Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5859 E. 2024/4298 K. – Vasiyetnamenin
Konu: Vasiyetnamenin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5859
- Karar No
- 2024/4298
- Karar Tarihi
- Konu
- Vasiyetnamenin İptali
MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/661 E., 2023/867 K. DAVALILILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 10.08.2012 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/77 E., 2021/508 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin murisi ve dedesi ... tarafından... 6. Noterliğinin 24.05.2006 tarih 14495 yevmiye numarası ile vasiyetname düzenlendiğini, murisin ölümü üzerine... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/2030 sayılı dosyası ile vasiyetnamenin açılması davasının görüldüğünü, davanın devam ettiğini, müvekkilinin vasiyetnameyi bu dava ile öğrendiğini, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte muris ...'in tasarruf ehliyetinin bulunmadığını, kendisinin o tarihte 80 yaşın üzerinde olduğunu ve sürekli tedavi gördüğünü, uzun süre devlet hastanesinde ve Geriatri hastanesinde yattığını, Alzhmeir hastalığına yönelik tedavi gördüğünü, gerek bu rahatsızlığa ve gerekse diğer rahatsızlıklardan dolayı tedavi gördüğünü, vasiyet tanzimi sırasında akli dengesinin yerinde olmadığını bu nedenlerle dava konusu ettikleri vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin iptali davalarında hak düşürücü sürenin Medeni Kanun’un 559 uncu maddesi gereğince "Davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öendiği tarihten başlayarak bir yıl..." olduğu, davacının tasarrufu... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/2030 Esas sayılı dosyasından öğrendiğini ve öğrenmesinin üzerinden bir yıl geçmiş olduğunu, davanın süre yönünden reddi gerektiğini, Medeni Kanunun 557 nci maddesinde düzenlenen iptal nedenlerinden hiçbirinin mevcut olmadığını, noterce düzenlenen vasiyetnamede, murisin hiç kimsenin baskısı ve tesiri altında kalmadan kendi arzu ve iradesiyle bu belgeye parmak bastığını belirterek yazıldığını, yapılan işlemin yasalara uygun olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; mahkemece alınan Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu raporunda özetle; ...’in işlemin yapıldığı 24.05.2006 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun tespit edildiği,... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/2030 Esas - 2010/1082 Karar sayılı dosyasının incelemesinde; vasiyetname düzenlenmesi talebine yönelik olduğu ve 24.08.2010 tarihli kararıyla davanın kabulü ile vasiyetnamenin açılarak okunduğunun tespitine karar verildiği, davacı tarafça her ne kadar Muris ...'in vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte tasarruf ehliyetinin bulunmadığı ve bu nedenle... 6. Noterliğinin 24.05.2006 tarih ve 14495 yevmiye numaralı vasiyetnamenin iptali talep edilmiş ise de İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 10.12.2020 tarihli raporuna göre Muris ...'in vasiyetnamenin düzenlendiği tarih olan 24.05.2006 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun belirtilmesi karşısında Türk Medeni Kanununun 557 nci maddesi kapsamında iptal şartlarının varlığının ispatlanamamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; vasiyetin düzenlendiği tarihte muris ...'in akli dengesinin yerinde olmadığını, ölüme bağlı tasarruf yapma ehliyetinin olmadığını, vasiyetnamenin tümüyle hukuk düzenine aykırı ve batıl olduğunu, vasiyeti düzenleyen noterin de üzerine düşen özen ve dikkati yerine getirmediğini, Adli Tıp Kurumunun tam bir tespite ulaşamadığını, murisin durumu ve yaşanan hususları Adli Tıp Kurumunun tespit edebilmesinin mümkün olmadığını, dosya kapsamında dinlenen tanıklar ve bir çok davalının yaşadıklarını ve gördüklerini gerçekçi olarak anlattığını, buna rağmen İlk Derece Mahkemesinin eksik ve yetersiz Adli Tıp Kurumu raporunu dayanak yaparak davanın reddine karar vermesinin yanlış olduğunu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 4. İhtisas Kurulunun 07.12.2020 tarihli raporuna göre muris ...'in vasiyetnamenin düzenlendiği tarihi olan 24.05.2006 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun belirtilmesi karşısında ehliyetsizlik nedeniyle vasiyetnamenin iptali talebinin reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının doğru olduğu, ehliyetsiz olduğu ileri sürülen murisin işlem tarihinde fiil ehliyetinin olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu raporunun esas alınması ve tanık beyanlarıyla yetinilmemesi doğru olup ehliyetsizlik konusunda tanık beyanlarının esas alınması gerektiği yönündeki davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, irade sakatlığı nedeniyle vasiyetnamenin iptali talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının doğru olduğu, murisin okuma yazma bilmediği, vasiyetnamede yazılanları okuma ve anlama imkanının olmadığı dolayısıyla vasiyetnamenin şekil şartları bakımından geçersiz sayılması ve iptal edilmesi gerektiği yönündeki davacı iddiasının da yerinde olmadığı, zira dava konusu... 6. Noterliğinin 24.05.2006 tarih 14495 yevmiye No ile vasiyetnamesinin TMK md. 535'de düzenlenen okuma yazma bilmeyenlere mahsus usule uygun olarak düzenlendiği dosya kapsamındaki vasiyetname örneğinden anlaşıldığı, dolayısıyla şekil şartlarına uyulmadığı, vasiyetnamenin hukuka ve ahlaka aykırı olduğu nedenlerine dayanan vasiyetnamenin iptali talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının doğru olduğu, son olarak; davalılar ..., ..., ... ve ...'in 27/05/2008 tarihli celsedeki beyanları ile dosya kapsamındaki diğer yazılı ve sözlü savunmalarının tümü dikkate alındığında, davalıların açık ve net bir kabul beyanlarının söz konusu olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Murisin yaşı ve hastalıkları göz önüne alındığında sağlıklı işlem yapamayacağının belli olduğunu, 2. Davalı mirasçılardan bir kısmının vasiyetname düzenlendiği esnada yanında bulunarak baskı yaptıklarını, 3. Sadece Adlı Tıp Kurumu Raporu dikkate alınarak karar verilmesinin yanlış olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 557 nci ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. IV. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.