Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5820 E. 2024/4847 K.
Konu: Muhdesatın Tespiti, Terditli Olarak Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5820
- Karar No
- 2024/4847
- Karar Tarihi
- Konu
- Muhdesatın Tespiti, Terditli Olarak Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1516 E., 2023/2442 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 09.10.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti, terditli olarak tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıların öz oğlu olduğunu, dava konusu 728 ada 16 parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin babası davalı ... adına kayıtlı olduğunu, müvekkili ile davalı ... arasında yapılan anlaşma ile müvekkilinin taşınmaz üzerine 8 bağımsız bölümden oluşan binayı yapması karşılığında...’ın en üstte 8 bağımsız bölümün dışında izinsiz olarak yapılacak 2 daireyi müvekkiline bağışlayacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin bu anlaşmaya göre yaptığı binada proje harici bir buçuk kat daha çıkarak 9 ve 10 No.lu dubleks daireleri inşa ettiğini ve 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyet olduğunu, müvekkili aleyhine davalı annesi tarafından el atmanın önlenmesi ve tahliye davası açıldığını belirterek, 728 ada 16 parselde bulunan 9 No.lu bağımsız bölümün davacı tarafından meydana getirildiğinin tespiti ile tapunun beyanlar hanesine işlenmesini, terditli olarak ise; muhdesat yönünden 100.000,00 TL tazminatın davalı ...’dan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'ın dava konusu taşınmazı 1980 yılında arsa olarak aldığını ve 1999 senesinde kat irtifakı kurarak üzerine mevcut yapıyı inşa ettiğini, taşınmazın tamamının davalı tarafından inşa edildiğini, mülkiyetinin davalıya ait olduğu ve yalnızca oturması için davacıya verildiğini, bağışlama sözleşmesi dahil herhangi bir sözleşmenin yapılmadığını, davacı malik olmadığı için muhdesat iddiasında bulunamayacağını, muhdesatın tespiti bakımından dava şartı oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tapu maliki olmayan kişi ya da kişilerin muhdesat tespiti davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvurusunda, hukuki yarar bulunduğunu, 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla ikamet ettiği daire hakkında davalılarca tahliye ve ecrimisil talepli davalar açıldığını, bu nedenle bu davayı açtıklarını, bunun yanında terditli talepleri hakkında karar verilmediğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilince, davalı tarafından davacı aleyhinde müdahalenin men'i ve tahliye davası açıldığı iddiası ile eldeki dava açılmış olup, davaya konu 728 ada 16 parsel sayılı taşınmazla ilgili inceleme konusu muhdesat tespiti davasının açıldığı tarihte veya öncesinde açılmış ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı gibi kentsel dönüşüm uygulaması ya da kamulaştırma işleminin yapıldığının ileri sürülmediği, davacının kayıt maliki de olmaması sebebiyle, davacının tespit davası açmasında güncel hukuki yararının bulunduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; muhdesatın tespiti davasında müvekkilinin hukuki yararı bulunduğunu, ayrıca terditli olarak tazminat talebinde bulundukları halde bu hususta karar verilmediğini, bu hususu istinafa getirdiği halde itirazının incelenmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti, terditli olarak tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 26 ve 297/2 maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, asıl talep muhdesatın tespitine ilişkin verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; hakim tarafların talep sonucuyla bağlı olup her bir talebi hakkında verilen kararı gerekçeli karar ve hükümde ayrı ayrı göstermelidir. Davacı vekili, dava dilekçesinde terditli talepte bulunmuş olup, öncelikli talebinin muhdesatın tespiti, bu mümkün görülmediği takdirde ise tazminat isteğinde bulunduklarını belirtmiştir. Mahkemece, davacı tarafın tazminat talebi yönünden inceleme yapılarak olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.