Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1008 E. 2024/5566 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1008
Karar No
2024/5566
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1820 E., 2023/2245 K. DAVALILAR : ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 01.10.2021 KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/252 E., 2023/230 K. Taraflar arasındaki harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak tazminat ve cezai şartın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın asıl talep ve cezai şartın tahsili talebi yönünden reddine, davalı ...’a yönelik tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... ile davacı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı ...'ın istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının 37617 ada 7 parsel sayılı taşınmazı davalı ...’dan haricen satın aldığını, satış bedeli olarak kararlaştırılan 40.000,00 TL’yi 14.11.2014 tarihinde davalı ...'a ödediğini, kalan 2.000,00 TL’nin tapu devrinden sonra davalıya ödeneceği üzerinde anlaşıldığını, ancak davalının tapu üzerinde haciz bulunduğu bahanesi ile tapu devrine yanaşmadığını, taşınmazı önce dava dışı ...'a devrettiğini, ...’ın ise 2017 yılında davaya konu taşınmazı davalı ...'a devrettiğini, davacının taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre edimlerini yerine getirmesine rağmen davalı Kazım’ın taşınmazı 3. kişiye devrettiğini ileri sürerek sözleşmeye konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili, olmazsa taşınmazın güncel bedelinin denkleştirici adalet ilkelerine göre hesaplanarak müvekkiline ödenmesini, müvekkilinin ödediği 40.000,00 TL bedel üzerinden hesaplanacak satış bedelinin iki katı cayma bedelinin de sözleşmede kararlaştırıldığı üzere taşınmaz bedeline ilaveten cezai şart kapsamında ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile diğer davalı ... arasında yapılan Konya ili, ...ilçesi,... Mah, 37617 ada 7 parsel numaralı 816,70 m² arsanın 3568.000/8167.000 hissesini 29.11.2017 tarihinde ve 34293 yevmiye numarası ile satın alındığını, davacı tarafın dava dilekçesinin deliller bölümünde belirtmiş olduğu gibi 816.70 m²'nin tamamını ...'dan satın almadığını, taşınmazın 4599.000/8167.000 hissesini ...'dan satın aldığını, ...'ın ise sattığı hisseyi davacının iddia ettiği gibi ...'dan devralmadığını, tapu kayıtlarının tüm bunları ortaya çıkaracağını, müvekkilinin iyiniyetli 3. şahıs konumunda olduğunu, diğer davalı ...'ı hiç tanımadığını, dava açıldıktan sonra diğer davalı ile görüşmeye başladığını, davalı ... ile yapılan sözlemelerin resmi şekil şartlarını taşımadığından dolayı hukuken geçersiz olduğunu, müvekkilinin bu sözleşmede taraf sıfatı olmadığından da hiçbir sorumluluğunun olmadığını, müvekkilinin bu dava açıldıktan sonra diğer davalı ... ile yapmış olduğu görüşmede; diğer davalı ...'ın müvekkiline, davacı ... ile böyle bir satış sözleşmesi yaptığını, ancak bu kişiye tapu üzerinde haciz olduğundan devredemediğini bu nedenle satıştan karşılıklı vazgeçildiğini ve davacıya yapmış olduğu ödemenin karşılığı olarak 15.02.2017 düzenleme tarihli ve 15.02.2019 ödeme tarihli, 70.000,00 TL bedelli bono senedi verdiğini, hatta bu senedi süresinde ödeyemediğini, davacının bu senedi Av....'a tahsil için verdiğini ve ...'ın oğlu ...... hesabından Avukat...'ın banka hesabına 22.04.2022 tarihinde 73.000,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin açıklama kısmına ise ''... İle ... Arasındaki Arsa Satış Sözleşmesi Senet Öd'' yazıldığını, davacının kötüniyetli olduğunu, ödediği bedeli fiyat farkı ile tahsil ettikten sonra ve bu olayları dava dilekçesinde açıklamadan kötüniyetli olarak haksız para almak için dava açtığını belirterek haksız ve hukuki açıdan yersiz olan iş bu davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ..., davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 350.014,29 TL'nin dava tarihi olan 01.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının 80.000,00 TL cezai şart talebinin reddine, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ile davacı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı ...'ın istinaf talebinin kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca anılan mahkeme kararının kaldırılarak, kaldırılan kararın yerine yeniden hüküm tesisine; davanın kısmen kabulü ile; (Davalı ... Yönüyle) 139.931,07 TL'nin dava tarihi olan 01.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının 80.000,00 TL cezai şart talebinin ise reddine, davalı ... yönüyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Taşınmaz satış sözleşmesinin adi yazılı olsa da geçerli olduğunu, davalı ...’nün bedelde muvazaalı şekilde taşınmazı devraldığını, tapudaki resmi satış senedine göre taşınmazı 3 bin TL’ye aldığını, bu rakamın satış tarihi olan 2017 yılı rayiçlerine göre oldukça düşük kaldığını, b. Tapu iptal ve tescile karar verilmesi gerektiğini, ayrıca sözleşme geçerli olduğundan 80 bin TL cezai şarta hükmedilmesi gerektiğini ve bu taleplerin uygun bulunmaması halinde taşınmazın güncel rayiç bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, c. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminatın oldukça düşük kaldığını ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak tazminat ve cezai şartın tahsili istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bununla birlikte; davacının dava dilekçesi ile ıslah dilekçesinde terditli tazminat talebine faiz yürütülmesi istemi bulunmadığı halde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından talep aşılmak suretiyle faize hükmedilmesi doğru değil ise de, bu hususta davalı tarafın temyiz başvurusu bulunmadığından Dairemizce yanlışlığa değinilmekle yetinilmiş, bozma sebebi yapılmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1008, K. 2024/5566, T. 09.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-1008-e-2024-5566-k-dc380d19880c