Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2764 E. 2024/5423 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2764
Karar No
2024/5423
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1052 E., 2024/445 K. ASIL DAVADA DAVACI- BİRLEŞTİRİLEN DAVADA ASIL DAVADA DAVALI- BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVA TARİHİ : 29.09.2015-06.06.2015 KARAR : Asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne TEMYİZ EDENLER : Taraf vekilleri İLK DERECE MAHKEMESİ: Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/557 E., 2018/238 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı vekili ile asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, duruşma isteminin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde, dava konusu 600 ada 3 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde 3 katlı, 6 daireli, altında deposu olan bina bulunduğunu, binayı 1985 yıllarında müvekkili ile davalının birlikte yaptıklarını, daha sonra aralarında haricen taksim edip fiili kullanım biçimi oluşturduklarını, buna göre, 1. kat, sol taraftaki daire ile 2. kattaki 2 adet dairenin müvekkiline, l. kat sağ taraftaki daire ile 3. kattaki 2 adet dairenin davalıya ait olacağının kararlaştırıldığını, depo, bahçe ile çatı arası ve apartman boşluklarında ortak alan olarak özgülendiğini, kullanımın bu şekilde devam ettiğini, ancak davalının haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın taşınmazın ana giriş kapısı ile l. kat sol taraftaki ve 2. kattaki müvekkilinin kullanımında ve kiraya verilmiş olan dairelerin kilidinin değiştirilerek, müvekkili ve kiracıların binaya girişini engellediğini, ayrıca daireyi 3. kişiye kiraya vererek haksız kazanç sağladığını, müvekkilinin halen dava konusu bina ve fiilen kullanımına özgülenen dairelere giremediğini, ayrıca 2. ve 3. kat arasına kilitli kapı yaparak ortak alanların kullanılmasına da engel olduğunu açıklayarak dış kapının kilidinin değiştirilmesi suretiyle vaki müdahalenin önlenerek müşterek kullanımın sağlanmasına, harici taksim sonucu oluşturulan ve müvekkiline ait l. kat sol taraftaki daire ile 2. kattaki dairelere yapılan müdahalenin önlenmesine, 2 ve 3. kat arasına konulan kilitli kapının kaldırılarak eski hale getirilmesine, ortak alanların müştereken kullanılmasının sağlanmasına, taşınmazın davalı tarafından haklı bir sebep olmaksızın kiralanması sebebiyle dava tarihine kadar 3 aylık toplam 900,00 TL kira bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; tarafların müşterek malik olduğu 600 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında devam eden ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu açıklayarak taşınmaz üzerindeki binanın vekil edenine aidiyetin tespitine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2. Birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davadaki men'i müdahale, eski hale getirme ve ecrimisil istemi yönünden; davanın tam kabulü ile davalı ...'in 600 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binada, 1. kat sol taraftaki daire ve 2. katta bulunan her iki dairenin kapı kilitlerini değiştirmek suretiyle kiraya vermek şeklindeki, yine 2. kat ile 3. kat arasına davacının kullanımını engelleyecek şekilde demir kapı yaptırmak şeklindeki müdahalesinin önlenmesi ile taşınmazın ortak kullanıma uygun olarak eski hale getirilmesine, 900,00 TL ecrimisil tazminatının taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen 2016/248 Esas sayılı mülkiyet tespiti istemli dava yönünden davanın reddine, dava konusu 600 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın mülkiyetinin tamamının birleştirilen dava davacısı ...'e ait olduğunun tespitine ilişkin talebin reddine, tapu kaydındaki hisseler oranında ortak alanlardaki mülkiyet ... saklı kalmak kaydıyla bina içerisinde l. kat sağ tarafta bulunan daire ile 3. katta bulunan her iki dairenin birleştirilen dava davacısı ...'e ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı vekili ile asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. Gerekçe ve Sonuç Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 23.06.2021 tarihli ve 2019/1575 Esas, 2021/583 Karar sayılı kararıyla; asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığından reddine, asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı ... vekilinin istinaf itirazları kısmen yerinde görüldüğünden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ...'in dava konusu 600 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binada, 1. kat sol taraftaki dairenin kapı kilidini değiştirmek, kiraya vermek şeklindeki, yine 2. kat ile 3. kat arasına davacının kullanımını engelleyecek şekilde demir kapı koydurmak şeklindeki müdahalelerinin önlenmesi ile kapının kaldırılarak taşınmazın ortak kullanıma uygun olarak eski hale getirilmesine, 900,00 TL ecrimisil tazminatının taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne, dava konusu 600 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın zemin kat sağ tarafta bulunan daire ile 2. ve 3. katta bulunan dairelerin birleştirilen dava davacısı Metin tarafından yaptırıldığının tespitine ve binanın diğer bölümlerine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. C. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin 23.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı vekili ile asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Dairenin 04.04.2023 tarihli ve 2021/7308 Esas, 2023/1947 Karar sayılı ilamıyla; “... asıl davada ileri sürülen elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil, karşı davada talep edilen muhdesatın tespiti istekleri ile ilgili olarak (her bir bağımsız bölüm ayrı ayrı olmak üzere) keşfen saptanan ya da saptanacak dava değerleri üzerinden yargılama sırasında eksik harcın tamamlanması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru olmamıştır...” gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1. Asıl davada, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan bodrum, zemin ve 2 normal kattan oluşan binanın zemin ve bodrum katının 2000 yılından evvel asıl davacı ... ile birleştirilen davacı ...'in birlikte yaptıkları, zemin kat üzerindeki 2 bağımsız dairenin taraflara ait iken aralarında haricen taksim ettikleri, girişe göre sol tarafta bulunan dairenin ..., sağ tarafta bulunan dairenin ... tarafından kullanılacağının belirlendiği, zemin kat üzerinde bulunan normal iki katlı ve her katta 2 daire bulunan bölümlerin ise dosya arasındaki bilgi ve belgelere, dinlenen taraf tanık beyanlarına göre, birleştirilen dava davacısı Metin tarafından tüm masrafı karşılanarak yaptırıldığının anlaşıldığı, asıl davalı ...'in binanın zemin katında bulunan sol taraftaki dairenin kilidini değiştirmek suretiyle davacı ...'ın girişini engellediğinin tespit edildiği, 2. Binanın ikinci katında bulunan 2 adet dairenin davalı ... tarafından yaptırıldığının belirlendiği, bu bölümlerde davacı ...'ın herhangi bir ... bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece, ikinci katta bulunan her iki daire yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uymayan gerekçelerle kabulüne karar verilmiş olmasının yerinde bulunmadığı, 3. Aynı binada oturan bağımsız bölüm maliklerinin ortak alanlar üzerinde ayrı ayrı kullanım hakları bulunduğundan, ikinci ve üçüncü katlar arasına ilave edilen kilitli kapının ortak alanların kullanımına engel olacağı, bu nedenle davalı ...'in müdahalesi haksız olup el atmanın önlenmesi ve kapının kaldırılarak eski hale getirilmesi gerektiği, 4. Zemin kat sol taraftaki dairenin asıl davacı ...'a ait olduğu halde haklı bir neden bulunmaksızın davalı ... tarafından kilidinin değiştirilip kiraya verilerek gelir elde ettiğinden, belirlenen ecrimisil miktarı yönünden talebin kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, 5. Birleştirilen davada davacı, 600 ada 3 parsel üzerinde bulunan binanın tamamının kendisi tarafından tüm masraflarının karşılanarak yaptırıldığını ve davalı ...'ın herhangi bir ... bulunmadığını ileri sürerek binanın mülkiyetinin kendisine ait olduğunu istemiş olup talebinin muhdesat tespiti olarak kabul edilmesi gerektiği, 6. Dava konusu 3 parsel üzerinde bulunan binanın ikinci ve üçüncü katlarında bulunan dairelerin tüm masraflarının birleştirilen dava davacısı Metin tarafından karşılanarak 2003 yılından sonra davalı ...'a yaptırıldığı, dairelerin Osman tarafından Metin’in nam ve hesabına yapılmış olduğu, taraflar arasında düzenlenen ve imzaların inkar edilmeyip taraflara ait olduğunun belirlendiği 02.09.2003 tarihli sözleşmenin de bu olguyu doğruladığı, bundan ayrı 2000 yılından evvel taraflarca yaptırılıp aralarındaki harici anlaşma ile zemin kat sağ taraftaki dairenin de davacıya ait olduğu konusunda anlaşmaya vardıkları gerekçesiyle asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığından reddine, asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı ... vekilinin istinaf itirazları kısmen yerinde görüldüğünden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ...'in dava konusu 600 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binada, 1. kat sol taraftaki dairenin kapı kilidini değiştirmek, kiraya vermek şeklindeki, yine 2. kat ile 3. kat arasına davacının kullanımını engelleyecek şekilde demir kapı koydurmak şeklindeki müdahalelerinin önlenmesi ile kapının kaldırılarak taşınmazın ortak kullanıma uygun olarak eski hale getirilmesine, 900,00 TL ecrimisil tazminatının taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne, dava konusu 600 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın zemin kat sağ tarafta bulunan daire ile 2. ve 3. katta bulunan dairelerin birleştirilen dava davacısı Metin tarafından yaptırıldığının tespitine ve binanın diğer bölümlerine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı vekili ile asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri l. Asıl davda davacı- birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Verilen kararın usul ve Yasa'ya aykırı olduğunu, b. Hangi taleplerinin hangi gerekçe ile reddedildiğine ilişkin gerekçe ve hüküm kısmında açıklama bulunmadığını, c. Hükümde çelişki bulunduğunu, d. Bağımsız bölümler yönünden oluşan çelişkinin giderilmesi gerektiğini, e. Birleştirilen davada lehlerine vekalet ücretine karar verilmediğini, f. Dava konusu binanın davacı ve davalı tarafından birlikte yapıldığını, g. Dava konusu bina müştereken yapıldıktan sonra taraflar arasında harici taksim yapılmış olup fiili kullanım biçimi de oluşturulduğunu, ğ. Davalı-karşı davacı tarafın davasını ispat edemediğini, h.Müvekkilinin kendi kullanımına özgülenen dairelerin elektrik ve suyunu kendi adına açtırdığını ve kiraya verdiğini, i. Davalının herhangi bir itirazı ve müdahalesi olmadan 10 sene gibi uzunca bir zamandır kiracıların oturduğunu, ı. Açılan davanın hayatın olağan akışına ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, j. Bölge Adliye Mahkemesince karara dayanak tutulan 02/09/2003 tarihli sözleşmenin hukuken geçerli olmadığını ileri sürmüştür. 2. Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Davacı ...’ın 2. kattaki (teknik olarak 1. kat) iki daireye yönelik müdahalenin men’i talebinin reddine karar verilmiş olup bu kısımlara ilişkin dava değeri hesaplanmadığı gibi harç da alınmadığını, b. Lehlerine vekalet ücreti takdir edilmediğini, c. 1. kat (teknik olarak zemin kat) sol daireye yönelik kararın hatalı olduğunu, d. Mahkemece, 3.415,50 TL harç vekil edeni Metin’e yüklenmiş olup bu kararın isabetli olmadığını, dava konusu edilen 1. kat (teknik olarak zemin kat) sol daire olmasına rağmen sağ taraf dairenin fiyatının belirlendiğini, e. 1. kat (teknik olarak zemin kat) sol dairede davacının bir hakkının bulunmadığını, f. Birleştirilen davada, zemin kat sağ daire ile 2. ve 3. katlardaki (teknik olarak birinci kat ve ikinci kat) bulunan dairelerin davacı ...’e ait olduğuna karar verilmesine rağmen bodrum kat için hukuki durumun ne olduğunun bilinmediğini, davanın başından beri bodrumun kime ait olduğuna dair bir hüküm tesis edilmediğini, g. Ortaklığın giderilmesi davasındaki sonuca odaklı bir karar oluşturulmadığını, ğ. Binanın temeli, bodrum, zemin sol ve çatı değerlerinin birlikte ele alınmadığını, i. Binanın diğer bölümlerine ilişkin talebin reddine dair verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil; birleştirilen davada ise muhdesat tespiti isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü ve 995 inci maddeleri, 3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684, 718, 724, 728, 729. ve 1012/2, 3 üncü maddeleri, 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı vekili ile asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı- karşı davalıdan harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, davalı- karşı davacıdan fazla alınan harcın iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2764, K. 2024/5423, T. 03.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2764-e-2024-5423-k-ef324ce6ab37