Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5239 E. 2024/5591 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5239
- Karar No
- 2024/5591
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/860 E., 2023/1802 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/678 E., 2023/7 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ...ve davalı vekili Avukat ...geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların kardeş olduğunu, davalının 6273 ada 2 parsel sayılı taşınmazda kain 2 No.lu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın tapuda kayden maliki göründüğünü, müvekkilinin taşınmazı davalıya satış suretiyle devrini yapan eski malik ... 'ın banka hesabına satış tarihi olan 12.03.2014'de 123.000,00 TL, 300.000,00 TL ve tapu başvuru harcı olan 182,50 TL'yi ödediğini, müvekkilinin işlerinin yoğunluğu sebebiyle tescil işlemleri için tapu dairesine gidemeyeceğinden kardeşi olan davalı üzerine tescil işleminin yapılmasında bir sakınca görmediğini, dava konusu taşınmazın davacıya devredilmediğini iddia ederek dava konusu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, olmazsa taşınmazın rayiç bedelinin davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, tarafların şirket ortağı olarak yıllarca birlikte çalıştığını, ayrıca davalının 13 yıl boyunca davacının işçisi sıfatıyla şirketin her işine koştuğunu, düzenli maaş ve tazminat almadığını, müvekkilinin davacının usulsüz olarak çektiği banka kredi borçlarını ödediğini, davalının İzmir'de yazın sıcaktan bunalan yaşlı anne ve babasına ... İlçesinde yazlık arayışına girdiğini, dava konusu yazlık evi bulduğunu, davalının davacıdan olan alacağını istediğini, davacının da taşınmazın satış bedeli kadar olan meblağı müvekkili namına satıcının banka hesabına gönderdiğini, davacının yazlığı hiç görmediğini, müvekkilinin dava dışı bir taşınmazdan davacının tahliyesini talep edince davacının iş bu davayı haksız olarak açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "... davanın , inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istemi olduğu, davanın yazılı belge ile ispat edilebileceği, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının dava konusu taşınmazı satın aldığını kanıtlayamadığı, dosyaya ibraz edilen banka dekontlarınındaki bedelin dava konusu taşınmaz için verildiğinin belli olmadığı, havalenin bir borcun ifası için yapıldığının davacı tarafça ispatlanamadığı" gerekçesiyle asıl ve terditli davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...dava konusu taşınmaza ilişkin taraflar arasında dava konusu taşınmazın daha sonradan davacıya devredileceği yönünde düzenlenen inançlı işleme konu yazılı bir sözleşme bulunmadığı, yine davalıdan sadır olan bu yönde delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin de bulunmadığı, davacının taşınmazın satıcısına gönderdiği para havalelerinin davalıdan sadır olan belge niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle bu belgelerin taraflar arasındaki inanç sözleşmesini ispatlamaya yeterli delil başlangıcı niteliğinde belge olarak kabul edilemeyeceği, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı, davacının davasını ispat edemediği" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Banka dekontlarında davacının satıcıya yaptığı ödemenin dava konusu taşınmazın bedeli olduğunun açıkça belli olduğunu, dekontta taşınmaz bilgilerinin bulunduğunu ve davalı tarafın da bu hususu kabul ettiğini, 2. Havalenin bir borca karşılık yapılmadığının anlaşıldığını, 3. Davalının, davacının yaptığı ödemeyi işçilik alacağı ve iş sözleşmesinden kaynaklanan tazminat alacağına dayandırdığını, mahkemenin davalının bu hususlara ilişkin alacağının bulunup bulunmadığını araştırmadığını, davalının işten 2016 yılında ayrıldığını, 4. Müvekkilinin davalı tanığı ... ile husumetinin bulunduğunu, 5. Davalı tanığı ...'nun başka bir dosyadaki beyanının hükme esas alınmasının doğru olmadığını, 6. Davalının, müvekkilinin güvenini kötüye kullandığını, 7. Kardeşler arasındaki işlemlerde senetle ispat zorunluluğu bulunmadığını, 8. Banka dekontunun yazılı delil başlangıcı olduğunu, 9. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.