Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5368 E. 2024/4648 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5368
Karar No
2024/4648
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/430 E., 2023/1534 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... FER'Î MÜDAHİL : Türkiye İş Bankası A.ş vekilleri Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 08.10.2018 KARAR : Talebin kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/435 E., 2021/786 K. Taraflar arasındaki muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil ile terdiden tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...in 25/07/2011 tarihinde öldüğünü, dava konusu 3240 ada 251 parsel sayılı taşınmazda kain 11 No.lu bağımsız bölümün muris adına kayıtlı iken davacılardan mal kaçırma amaçlı olarak hileli işlemler ile davalı ... adına tescil ettirildiğini sonradan öğrendiklerini, taşınmazın öncelikle murisin damadı olan davalı ...’e devredildiğini, 02/12/2015 tarihinde ise ... tarafından diğer davalı ...’e satış gösterilmek sureti ile temlik edildiğini, devrin hemen ardından 11/02/2016 tarihinde davalıların boşandığını, boşanma işleminin de yapılan muvazaalı işlemi görünüşte muteber hale getirmek için yapıldığını, murisin 75 yaşında ve herhangi bir şekilde ihtiyacı yok iken devrin yapıldığını belirterek satış işleminin muris muvazaası nedeniyle iptali ile taşınmazın muris adına tapuya tescilini, olmadığı takdirde tenkisini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin finansal olarak çeşitli kaynak arayışlarına girdiğini, bu süreçte evli olduğu Mine Özger'in eşine destek olmak amacıyla annesi üzerinde bulunan taşınmazı değerlendirebileceklerini söylediğini, bunun üzerine söz konusu taşınmazın davalı ...'e ileriki bir tarihte yeniden kendisi adına tescil edilmek üzere muris Emine Demiral tarafından devredildiğini, davalının taşınmazı iktisap etmesi üzerine şirketi için kaynak oluşturmak amacıyla Türkiye İş Bankası'ndan krediler aldığını ve karşılığında söz konusu taşınmaz üzerine ipotekler tesis edildiğini, sonrasında ise önceden söz vermiş olduğu üzere taşınmazı Emine Demiral'ın 2011 yılında vefat etmiş olması sebebiyle Mine Özger'e 2015 yılında devrettiğini, eşinden 2016 yılında boşandığını, davalının taşınmazı devralırken herhangi bir bedel ödemediğini, bu nedenle murisin ölümünden sonra eşi ile aralarının da bozulması nedeni ile taşınmazı diğer davalıya devrettiğini, taşınmazın bankalardan kredi kullanmak için teminat amaçlı olarak devralındığını, ilgili bankanın da kayıtlar ile bu hususu bildiğinin sabit olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Müdahil İş Bankası vekili; davanın müvekkili bankaya olan borçlardan kurtulmak amacıyla danışıklı olarak açıldığını, bankaca dava dışı Modar Teks. San. ve Tic A.Ş.’ye kullandırılan kredilerin teminatı olarak dava konusu ipoteklerin konulduğunu, davacıların da davalının da şirkette ortak olduğunu, bankanın başlattığı takip satış aşamasına gelince bu davanın açıldığını, bankanın iyi niyetli 3. kişi olduğunu ileri sürerek tedbirin kaldırılmasını, bankanın dahili davalı olarak kabul edilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan ilk satıştaki tasarruf işleminin tapuya yansıtıldığı gibi gerçek bir satışı ihtiva etmediği, böylece işlemin muvazaaya dayalı olduğu, sonraki satışın da hem eşi olması nedeniyle muvazaa durumunu bilmesinin hayatın olağan akışı çerçevesinde doğal bir sonucu olması hem de ikinci satışın da yine gerçek bir satışa dayanmaması nedeniyle dava konusu taşınmazın davalı ... üzerindeki kaydının yolsuz tescil niteliğinde olduğu gerekçesiyle, tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne karar verilmiş, devamla her ne kadar muvazalı işlem öncesi taşınmaz üzerinde herhangi bir takyidat bulunmasa da davacıların ilk muvazaalı işlemi yapan davalı ... ile şirket ortaklıklarının bulunduğu, taşınmazın davalı ...'ye satışında vekil olarak işlem yapanın murisin eşi olan davacı ... olduğu, taşınmazın devrinin ipotek amacıyla yapılması dikkate alındığında davacıların muvazaalı işleme muttali olmaları ve işlemin de tarafı olmaları göz önüne alınarak taşınmaz gerçek hak sahibine döndürülmek ile birlikte üzerindeki takyidat lehtarlarının haklarının karşılıksız kalmamaları adına dosyaya feri müdahil olarak katılan bankanın da iddialarının sübuta erdiği gerekçesiyle takyidatların baki kalması yönüyle tescil kararına hükmedilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Mahkemece ölü kişi adına tescil hükmü kurulmasının hatalı olduğu, ayrıca tüm şerh ve hacizlerin davalılar için işlendiği, davacıların adının geçmediği, ipoteğin de davacıları bağlayan hiçbir yanı olmadığı, taşınmazın tüm takyidatlardan ari olarak iptal ve tescil hükmü kurulması gerektiği ileri sürülerek istinaf edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kayıt maliki olan davalı ...’in kararı istinaf etmediğini, istinaf konusu edilmeyen tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkin hüküm yönünden istinaf incelemesi yapılmadığını, ancak tapu kaydının iptaline karar verilen dava konusu taşınmazın miras bırakan ...adına tesciline karar verildiğini, davacıların veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tescil kararı verilmesi gerekirken ölü kişi adına tescil kararı verilmiş olmasının doğru olmadığını, bu nedenle kararın kaldırıldığını, taşınmaz üzerindeki takyidatlara yönelik istinaf itirazına gelince; taşınmaz üzerinde asli müdahil banka ve dava dışı banka ve kişiler lehine haciz şerhleri bulunduğunu, eldeki davada murisin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla taşınmazı temlik ettiği iddia edilmiş ise de, somut olayda muris muvazaası koşullarının oluşmadığının açık olduğunu, ancak yukarıda da değinildiği üzere kayıt maliki davalı tarafından karar istinaf edilmediği için iptal ve tescile ilişkin hükmün kaldırılmadığını, dava konusu taşınmazın muris ...tarafından damadı olan davalı ...'e bankadan çekilecek kredinin teminatı olmak üzere (inançlı işlem) devredildiğinin açık olduğunu, bu amaçla da davalı ... ve davacılar Abdullah ve ... Atilla'nın da bir dönem ortağı olduğu MODAR Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından çekilen kredilerin teminatı olarak taşınmaz üzerine ipotekler tesis edildiğini, yani taşınmazın muris tarafından teminat amacıyla devredildiğini, bunun davayı açan mirasçılar tarafından da bilindiğini, bu nedenle murisin devir işleminden sonraki takyidatların kaldırılmasına yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığını belirterek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun muris adına tescil hükmü kurulduğundan düzeltilmesi amacıyla kabulüne, incelenen mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Takyidatlardan ari tescil gerektiğine dair itirazlarını tekrarlayarak ilaveten, davacıların durumu bildiklerine dair delil olmadığını, hem muvazaa iddiasının kabul edilmesinin hem de takyidatlardan haberdar olunduğunun kabul edilmesinin çelişkili olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, üzerinde ipotek bulunan taşınmaza ilişkin muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil ile terdiden tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İBK; TMK'nın 706, TBK'nın 237 2. Bilindiği üzere ipotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. Taraflar mevcut ipoteği iradeleriyle tapuda yapacakları işlem sonucu kaldırabilecekleri gibi bir tarafın terkine rıza göstermemesi halinde ipotek bedelinin ödenmesi koşulu ile kaldırılmasını mahkemeden de isteyebilir. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5368, K. 2024/4648, T. 17.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5368-e-2024-4648-k-91dc5aad64c4