru görülmediği…" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “toplanan delillere ve yapılan keşifte görülen elektrik ve su faturalarındaki bilgilere göre taşınmazı eylemli olarak kullananların dava dışı kişiler olduklarının tespit edildiği, davacı tarafın davalının intifa hakkına yönelik bir el atma eyleminin bulunduğunu ispatlayamamış olduğu” gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki iddialarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK’nin ‘İspat yükü’ başlığını taşıyan 190. maddesi: “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” düzenlemesini, 4721 sayılı TMK’nin 6. maddesi ise: “ Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” düzenlemesini ihtiva etmektedir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2950, K. 2024/4753, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2950-e-2024-4753-k-357d4f4ca488