Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4279 E. 2024/3841 K. – Muhdesat Aidiyet

Konu: Muhdesat Aidiyetinin Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4279
Karar No
2024/3841
Karar Tarihi
Konu
Muhdesat Aidiyetinin Tespiti

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1055 E., 2023/635 K. DAVA TARİHİ : 20.11.2015 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Birecik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/29 E., 2020/89 K. Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; (tarafların hissedarı olduğu 214 parsel sayılı taşınmaz hakkında Birecik Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/98 Esas sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ve dosyada müvekkillerinin taşınmaz üzerindeki muhdesat hakkında tespit davası açmak üzere süre verildiğini, taşınmaz üzerindeki bağ evini davacı ... tarafında meydana getirildiğini, taşınmaz üzerindeki ağaçların dikilmesi ve bakımının da müvekkilleri tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürerek muhdesat aidiyetinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu edilen taşınmazdaki muhdesatların davacılar tarafından değil, tarafların babaları ve dedeleri tarafından oluşturulduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanlarına göre dava konusu taşınmaz üzerindeki fıstık ağaçlarının tarafların dedeleri ve babaları tarafından dikildiğini, zeytin ağaçlarının davacı ... tarafından dikildiğini, havuzun ise davacı ... tarafından inşa edildiğini, yine taşınmaz üzerindeki evin yapı malzemelerinin tarafların babaları sağken bir kısmının alındığı sonrasının ise taşınmazdan elde edilen gelir ile bir kısım davacılar ve tarafların anneleri tarafından alınan yapı malzemeleri ile yapının yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 07.03.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda F harfi ile belirtilen alandaki zeytin ağaçlarının ve M harfi ile belirtilen havuzun davacı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece fıstık ağaçlarının tarafların babaları ve dedeleri tarafından yapıldığı gerekçesiyle taleplerinin reddine karar verilmiş ise de dava konusu taşınmazın 1990 tarihinden beri fiili olarak paylaşımlı kullanılageldiğini, davacıların kendilerine düşen yerdeki ağaçların yenisini diktiklerini, ağaçların bakım budama ilaçlama gibi bakım masraflarının davacılar tarafından karşılandığını, taşınmaz üzerindeki bağ evinin davacı ...'in taşınmazdan elde ettiği gelir ile yapıldığını, davalının taşınmaz üzerinde kendisine düşen kısımda hiç bir bakım yapmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının müvekkilleri lehine kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı istinaf dilekçesinde; taşınmazdaki zeytin ağaçlarının annesinin sağlığında onun geliri ile dikildiklerini, davacı ... dışındaki davacıların taleplerinin reddedilmesine rağmen yargılama giderlerinin neredeyse tamamının kendisine yükletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının lehine kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatların teknik bilirkişiler tarafından tespit edildiği, tanık beyanlarından taşınmaz üzerindeki muhdesatlardan bilirkişi raporunda F ve M harfi ile işaretli olanların davacı ... tarafından meydana getirildiği, diğer muhdesatların ise tek başına davacılar tarafından meydana getirilmediği, davacı ... dışındaki davacıların iddialarının bakım ve iyileştirme kapsamında olduğu ve muhdesatın aidiyetinin konusu olmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekili ve davalının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkilleri lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davalı; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 684 ve 718 inci maddeleri. 2. 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir  arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde  dikilen ağaçları anlamak gerekir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalı tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4279, K. 2024/3841, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4279-e-2024-3841-k-9fe608cbf890