Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5800 E. 2024/4814 K. – Vasiyetnamenin
Konu: Vasiyetnamenin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5800
- Karar No
- 2024/4814
- Karar Tarihi
- Konu
- Vasiyetnamenin İptali
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3 E., 2023/15 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ..., Türk Hava Kurumu Genel Başkanlığı vekilleri Avukat ..., Avukat ..., Türk Silahlı Kuvvetleri (Mehmetçik Vakfı) vekilleri Avukat ..., Avukat ..., Avukat ... DAVA TARİHİ : 25.02.2019 KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/277 E., 2021/206 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili, Türk Silahlı Kuvvetleri vekili ve ..., ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili, Türk Silahlı Kuvvetleri vekili, ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının muris ...'in yasal ve tek mirasçısı olduğunu, davalılardan ...'nın ... ve ......'ü organize ederek sahte bir vasiyetname düzenlediğini, ilgiler hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/8332 soruşturma numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, davalılardan ... ve ...'nın sahte vasiyetname ile haksız kazanç elde etme çabasında olduğunun şahitlerden ......'ün alınan beyanı ile ispatlandığını, vasiyetname düzenlenme tarihinde muris ...'in ayırt etme yetisinin yerinde olmadığının tanık ve hastane belgeleriyle sabit olduğunu, vasiyetname düzenlenirken huzurda bulunması gereken tanık sayısı şartının sağlanmayarak TMK. M.539/2'nin ihlal edildiğini, vasiyetnamenin mahkemeye en kısa sürede ibraz şartının sağlanmayarak TMK. M.540/2'nin ihlal edildiğini, şekil şartlarından vasiyetnamenin düzenlenme yerinin gösterilmediğini belirterek Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1248 Esas sayılı dosyasından açılan vasiyetnamenin kanunda öngörülen şekil ve esas şartlarına uyulmadığından iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı THK vekili cevap dilekçesinde özetle; Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1248 Esas sayılı dosyası ile açılan vasiyetname ile murisin terekesindeki mülklerinin bir kısmını müvekkili kuruma bıraktığını, vasiyetnamenin şekil şartlarının sağlandığını, sözlü vasiyetnamenin gerçekleştirildiği esnada ... ve ......'ün murisin yanında bulunarak vasiyetnameyi imzaladıklarını beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı TSK Mehmetçik Vakfı vekili süresinde olmayan cevap dilekçesinde özetle; ...'in 02.10.2018 tarihli sözlü vasiyetnamesi ile müvekkili vakfa vasiyette bulunduğunu, vasiyetnamenin şekil şartlarına haiz olduğunu, müvekkili Vakfın kamuya yararlı kurum ve kuruluşlardan olduğunu ve murisin düzenlediği herhangi bir vasiyetname ile mal kaçırma kastının bulunmadığını beyanla davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/8332 Soruşturma No.lu dosyasının sonuçlanmasının beklenilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalılar ... ve ... vekili süresinde olmayan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği "murisin bilincinin açık olmadığı söylediklerinin anlaşılmadığı" iddiasının yerinde olmadığını, vasiyetnamenin Türk Medeni Kanunu uyarınca sözlü vasiyetname şartlarını taşıdığını, murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihten 4 gün sonra 06.10.2018 tarihinde vefat ettiğini, muris vefat ettikten sonra ...'ın yüz felci geçirdiğini, sonrasında ... ve ......'ün mümkün olan en kısa sürede vasiyetnameyi Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesine verdiklerini, vasiyetnamenin iptal edilmesinin hakkaniyet ilkesine aykırılık teşkil edeceğini, murisin vefat etmeden 1 hafta önce yatağa bağımlı hale geldiğini ve bu süreçte müvekkillerinin muris ile ilgilendiğini, müvekkillerinin muris tarafından sözlü vasiyetname yapıldığını sözlü vasiyetnamenin açıldığı sırada öğrendiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vasiyetnameyi kaleme alan tanıkların durumu vakit geçirmeksizin mahkemeye bildirmedikleri gibi murisin kanunun aradığı olağanüstü şart içerisinde bulunduğunu da belirtmemiş oldukları, bu durumun tanık beyanları ile ispatlanamadığı, bu hali ile TMK'nın 539 uncu ve 540 ıncı maddelerinde düzenlenen sözlü vasiyetnamenin şekil şartlarının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; murisin olağanüstü halinin ispatlandığını, bilincinin açık olduğunu, kendisinin bakımını yapan ... ve ... ile bazı vakıf ve derneklere bağışta bulunmayı düşündüğünü bildiklerini beyan ettiğini, madde hükmünde belirli bir süre belirtilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı TSK Mehmetçik Vakfı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda kanunun aradığı yakın ölüm tehlikesi veya hastalık şartlarının mevcut olduğunun açık olduğunu, tanık beyanları ile sabit olduğunu, dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, dava konusu olayda sözlü vasiyetnamenin belgenmesi şartlarının gerçekleştiğini, vasiyetname tanığı ...'ın vasiyetnamenin düzenlenmesinden sonra yüz felci geçirdiğini, davalılar ... ve ... tarafından ileri sürülen, vasiyet tanığı ...'ın yüz felci geçirdiği ve bu hastalığı geçtikten sonra vakit geçirmeksizin vasiyetnameni teslim edildiği iddiasının, HMK'nun 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi gereğince de araştırılması gerektiğini, murisin iradesini ayakta tutacak bir yol izlenilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 3.Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; murisin vefatının ardından yüz felci geçirerek bir süre hastanede gözetim altında kalan sözlü vasiyetnamede imzası bulunan ...'ın hastaneden çıkmasının hemen akabinde sulh hukuk mahkemesine başvuruda bulunduğunu, ...'ın yüz felci geçirmesi ve sulh hukuk mahkemesine başvuru sürecinin uzaması hususunda isticvap talep etmelerine rağmen İlk Derece Mahkemesinin bu hususa ilişkin değerlendirme yapmamasının hukuka aykırı olduğunu, murisin yakın ölüm tehlikesinin altında olduğunun açıkça ortaya koyulduğunu, muris Hicran'ın kızı Mehtap ile küs olduğunu bütün tanıkların beyan ettiğini belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri, istinaf dilekçelerinde öne sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sözlü vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Medeni Kanununun 539 uncu ve 540 ıncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.