Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2616 E. 2024/3724 K.
Konu: El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2616
- Karar No
- 2024/3724
- Karar Tarihi
- Konu
- El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/74 E., 2023/312 K. DAVA TARİHİ : 26.01.2015 KARAR : Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili ve davalı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacılar vekili; davalılardan ...’in 7920 no.lu parselin maliki olduğunu ve taşınmazını diğer davalı ...'ya kiraladığını ve diğer davalı ... Dekarasyon İnş. Ltd. Şti'nin de hali hazırda kiracı olduğunu ancak müvekkillerinin taşınmazları olan 7945 no.lu parselin de davalılar tarafından oto park olarak kullanılmak sureti ile davalılarca işgal edildiğini ileri sürerek el atmanın önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL ecrimisile karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...; dava konusu arsa vasfındaki taşınmazlardan 7920 sayılı parsel maliki olduğunu, davacıya ait bitişik 7945 sayılı parselde müvekkilinin herhangi bir müdahalesinin olmadığını, kendi parseli ile birlikte bu parseli başkasına kiraya vermesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalı ... ile diğer davalı ... İnş. Ltd. Şti arasında akdedilen bir kira sözleşmesinin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. IV. TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... İnş. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Bozma Kararı Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: "...davalıların çekişme konusu taşınmazda davacıya ait taşınmazı işgal ederek kullandıkları iddiasına dayalı olarak açıldığına, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunulduğuna göre anılan isteğin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözümünün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2/1. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinde bulunduğu, Mahkemece işin esasının incelenmesi, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı; kabule göre de davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden ve ön inceleme duruşması yapılmadan dosya üzerinden karar verildiği anlaşılmış olup, dava dilekçesi tebliğ edilmeden dosya üzerinden tensiben görevsizlik kararı verilmesinin HMK'nin 27 nci maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına da aykırılık olduğu..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama soncunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "davalının cevap dilekçesinde kendisine ait 7920 parsel sayılı taşınmazı davalılardan ...'a 01/06/2009 yılında kiraya verdiği, davalı ...'in taşınmazı otopark ve oto yıkamacı olarak kullandığını, 01/05/3013 tarihinde ise diğer davalı ... şirketine kiraya verdiğini beyan ve ikrar ettiği, davalı ...'in sadece kendi taşınmazını kiraya verdiğini, davacının taşınmazına müdahalede bulunmadığını beyan ettiği, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre keşif tarihinde dava konusu taşınmazda ... Alçı Dekorasyon Şirketinin faaliyet gösterdiği, fen bilirkişisinin yaptığı ölçümlerde davacıya ait taşınmazın tamamının da davalı ... Şirketi tarafından kullanıldığının tespit edildiği, dava konusu taşınmazın davacının dosyaya sunduğu fotoğraf ve belgelerle davalının ilk kiracısı ... Oto Yıkama ve ... tarafından da taşınmazın tamamının kullanıldığını subuta erdiği, davacının sadece dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönem için ecrimisil talep edebileceği, dava tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak ecrimisil talep edemeyeceği gerekçesiyle 144.604,00 TL yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacının dava konusu taşınmazın kiraya verilmesi nedeniyle tahsil edilen hava parası, depozito gibi bedellerin kira sözleşmesini ve davalılar arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirmesi nedeniyle bu alacak kalemlerini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine" karar verilmiştir. D. Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. E. Temyiz Nedenleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, lehlerine olan vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, ıslahla talep edilen 134.604,00 TL için de lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ecrimisil şartlarının da oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hatalı olduğunu, ecrimisil hesabının hatalı olduğunu, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. F. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. 2.Hukuki Sebep 1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı). 2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. 3. 6100 sayılı HMK’nın ‘Yargılama Giderlerinin Kapsamı’ başlığını taşıyan 323 üncü maddesi: “1)Yargılama giderleri şunlardır:a) Başvurma, karar ve ilam harçları.b) Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri.c) Dosya ve sair evrak giderleri.ç) Geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler.d) Keşif giderleri.e) Tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler.f) Resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler.g) Vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu hâlde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri.ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti.h) Yargılama sırasında yapılan diğer giderler.” düzenlemesini; yine ‘Yargılama Giderlerinden Sorumluluk’ başlığını taşıyan 326. maddesi ise: “(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. 2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. (3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.” düzenlemesini ihtiva etmektedir. 3.Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bir kısım davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı taraf 23.11.2022 havale tarihli ıslah dilekçesiyle 15.02.2016-15.02.2021 tarihleri arası dönem için 134.604,00 TL ecrimisil talep etmiş olup bu talebi reddedilmiştir. Davacının ıslah dilekçesiyle talep ettiği ve reddedilen ecrimisil miktarı ve dava dilekçesinde belirtilen ve reddedilen hava parası ve depozito gideri olan 10.000,00 TL toplamı üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile vekalet ücreti konusunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ancak bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiş ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulamasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. V. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun 4. fıkrasının hükümden çıkarılmasına yerine, “4-Reddedilen Alacak (dava dilekçesinde belirtilen hava parası ve depozito gideri ile reddedilen ecrimisil talebi toplamı) yönünden 22.690,00 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,” cümlesinin yazılmasına, hükmün 1086 sayılı HUMK’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.