Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5273 E. 2024/77 K. – Mirasın Hükmen
Konu: Mirasın Hükmen Reddi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5273
- Karar No
- 2024/77
- Karar Tarihi
- Konu
- Mirasın Hükmen Reddi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/735 E., 2023/380 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılardan ... vekili, davalı Hazine vekili, davalı Yapı Kredi A.Ş. vekili, davalı ... ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Koop. vekili, davalı ... Büyükşehir Belediye vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisleri olan ...'nın terekesinin borca batık olduğunu belirterek mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...Ş. (temlik alan Dünya Varlık A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın açılmasında kusurları olmadığını, bu hususun def'i olarak da ileri sürülebileceğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. 2. Denizli Büyükşehir Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı sebebiyle davanın reddedilmesi gerektiğini, terekenin borca batık olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3. Davalı Yapı Kredi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, davanın açılmasında kusurları olmadığını, bu hususun def'i olarak da ileri sürülebileceğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. 4. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacıların alacaklıları zarara uğratmak maksadıyla mirası reddettiklerini, hak düşürücü sürede davanın açılmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. 5. Davalı HSBC Bank A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; yasal sürede davanın açılmadığını, terekenin borca batık olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davanın açılmasında kusurları olmadığını, bu hususun def'i olarak da ileri sürülebileceğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI: Mahkemenin 28.01.2016 tarihli ve 2012/349 Esas, 2016/69 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 28.01.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı HSBC Bank A.Ş. vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı Yapı Kredi A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 30.05.2019 tarih ve 2016/10028 Esas, 2019/4959 Karar sayılı ilamında; somut olayda, davacılardan ..., ... ve ...’ın avukatlarına verdiği vekaletnamelerde mirasın reddi yetkisinin bulunmadığı, bu yetkiyi içeren özel vekaletname temin edilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiği, mirasbırakanın ölüm tarihinde bankalardaki hesapları ve hesap hareketleri, mirasçıların terekeyi benimsemeye yönelik eylemleri, mirasbırakanın taşınmazının ve traktörünün ölüm tarihinden sonra mirasçıları tarafından kullanılıp kullanılmadığı ve mirasbırakanın aktif ve pasifinin kolluk marifeti ile araştırılmadığı, araç kaydının ölüm tarihine göre sorulmadığı ve mirasbırakana ait olduğu belirtilen işyerinin mülkiyeti, işyerindeki eşyalar, aktif ve pasif değerlerin araştırılmadığı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında murisin ölüm tarihi olan 24.03.2012 tarihinden sonra mirasçı ...'nın yaklaşık 5 yıl gibi bir süre ile işletmeyi işletmesinin terekeyi sahiplenme mahiyetinde kabul edilmesi gerektiği, bu işlemin mirası kabul anlamına gelmesi sebebiyle davacılardan ...'nın mirasın hükmen reddini talep edemeyeceği, murisin tereke aktifinin 4.887,75 TL olduğu, murisin borç miktarının ise 116.291,23 TL olduğu, murisin malvarlığının borçlarını karşılamaya yetmediği, terekenin pasifinin aktifinden fazla olması sebebiyle terekenin borca batık durumda olduğu, mirasçılardan ... dışındaki davacıların terekeyi kabul anlamına gelen bir işlemlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, muris ...'nın terekesinin borca batık olduğunun tespitine, davacılardan ..., ... ve ...'nın murisin mirasını 4721 sayılı TMK'nın 605 inci maddesi gereği hükmen reddetmiş sayılmalarına, davacılardan ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılardan ... vekili, davalı Hazine vekili, davalı Yapı Kredi A.Ş. vekili, davalı ... ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Koop. vekili, davalı ... Büyükşehir Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılardan ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının muris babasının iş yerini ihya ettiğini, müşteri portföyünü kullanmaktan başka bir durum olmadığını, murisin ölümünden sonra iş yerinin boşaltıldığını, kiraya veren ile iş yerini yeniden kiraladığını, maddi bir varlığa el atılmadığını kararın bu yönden hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; 3 aylık sürede mirasın reddedilmediğini, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca mirasçıların miras hisseleri oranında borçtan sorumlu olacaklarını, mirasçıların mirası kabul yönündeki eylemlerinin yeterince araştırılamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 3. Davalı Yapı Kredi A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; diğer mirasçıların mirası kabul yönündeki eylemlerinin yeterince araştırılamadığını, tereke malları üzerinde tasarrufta bulunduklarından davanın reddinin gerektiğini, traktörün satış işleminin 13.11.2014 tarihinde yapıldığının emniyet araştırmasında tespit edilmesine rağmen noterlikten gelen yazıda 05.01.1998 tarihli sözleşmenin gönderildiği belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 4. Davalı ... ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Koop. vekili temyiz dilekçesinde özetle; mirasçıların murisin terekesinde tasarrufta bulunduklarını, traktörün 13.11.2014 tarihinde satıldığının belirtildiğini, noterden gelen yazıda murise ait işlemin gönderilmediğini, ayrıca bozma ilamında belirtildiği şekilde traktörün mirasçılar tarafından kullanılıp kullanılmadığının araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 5. Davalı ... Büyükşehir Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde özetle; mirasçıların tereke malında tasarrufta bulunduğunu, 6360 sayılı Kanunun kapsamında ilçe belediyesinin davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 610 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, yapılan araştırma neticesinde murisin borcunun batık olduğu, davacı ... dışındaki davacı mirasçıların mirası benimsediklerine ilişkin bir işlemlerinin olmadığı anlaşılmakla; davacılardan ... vekili ile davalı Hazine vekili, davalı Yapı Kredi A.Ş. vekili, davalı ... ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Koop. vekili, davalı ... Büyükşehir Belediyesi vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılardan ... vekili ve davalı Hazine vekili, davalı Yapı Kredi A.Ş. vekili, davalı ... ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Koop. vekili, davalı ... Büyükşehir Belediyesi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı Hazine dışındaki temyiz edenlere yükletilmesine, Fazla yatırılan onama harcının davalı Yapı Kredi A.Ş.'ye iadesine, 1086 sayılı Kanunu'nun 440 ıncı maddesinin 3 inci fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.