Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5353 E. 2024/4503 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5353
- Karar No
- 2024/4503
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1011 E., 2023/929 K. DAVACILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... DAVALILAR : Hazine vd. ASLİ MÜDAHİLLER : ... vd. vekilleri Avukat ..., ...vd. DAVA TARİHİ : 28.07.2016 KARAR : Başvurunun kabulü ile hükmün kaldırılarak davacılar ve asli müdahiller yönünden davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Muratlı Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/250 E., 2020/37 K. Taraflar arasındaki TMK'nın 713/2 nci maddesine dayalı olarak açılmış tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın asli müdahiller yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile hükmün kaldırılarak davacılar ve asli müdahiller yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve bir kısım asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 64 ada 186 parsel ve 96 ada 8 parsel sayılı taşınmazlara ait tapu kayıtlarında malik ... oğlu Sabri'nin yazılı olduğunu, bu taşınmazların zilyet sıfatıyla ve 50 yılı aşkın süredir müvekkillerinin murisi ... Gazanfer tarafından kullanıldığını, murisin ölümünden sonra da bu kullanımın devam ettiğini, zilyetliğe dava tarihine kadar itiraz edenin de olmadığını, Muratlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/416 Esas, 2015/123 Karar sayılı dosyası ile Muratlı Maliye Hazinesinin taşınmazlara kayyım atandığını ve taşınmazların malikinin kim olduğunun bilinmediği hususunun yargı yolu ile sabit olduğunu, taşınmazların müvekkileri adına zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğunu belirterek, dava konusu taşınmazların malik ... oğlu...adına olan tapu kayıtlarının iptali ile müvekkilleri davacılar adına baba adları da yazılmak suretiyle tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Asli müdahiller ... vd. vekili müdahale dilekçesinde özetle; müvekkillerinin gazete ilanı neticesinde davadan haberdar olduklarını, müvekkillerinin...in kız evlatları olarak mirasçılık sıfatlarının bulunduğunu, dava konusu taşınmazların 50 yılı aşkın süredir "Gazanfer" ailesinin zilyetliğinde olduğunu, davacıların dava dilekçesinin gerçeği tam olarak yansıtmadığını, taşınmazların kök muris Rıza Gazanfer tarafından ölüm tarihi olan 2008 yılına kadar kullanıldığını, kök muris Rıza'nın ölümü sonrasında ise ailenin tek erkek evladı olan ... tarafından taşınmazların kullanılmaya devam edildiğini, müvekkillerinin evlenmeleri neticesinde başka hanelere gittiklerini ancak bu durumun miras yoluyla gelen hukuki zilyetliklerini kesmediğini ileri sürerek, müdahale taleplerinin kabulü ile dava konusu taşınmazların kök muris...in mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında davacılar ile müvekilleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkil hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; kayıt malikine ait taşınmazlar yönünden idarenin kayyım tayin edildiğini, zilyetliğin nizasız ve fasılasız olma koşulu ile Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi 2 inci fıkrası şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 3. Asli Müdahil ... ve ... ortak vekili ise müadahale dilekçesinde özetle; davacılar ile diğer asli müdahillerin dilekçelerinde yer verdikleri iddiaların doğru olmadığını, dava konusu heri iki taşınmazın müvekkillerinin murislerine göçmen ... olarak verildiğini, davacıların bu durumu bildiklerini ve taşınmazlarda haksız şagil konumunda bulunduklarını, kullanımın nizalı olduğunu, bu sebeple ortada nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatı ile bir zilyetliğin söz konusu olmadığını, taşınmazlar malikinin gaip veya bilinmeyen biri de olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2020 tarihli ve 2016/250 Esas, 2020/37 sayılı kararı ile; "...olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı bakımından yapılan incelemede; tanık beyanları ve dosya kapsamındaki delillerden anlaşıldığı üzere kök muris Rıza Gazanfer’in dava konusu taşınmazları 50 yılı aşkın süredir zilyetliğinde bulundurduğu, davacıların murisleri ... Gazanfer'in zilyetliğinin ise...in zilyetliğine dayandığı..." gerekçesiyle; "1.Açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine, 2.Muratlı Belediyesine yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 3.Asli müdahilin davasının kabulü ile dava konusu taşınmazların ... oğlu Sabri'ye ait olan tapu kayıtlarının iptali ile kök muris İbrahim oğlu...in davacı mirasçılarının payları oranında tapuya kayıt ve tesciline..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesinde yer alan nedenlere dayanarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli ve 2021/1011 Esas, 2023/929 sayılı kararı ile "...dava konusu taşınmaza ait tapu kayıtları, kadastro tutanağı ve davacıların ileri sürdüğü hususlar ve dosya kapsamına göre tapu maliki ... oğlu Sabri'nin tanınan ve bilinen kişi olduğunun sabit bulunduğu, TMK'nın 713/2 inci maddesinde yazılı koşullar gerçekleşmediği halde mahkemece yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne kararı verilmesinin doğru olmadığı..." gerekçesiyle "...davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; 1-Açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine, 2-Muratlı Belediyesi'ne yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 3-Asli müdahillerin davasının reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV.C) bendinde kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile bir kısım asli müdahiller ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili ile bir kısım asli müdahiller ... vd. vekili temyiz dilekçelerinde özetle; davalarını TMK'nın 713/2 inci maddesinde yer alan taşınmazının malikinin 20 yıl önce öldüğü sebebine dayalı olarak açtıklarını, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı tarihine kadarolan süre yönünden kazanım şartlarının müvekkilleri lehine oluştuğunu, müvekkilleri lehine zilyetlik süresinin 50 yıldan fazla olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı TMK'nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan…” hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesinin ikinci fıkraları, 3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.04.1991 tarihli ve 1991/8-51 Esas, 194 Karar, 15.04.2011 tarihli ve 2011/8-111 Esas, 2011/180 Karar sayılı ilâmları. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve özellikle ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve bir kısım asli müdahiller ... vd. vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili ile bir kısım asli müdahiller ... vd. vekilinin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.