Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4543 E. 2023/5685 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4543
- Karar No
- 2023/5685
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/693 E., 2023/61 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/7 E., 2017/173 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu kaydındaki şerhin terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; kadastro yenileme çalışmaları sırasında maliki olduğu 101082 ada 1 parselin, mera parseline binmeli olması nedeniyle kaydına mükerrer şerhi verildiğini ileri sürerek; şerhlerin kaldırılmasını, yapılan kadastro yenileme çalışmalarının iptali ile şirkete ait alanın düzeltimini talep etmiş; 09.05.2017 günlü oturumda Hazine ile Kadastro Müdürlüğü aleyhindeki kadastro yenileme çalışmasının iptali talepli davanın tefrikine karar verilerek, mera parseli ile mükerrerlik şerhinin iptali talebine münhasıran yargılamaya devam edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; öncelikle dava şartı yokluğu, husumet, görev, zamanaşımı, yargı yolu itirazları değerlendirilerek, davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2017 tarihli ve 2017/7 Esas, 2017/173 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; taşınmazı tapuya ... ilkesi uyarınca edindiğini, tapu kaydındaki şerhin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte mükerrerliğin taşınmazın tamamına yönelik olmadığı ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmü istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli ve 2018/1329 Esas, 2020/1038 Karar sayılı ilk kararıyla; "...Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 09.05.2017 günlü ve 2017/7 E. - 2017/173 K. sayılı kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 2. maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; davanın kabulü ile, davacının maliki olduğu, Ankara ili, Sincan İlçesi, Temelli/Alıcı Mahallesi, 101082 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 05.03.2014 gün ve 6225 yevmiye ile işlenen “Bu parselde mera parseli ile mükerrerlik vardır.” şerhinin terkinine..." karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 09.02.2022 tarih ve 2021/2011 Esas, 2022/836 Karar sayılı bozma ilâmıyla; "... Tapu kütüğüne esas itibarıyla mülkiyetin veya sınırlı ayni hakların iktisabına veya bunların kaybedilmelerine ilişkin tescillerin yazıldığı, geniş anlamda tescil ise kütüğe yazılan her husus olup nitekim kütük sahifesinde mülkiyet, rehin ve irtifak hakları sütunları dışında bir de “şerh” ve “beyanlar” adı altında iki sütun daha bulunduğu, ancak bir hususun şerh veya beyanlar sütununa yazılmasının taşınmazın ayni hakka ilişkin statüsünde bir değişiklik meydana getirmeyeceği, şerhten amaç; ilişkin bulunduğu hukuki durumu üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale getirmek, hukuki duruma aleniyet kazandırmak olup bu yönü ile şerhin ayni bir etki özelliğini gösterdiği, hangi hakların tapu kütüğüne şerh edileceğinin kanunla belirlendiği, dolayısıyla kanunun belirlemediği bir hakkın, tapu kütüğüne şerh edilemeyeceği, TMK’nun 1009 ila 1011 ve Tapu Sicil Tüzüğünün 54 ila 66. maddelerinde düzenlenen şerhlerin, üç amaca yönelik bir tapu işlemi olduğu, şahsi hakların kuvvetlendirilmesini, malikin tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasını ve muvakkat (geçici) tescilin tapu kütüğüne yazılmasını sağladığı, öte yandan, Tapu Sicil Tüzüğünün 52/2 maddesinde, "Tescil, değişiklik, terkin veya düzeltmeyi yolsuz duruma getiren hukuki veya teknik sebeplerin Müdürlükçe tespiti halinde bu husus kütüğün beyanlar sütununda re'sen belirtilir. " düzenlemesine yer verildiği, yukarıda belirtilen yasal düzenlemelerle birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacıya ait 101082 ada, 1 sayılı parselin mera parseli ile çakışmalı-binmeli olduğundan tapu kaydındaki şerhin dayanağının bulunduğu, kayıtlardan biri iptal edilmediği sürece mükerrer olan kaydın devri halinde Hazine’nin sorumlu olacağının muhtemel olduğu, şerhin varlığında her iki tarafın hukuki menfaatinin bulunduğu, o halde mükerrer kaydın iptali gerçekleşmeden şerhin kaldırılmasına karar verilmesinin doğru görülmediği, kararın bozulması gerektiği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay bozma ilâmındaki gerekçelerle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 20.01.2023 tarihli ve 2022/693 Esas, 2023/61 Karar sayılı kararıyla; hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 09.02.2022 tarihli ve 2021/2011 Esas, 2022/836 Karar sayılı bozma ilâmındaki gerekçelerle; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 ... bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava konusu taşınmaz 4748 m² yüzölçümlü olduğu hâlde dosyadaki bilirkişi raporunda taşınmazın 2889 m²'lik kısmının 877 sayılı mera parseli ile çakışmalı olduğunun tespit edildiğini, buna karşın tapu kaydındaki şerhin parselin tamamının mera parseli ile mükerrer olduğu olasılığını yarattığını, şerhin kabulü anlamına gelmemekle beraber bir an mükerrer olduğu düşünülecek olsa dahi sadece 2889 m² için geçerliliğinin kabulü gerektiğini, 101082 sayılı parsel üzerinde kadastro yenileme çalışmaları yapılmamış olduğu hâlde tapu kütüğüne mükerrerlik olduğu yönünde şerh konulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; tapu kaydındaki şerhin terkini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre; bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre de; bölge adliye mahkemesi, peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet ... dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir. Burada artık ilk derece mahkemesinin bir kararı mevcut değildir; bozulan karar bölge adliye mahkemesinin kararıdır, bu nedenle dosya kararı bozulan mahkemeye gönderilmektedir. Bölge adliye mahkemesi, yaptığı değerlendirmede bozma kararının doğru olduğu kanaatine varırsa bozmaya uyma kararı verecektir. Bu kararın anlamı, bölge adliye mahkemesinin ... olduğu önceki kararının hatalı olduğu ve Yargıtayın bozma kararı doğrultusunda yeniden inceleme yaparak bir karar vereceğidir. Bozmaya uyma kararı ile bozma kararı lehine olan taraf için bir usuli müktesep hak doğar (Pekcanıtez Usul-Medeni Usul Hukuku, 15. Bası, İstanbul 2017 III.Cilt, Sh.2302 vd.). 3. Başka bir anlatımla, Yargıtayın bozma kararına uyan bölge adliye mahkemesi, bozma kararı uyarınca yargılama yaparak ... bir karar verir (..., .../..., ... İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2020, s. 537). 3. Değerlendirme 1. Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373’üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bozma ilâmına uyulduğuna göre, bundan sonra yapılacak iş; bozmaya uygun olarak, yeniden esas hakkında karar vermekten ibarettir. 2. Buna rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince Yargıtay bozma ilâmı yanlış yorumlanarak, daha öncesinde kaldırılmasına karar verdiği, dolayısıyla hükümsüz hâle gelen İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun tekrardan incelenerek başvurunun esastan reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.