Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5559 E. 2024/5608 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5559
Karar No
2024/5608
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2606 E., 2023/2924 K. DAVACI-KARŞI DAVALI : ... vekili Avukat ... DAVALI-KARŞI DAVACI : ... vekilleri Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 28.08.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/209 E., 2023/150 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kâl ve kâl masraflarının tahsili; karşı davada irtifak ... kurulması, bu mümkün olmadığı takdirde temliken tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının müvekkilinin taşınmazına ev ve müştemilat yaparak el attığını ileri sürerek; el atmanın önlenmesine, muhdesatın yıkılmasına ve yıkım masraflarının davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, karşı davada ise davalı-karşı davacının kullanımındaki alan için irtifak ... kurulmasını, bu mümkün olmadığı takdirde iyiniyetli olunması sebebiyle taşınmaz mülkiyetinin uygun bir bedelle davalıya verilmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “asıl ve karşı davada dava konusu yapıların davacının taşınmazında kaldığının taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı, taşınmazların komşu olduğu, davalının davacının taşınmazının bir kısmını kamelya ve ev yapmak suretiyle yıllardır kullandığı, dava konusu yapıların tesis kadastrosu kesinleştikten sonra yapıldığı ve bu yapıların gerek yenileme kadastrosundan önce gerekse sonrasında davacının taşınmazında bulunduğu, davalının çapa bağlı taşınmazda ölçüm memurlarını dahi getirmeden yapıları yaptığı gözetildiğinde iyiniyetli olduğunun kabul edilemeyeceği, yapıların değerinin açıkça arazinin değerinden de fazla olmadığı” gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, yaklaşık 20 yıl boyunca davalı-karşı davacı müvekkilinin dava konusu taşınmazda iyiniyetle oturduğunu, TMK’nın 725/2. maddesi şartları oluştuğundan asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü gerektiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi, kâl ve eski hale getirme bedelinin tahsili; karşı davadaysa temliken tescil, mümkün olmadığı takdirde irtifak ... tesisi istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5559, K. 2024/5608, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5559-e-2024-5608-k-f9f3e3e2e1b1