Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2563 E. 2024/4227 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2563
- Karar No
- 2024/4227
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/383 E., 2022/364 K. DAVA TARİHİ : 19.06.2007 KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında zarar ve eski hale getirme nedine dayanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; vekil edenine ait 2659, 2680 ve 3253 parsel sayılı taşınmazlar ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan hamam deresi ve yatağının davalılar tarafından haksız olarak toprak dökülerek kullanıldığını, bu kullanım nedeniyle arazinin coğrafi yapısının değiştiğini ileri sürerek; taşınmazda meydana gelen zarar ile anılan taşınmazların eski hale getirilmesi için tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “davanın kabulü ile 1.171,690 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine” karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; "…Mahkemece, davalıların adres kayıt sistemindeki adresleri araştırılarak bu adreslerine tebligat yapılması gerekirken tüm tebligatların ilanen yapılması ve bu sebeple davalılara savunma hakkı verilmeden, usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmiş olduğu…" gerekçesiyle karar bozulmuştur. Davacı vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/97 D. İş sayılı tespit dosyası ve bu dosyaya sunulan Milli Emlak Memurlarınca 16.01.1997 tarihli tespit tutanağı ile Maliye Hazinesine ait dava konusu 64 pafta, 2659 parsel, 23 pafta, 2680 parsel, 23 pafta, 3253 parsel sayılı taşınmazlar üzerine toprak döküldüğü, tutanak kapsamından davalıların 2193 parsel sayılı taşınmazı toprak dökümü için Milli Emlak Müdürlüğünden kiraladığı, kiralanan parselin sınırında bulunan ve aralarında herhangi bir tel ve duvarın bulunmadığı 2659 parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılan hafriyat dökümünün davalılar tarafından yapıldığının tespit edildiği belirtilmişse de davalı tarafın temyiz dilekçesi ekinde sunduğu belgelerden davalıların ortağı olduğu... İnşaat Tic. San. Ltd. Şti tarafından taşınmazın kiralandığı, kira bedelleri adı altında ödemelerin yapıldığı, dosya öncesinde yaptırılan delil tespitinde ya da görülmekte olan davanın bozulmasından evvel yapılan incelemelerde taşınmaz üzerine hafriyat döküldüğünün tespit edildiği ancak dökümün kim tarafından yapıldığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmediği, dava konusu taşınmazlar üzerine dökülen hafriyatın davalılarca gerçekleştirildiğinin ispatlanamadığı, davalıların döküm yapmak üzere davacıdan 2193 parsel sayılı taşınmazı kiraladığı, kiralanan yerin dava konusu taşınmazlara sınır olmasından başka dosyaya kanıt sunulmadığı, dava konusu taşınmazlara davalıların zarar verdiğinin tespitine ilişkin tutanakta da somut bulguların bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerek Değişik İş dosyasında gerekse yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporlarında tecavüzün açık olduğunu, taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, zarar ve eski hale getirme nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK’nın "İspat yükü" başlığını taşıyan 190 ıncı maddesi; “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” düzenlemesini, 4721 sayılı TMK’nın 6 ncı maddesi ise; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” düzenlemesini ihtiva etmektedir. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür. 2. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya içeriğine göre, Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.