Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5396 E. 2024/5261 K.
Konu: El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5396
- Karar No
- 2024/5261
- Karar Tarihi
- Konu
- El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
DURUŞMALI MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/884 E., 2023/1179 K. DAVA TARİHİ : 13.08.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/242 E., 2023/109 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ...geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının kayden malik olduğu dava konusu 1725 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan 1 numaralı dairenin davalı tarafından işgal edildiğini belirterek el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının haksız işgalci olmadığını, davacı ile dava dışı müteahhit arasında satış vaadi içerikli kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, dava konusu dairenin sözleşme kapsamında yükleniciye bırakıldığını, müvekkilinin taşınmazı dava dışı müteahhitten noterde düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, davacının yükleniciye düşen daireyi hukuka uygun şekilde satın ve teslim aldığını, ecrimisil istemine ilişkin zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 1. Davacı ile dava dışı yüklenici ...rasında... 15. Noterliğinin 04.07.2006 tarihli ve 19520 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde Satış Vaadi İçerikli ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ve yine... 25. Noterliğinin 26.06.2013 tarihli ve 18955 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi İçerikli Kat Karşılığı Ek İnşaat Sözleşmesi yapıldığı, 2. Davacı tarafından yüklenici aleyhine kat karşılığı inşaat sözleşmesi feshi için herhangi bir dava açılmadığı ve sözleşmenin halen taraflar arasında geçerli olduğu, 3. Davalının kötü niyetli zilyet durumunda olmadığı, 4. Her ne kadar yüklenicinin arsa sahiplerine karşı edimini tamamen yerine getirmediği ve yüklenicinin halefi durumundaki davalı da yükümlülükten sorumlu ise de davacının men’i müdahale talebi yükleniciye kalacak dairelere ilişkin olup yürürlükte olan kat karşılığı inşaat sözleşmesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yürürlükte olmasının ecrimisil ve müdahalenin önlenmesi talebine engel olmadığını, davalının kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan dava dışı müteahhitten resmi şekil şartına uymaksızın kendi aralarında yaptıkları sözleşme ile aldığını, bilirkişi raporları ve delil tespit dosyasına göre yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesinin gerçekleştirme oranının %55 oranında kaldığını, yüklenici edimlerini yerine getirmediği için hak etmediği şahsi hakkını davalıya devredemeyeceğini, davalının işgalinin hukuka uygun olduğu yolundaki Mahkeme kararının hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 1. Dava konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı olup davacı ile dava dışı yüklenici ...rasında imzalanan 04.07.2006 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile 26.06.2013 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi ve kat karşılığı ek inşaat sözleşmesi içeriğine göre dava konusu 1 numaralı bağımsız bölümün dava dışı yüklenici Talat Sarıkaya'ya bırakılmasına karar verildiği, 2. Yüklenicinin taşınmazı düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesiyle davalıya sattığı, davalının işbu sözleşmeye istinaden taşınmazı kullandığı ve kötü niyetli kabul edilemeyeceği, 3. Yargıtay içtihatları da dikkate alınarak istinaf konusu edilen davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi, dosya kapsamındaki beyanlar ve istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar ve gerekçesinin yerinde olmadığı ileri sürülerek hükmün bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü ve 995 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.