Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2767 E. 2025/1576 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2767
Karar No
2025/1576
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/774 E., 2024/862 K. İLK DERECE MAHKEMESİ :...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/293 E., 2021/86 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların kök kaydı olan 4221 parsel numaralı taşınmazın tapulama çalışmaları sırasında belediye adına tespitinin yapıldığını, Hazinece yapılan tespite itiraz sonucu gezici kadastro mahkemesinin hükmü ile 190.965 m² olarak mera vasfı ile tescil harici bırakılmasına karar verildiğini, mera vasfı ile sınırlandırılan taşınmazın, 09.08.1966 tarihli vasıf değişikliği ile...Belediyesi adına tescilinin yapıldığı ve 8 kısma ifraz edildiğini; ifraz edilen parsellerden 11853 No.lu parselin 09.09.2013 tarihinde 2 kısma ayrılarak dava konusu 12018 ve 12019 sayılı parsellerin oluştuğunu, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 4. maddesi 3. fıkrasında meraların özel mülkiyete konu olamayacağını, amacı dışında kullanılamayacağı ve zamanaşımına tabi olmadığı ve sınırlarının daraltılamayacağının; 14. maddede ise tahsis amacı değiştirilmedikçe meralardan bu kanunda gösterilenin dışında faydalanılamayacağının hükme bağlandığını,...Belediyesi uhdesinde bulunan davaya konu 12018 ve 12019 sayılı parsellerin kök kaydının 4221 sayılı mera parseli olduğunu belirterek dava konusu taşınmazların tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile; 12019 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 12018 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2024 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Taşınmazın 4342 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen koşulları sağlayıp sağlamadığı hususları göz önüne alınmadan davanın reddine karar verildiğini, ayrıca bilirkişi raporunda 12018 parselin vasfının arsa olduğunu, üzerinde kamu binası bulunduğunu tespit ettiği halde, dava konusu taşınmazların 01.01.2003 tarihinden evvel yerleşik alan içinde olup olmadığı hususunda açıklık bulunmadığını, 2. Hazinenin harçtan muaf olduğunu, keşfen belirlenen değerin de ıslahı söz konusu olmadığını, reddedilen kısım için dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken keşfen belirlenen değer üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, mera ve yolsuz tescil iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre, davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 3. Dava, 23.10.2015 tarihinde 10.000,00 TL değer gösterilerek açılmıştır. Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olup keşifte belirlenen değerin de ıslahı söz konusu olmadığından, reddedilen kısım için dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, keşifte belirlenen değer üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bu husus kararın bozulmasını gerektirmiş ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (V.B.2.) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (V.B.3.) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 05.04.2024 tarihli ve 2022/774 Esas, 2024/862 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, 3. HMK’nın 370/2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm sonucunun 4. bendinde yer alan "Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 37.735,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin çıkartılarak yerine "Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," cümlesinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2767, K. 2025/1576, T. 20.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2767-e-2025-1576-k-e3798cd99cf4