Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4908 E. 2023/5483 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4908
- Karar No
- 2023/5483
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/180 E., 2019/222 K. KARAR : Davanın reddine Hasımsız olarak İlk Derece Mahkemesinde açılan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 594 üncü maddesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde; Ankara ili, Akyurt ilçesinde bulunan birçok taşınmazda malik olarak görülen kişilerin ölü olduklarını ve bu güne kadar bu alandaki taşınmazlarla ilgili işlem yapılmadığını, dava konusu 179 parsel sayılı taşınmazda kadastro sırasında ... mirasçılarının malik olarak tespit edildiğinin anlaşıldığını, ancak bu taşınmazla ilgili olarak bu güne kadar herhangi bir işlemin yapılmadığını, tüm bu nedenlerle ... mirasçılarının araştırılmasını ve adı geçenin mirasçısının bulunamaması halinde ise mirasın devlete geçmesini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Akyurt Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/169 Esas, 2015/257 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 2016/8355 Esas ve 2019/2546 Karar sayılı ilamında belirtilen "...UYAP üzerinden yapılan incelemede 179 parsel sayılı taşınmazın 23.11.2015 tarihinde kişinin kimlik bilgilerinin düzeltildiği ve kayıt malikinin ... ... olduğu, 07.06.2016’da 3402 sayılı Kanunun 22/a maddesi gereğince yenilemeye tabi tutulduğu, ancak taşınmazın güncel tapu kaydının dosya arasında olmadığının anlaşıldığı, öte yandan davanın 18.12.2012 tarihinde açılarak mahkemenin 2012/233 Esas sayılı dosyasına kaydedildiği, 11.01.2013 tarihinde aynı mahkemenin 2012/142 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, ancak temyize esas olan hükmün 2015/169 Esas sayılı dosya üzerinden verildiğinin anlaşılmış olmasına karşın dosyada 2012/142 Esas sayılı dosyadan ilgili parselin kayıt malikinin mirasçılık belgesinin talebine ilişkin tefrik kararına rastlanamadığı, tüm bu açıklamalar ışığında mahkemece 2012/142 Esas sayılı dosyanın onaylı bir örneğinin dosya arasına alınması gerektiği, 12.04.2013 havale tarihli iki adet ilanın da ilan yeri ve zamanının da belirli olacak şekilde dosyaya eklenmesinin gerektiği, 179 parsel sayılı taşınmazın tedavüllü güncel tapu kaydı, kadastro tutanağı, varsa dayanak kayıtları ve vergi kayıtları, taşınmaza ait tüm dayanak bilgi ve belgelerinin tapu sicil müdürlüğünden getirtilmesinin gerektiği, murisin adres ve kimlik bilgileri, nüfus kayıtlarının Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden sorulmasının gerektiği, Kadastro tespiti esnasında bilirkişi ve muhtar olarak görev yapan kişilerin hayatta olup olmadıklarının kolluk kuvveti aracılığıyla tespit edilmesinin gerektiği, hayatta olduklarının anlaşılması halinde ise tanık olarak beyanlarına başvurulmasının gerektiği, bu kişilerin hayatta olmadıklarının anlaşılması halinde ise taşınmazın evveliyatını, kullanımını vs. ..., görgüye ya da duyuma dayalı bilgisine başvurulabilecek köyün yaşlı kişilerinin tespiti sağlanıp tanık olarak dinlenilmelerinin gerektiği, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişiler de tekrar dinlenilerek beyanlarında geçen ... ... ile 179 parselin kayıt maliki ... arasında irs bağının bulunup bulunmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesinin gerektiği, muris ...’nin mirasçılarının tespit edilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, muris ...’nin mirasçıları tespit edilmeksizin yalnızca 179 parsel sayılı taşınmazın mirasçılarının bulunduğu gerekçesiyle eksik araştırma sonucunda davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği..." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Akyurt Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli ve 2019/180 Esas, 2019/222 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Kararın hatalı olduğunu, 2. Mahkemece verilen hükmün mahalli bilirkişilerin net ve açık olmayan beyanlarına göre verildiğini, 3. Tapulamanın üzerinden 60 yıl geçmesine rağmen bugüne kadar taşınmaz ile ilgili herhangi bir işlemin yapılmamış olmasının taşınmaz malikinin mirasçısının olmadığına karine teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 594. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 ... maddesi, 438 ... maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun'un 114 ve 115 ... maddeler ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 594 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 ... maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.