Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4798 E. 2023/6409 K.

Konu: El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4798
Karar No
2023/6409
Karar Tarihi
Konu
El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/29 E., 2019/530 K. KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacı kurumun maliki olduğu 8 No.lu bağımsız bölümün 2886 sayılı Yasa'nın 45 inci maddesine göre açık teklif usulü davalı ...'e 31.12.2011 tarihine kadar kiralandığını, ancak çekişmeli bağımsız bölümü davalı ...'in kardeşi olan diğer davalı ...'e kullandırdığını, davalı ...'ın kira sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakka dayanmaksızın çekişmeli bağımsız bölümü kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek, davalıların çekişmeli 8 No.lu bağımsız bölüme el atmalarının önlenmesini ve 31.12.2011 tarihinden dava tarihine kadar toplam 11.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ..., bağımsız bölümde kiralandığı tarihten itibaren kardeşi olan diğer davalı ...'ın ikamet ettiğini, diğer davalının kira vd. giderleri ödememesi üzerine 16.12.2011 tarihli dilekçe ile birikmiş kira alacaklarını ödediğini, taşınmazı yeniden kiralamayacağını ve kardeşi olan ...'ın taşınmazı işgal ettiğini davacıya bildirdiğini, bu nedenle davanın kendisine yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ..., bağımsız bölümde 2011 yılının başından itibaren ikamet ettiğini, bu duruma diğer davalı ...'in muvafakat verdiğini bildirip davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; kira sözleşmesinin sona erdiği tarihte davalıların işgalci konumuna düştüğü gerekçesiyle davalıların çekişmeli 8 No.lu bağımsız bölüme yönelik el atmalarının önlenmesine ve ecrimisil isteğinin kısmen kabulü ile 10.391,27 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince: “…çekişme konusu 8 No.lu bağımsız bölümün Ümmügülsüm Vakfı ile Sultan Beyazıt Vakfı adına kayıtlı olduğu, davalı ...’in anılan bağımsız bölümü 16.02.2011 ile 31.12.2011 tarihleri arasında ihale usulüyle davacıdan kiraladığı ancak davalı ...’in kiraladığı bağımsız bölümü kendisi kullanmayıp kardeşi olan diğer davalı ...’ın kullanmasına önce rıza gösterdiği, ancak ...’ın kiraları süresinde ödememesi üzerine davalı ...’in birikmiş kira borçlarını ödeyerek diğer davalı ...’ın taşınmazda rızası dışında oturmaya devam ettiğini davacı kuruma 21.11.2011, 17.01.2012 ve 05.03.2012 tarihli dilekçeleri ile bildirdiği, kira sözleşmesinin 31.12.2011 tarihinde bitimi ile çekişmeli bağımsız bölümde davalı ...’ın kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakka dayanmaksızın oturmaya devam ettiği, kira sözleşmesinin bitimi sonrası davalı ...’in çekişme konusu 8 No.lu bağımsız bölüme herhangi bir müdahalesi olmadığı gözetilerek davalı ...’e yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin doğru olmadığı; öte yandan davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, HUMK'nın 413 üncü ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16 ncı maddesi uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından (04.03.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İ.B.K.) ibaret olacağı, davanın el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istekleri üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, ancak yargılama sırasında el atmanın önlenmesi isteği yönünden çekişmeli bağımsız bölümün keşfen değeri saptanarak harç ikmali yaptırılmadığı gibi hükümde de sadece kabul edilen ecrimisil isteği yönünden karar ve ilam harcına hükmedildiği , öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi, diğer taraftan davalı ...’in çekişmeli bağımsız bölüme haksız müdahalede bulunmadığı gözetilerek, davalı ...'e yönelik açılan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının reddine karar verilmesi gerekirken anılan hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı….” gerekçeleriyle karar bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 13.06.2019 tarihli ve 2018/29 E., 2019/530 K. sayılı kararıyla; kira sözleşmesinin 31.12.2011 tarihinde bitimi ile çekişmeli bağımsız bölümde davalı ...’ın kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakka dayanmaksızın oturmaya devam ettiği, kira sözleşmesinin bitimi sonrası davalı ...’in çekişme konusu 8 No.lu bağımsız bölüme herhangi bir müdahalesi olmadığı gerekçesiyle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talepleri açısından davalı ... yönünden davanın reddine; el atmanın önlenmesi talebi yönünden davalı ... yönünden davanın kabulüne, ecrimisil talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her iki davalının da taşınmazı kullandığını, davalı ...’in taşınmazı davacı kuruma teslim etmediğini, anahtarlarını da kuruma vermediğini, davacı kurum aleyhine haksız yere yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, yargılama giderlerinin de hatalı hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet ... gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet ... herkese karşı ileri sürülebileceği gibi hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur. Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda verilen temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Mahkemece davalı ... yönünden el atmanın önlenmesi talebinin kabul edilmesine rağmen davacı tarafından el atmanın önlenmesi talebi yönünden yatırılan tamamlama harcının davalıdan tahsiline karar verilmemiş olması hatalı olup bozmayı gerektirir. Ancak, bu husus hükmün yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’nın 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir V. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) No.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun (F) fıkrasının hükümden çıkarılmasına, yerine, “F-Davacının yaptığı temyiz öncesi 837,55 TL ile tebligat gideri 222,30 TL, bilirkişi ücreti 500,00 TL, keşif harcı 253,80TL olmak üzere toplam 1.813,65 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına 1.704,00 TL ile 709,82 TL ecrimisil yönünden, 2.078,25 TL (tamamlama harcı) el atmanın önlenmesi yönünden karar ilam harcının davalı ...'dan alınıp davacıya verilmesine, fazla giderin davacı üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılmasına, hükmün 1086 sayılı HUMK’nın 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4798, K. 2023/6409, T. 20.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4798-e-2023-6409-k-15738ecc8230