Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4559 E. 2023/5519 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4559
Karar No
2023/5519
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/78 E., 2022/518 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında görülen tapu iptali tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Hukuk Genel Kurulunca Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava konusu 1671 ve 1672 parselin 40 yıldan fazla süre müvekkili tarafından kullanıldığını, taşınmazların tapulama sırasında belirsiz kişiler adına tespit edildiğini, tapu kaydından kim olduğunun bilinmediğini, kaydın hukuki değerini yitirdiğini ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptaliyle müvekkili adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili, açılan davanın reddiyle kayıt maliklerinin tespit edilememesi halinde taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.12.2011 tarihli ve 2008/111 Esas, 2011/651 Karar sayılı ilamı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1671 ve 1672 numaralı parsellerin tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 20.01.2015 tarihli ve 2014/26309 Esas, 2015/1095 Karar sayılı kararıyla; "dava konusu taşınmazların dayanak tapu kaydı ile vergi kaydına dayalı olarak ... oğulları ..., ..., ... ve ... mirasçıları tespit edildiği, kadastro tutanağındaki bu açıklamalar ve dayanak kayıtlar nazara alındığında malikin tapu kütüğünden anlaşılamadığı sonucuna ulaşılmasına olanak bulunmadığı, mahkemece, koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine, davalı Hazine vekilinin tescil talebi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiği" belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mahkemenin 03.02.2016 tarihli ve 2015/642 Esas, 2016/27 Karar sayılı ilamıyla; 07.12.2011 tarihli ve 2008/111 Esas, 2011/651 Karar sayılı önceki kararda direnilmesine, davanın kabulüyle, 1671 ve 1672 numaralı parsellerin tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. 4. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 5. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.03.2021 tarihli ve 2020/8-686 Esas, 2021/334 sayılı Kararıyla; "dava konusu taşınmazlara ait tapu kaydı ve tapulama tutanağındaki açıklamalara göre kayıt malikleri ölü ... oğlu ..., ..., ... ve ... mirasçılarının kim olduğuna yarar bilgilerin tapu kütüğünde mevcut olduğu, adı geçenlerin tapu kayıtlarında, tapulama tutanaklarında isimleri bulunan, tanınan ve bilinen kişilerden oldukları anlaşıldığından, mahkemece, davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, diğer taraftan, malikin dava tarihinde bilinmediği kabul edildiğinden TMK'nın 501 ... maddesine göre tapu malikinin hiç mirasçı bırakmadan ölmesi hâlinde ölen ... kişinin mirasının devlete kalacak olması durumunda başlangıçta davalı olarak Hazine gösterilmek suretiyle taraf teşkili sağlanabileceği, davalı Hazine tarafından, tapuda malik olarak görünen kişilerin vefat etmiş ve mirasçı bırakmamış olduklarının tespit edilmesi hâlinde taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesinin talep edildiği, bu durumda toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek Hazinenin tescil talebi bakımından olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen ... Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların tapu kütüğüne göre ..., ..., ... ve ... mirasçılarına ait olduğu, tapu kütüğünde sahibi belli olan bir taşınmazı bir kimsenin 20 yıldan ... bir süre kullansa ve bu taşınmazda kimsenin bir talebi bulunmasa bile hukuken kazanamayacağı, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun da kararının bu yönde olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyizinde, kayıt maliki kişilerin vefat ettiğinin ya da mirasçısı olup olmadığının ya da kimlik bilgilerinin tespit edilemediğini, kim olduklarının anlaşılamadığını, müvekkillerinin 40 yılı aşan zilyetliğinin korunması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TMK'nın 713/2 nci maddesinde yer ... "…maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan…" nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesinin 2 nci fıkrası, 501 ... maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 18 ... maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 ... maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4559, K. 2023/5519, T. 20.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4559-e-2023-5519-k-9e48b8ff9515