Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4775 E. 2024/3794 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4775
- Karar No
- 2024/3794
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1497 E., 2023/1328 K. DAVA TARİHİ : 04.01.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1 E., 2023/65 K. Taraflar arasındaki inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin girdiği ekonomik sıkıntılar nedeniyle başladığı inşaat projelerini tamamlayabilmek için etrafından borç para bulma arayışına girdiğini, müvekkilini Kırklareli'den emlakçılık yapan kişilerin davalı ile tanıştırmış olduklarını, davalının müvekkiline 100.000,00 TL borç para verdiğini; davalının, müvekkilinden 100.000,00 TL borcun çok üstünde değeri olan davaya konu taşınmazın kaydının üzerine yapılmasını istediğini, davacı müvekkilin kendisine olan borcunu ödediğinde tapuyu ona geri iade edeceğini söylediğini, böylece taraflar arasında sözlü olarak inançlı işlem sözleşmesi kurulduğunu, bu iş ve işlemlere müvekkiline vekaleten ...'nın aracılık ettiğini, müvekkil tarafından alınan borcun davalıya ödendiğini, ancak davalı tarafından inançlı işlemle alınan davaya konu taşınmazın tapusunun iade edilmediğini ileri sürerek, davaya konu taşınmazın kaydının iptali ile davacı adına tesciline olmadığı takdirde şimdilik 20.000,00 TL inançlı işlem nedeniyle uğranılan zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından yazılı delil sunulmadığını, taşınmazın satın alındığını ve paranın elden verildiğini, borç olarak bir para verilmediğini, taşınmazın geri verileceği şeklinde bir anlaşma yapılmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yazılı delil veya delil başlangıcı sayılabilecek bir belge sunmadığı, inanç sözleşmesinin tanık ile ispatının mümkün olmadığı, davalı tarafın da inanç sözleşmesini kabul etmediği, davacının yemin deliline dayandığı, mahkemece yemin delilinin hatırlatılması üzerine yemin delilinden vazgeçtiği, davacının dayandığı inanç sözleşmesini ispat edemediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ve davalı tanığı ... kötü niyetli olarak, müvekkiline ait taşınmazı iade etmemek üzere fikir ve eylem birlikteliğinde olduğunu, tanık olarak dinlenen ...'nın tarafların tapudan satış yaptıklarını ifade ettiğini, oysa satışın ... tarafından vekaletle yapıldığını, davalı tanığı ...'in davalının ...'ya 150.000,00 elden verdiğini, orada olduğunu ifade etmesi, müvekkilinin değil ...'nın orada olması, davalının parayı ...'ya vermesinin aralarındaki ilişkiyi ortaya çıkardığını, resmi senette satış bedelinin 37.500,00 TL gösterilmesinin nedeninin inanç sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin satış yapan vekilinin, davada davalının tanığı olduğunu ve gerçekleri anlatmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu iş yeri niteliğindeki taşınmaz davacının ortağı olduğu dava dışı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tapu kayıtlı iken davalı adına tapuya tescil edildiği, satış işleminin dava dışı tapu maliki şirket temsilcisi ortakların vekili tarafından gerçekleştirildiği, davacının, dava konusu taşınmazda hiç malik olmadığının tapu kaydından anlaşıldığı, davacının dayandığı inanç sözleşmesi gereği olarak iptali istenilen taşınmazda kayıt maliki olmadığı, inanç ilişkisinden kaynaklanan bir durum olduğu gözetildiğinde davacının davada aktif taraf ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerektiği, davacı taraf iddiasını ve inanç sözleşmesinin varlığını yazılı delil veya delil başlangıcı niteliğinde belge ile ispatlayamadığı, davacı vekilinin delil listesinde açıkça yemin deliline dayandığı, mahkemece davacıya davalıya yemin teklif etme hakkının bulunduğunun hatırlatıldığı, davacının yemin delilinden vazgeçtiği yemin deliline dayanmadığını açıkça beyan ve imza ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.