Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4120 E. 2024/4333 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4120
- Karar No
- 2024/4333
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/256 E., 2023/740 K. ASIL DAVADA DAVACI-BİRLEŞTİRİLEN DAVADA ASIL DAVADA DAVALI-BİRLEŞTİRİLEN DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/383 E., 2020/205 K. Taraflar arasındaki asıl davada el atmanın önlenmesi, tahliye ve ecrimisil; birleştirilen davada alacak isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince "asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile davalının 5 numaralı bağımsız bölüme haksız el atmasının önlenmesine ve tahliyesine, davacı tarafın ecrimisil talebinin reddine; birleştirilen alacak davası yönününden 50.000,00TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine" karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca birleştirilen dava bakımından kesin, asıl dava bakımından ise 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 (iki) haftalık süre içinde Yargıtayda temyizi kabil olmak üzere" karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2023 tarihli ek kararı ile "eksik nispi temyiz harcının tamamlaması ihtarını içerir muhtıranın 27.05.2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı" gerekçesiyle "birleştirilen davada davacı- asıl davada davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine" karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 30.03.2023 tarihli karar asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekilince ecrimisil bedeli yönünden; 05.07.20203 tarihli ek karar ise birleştirilen davada davacı-asıl davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekilinin temyiz istemi ecrimisil bedeline ilişkindir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre ecrimisil bedeli yönünden harçlandırılan dava değeri ve temyize konu edilen toplam miktar 96.534,66 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nın altında kalmaktadır. II- Birleştilen davada davacı-asıl davada davalı vekilinin temyiz istemi ise, nispi temyiz harcının verilen sürede yatırılmaması nedeni ile temyiz dilekçesinin reddine yönelik Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2023 tarihli ek kararına ilişkindir. HMK'nın 366 ncı maddesi yollamasıyla uygulanması gereken 344 üncü madde hükmünde; temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödeneceği, bunların eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlattırılacağı, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkemece temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verileceği, bu kararın da temyiz edilmesi halinde ise 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmünün kıyasen uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2021/256 Esas, 2023/740 Karar sayılı ilamının birleştirilen davada davacı-asıl davada davalı vekiline tebliğ edildiği ve maktu temyiz yoluna başvurma harcının 17.05.2023 tarihinde yatırıldığı dosyada bulunan sayman mutemet belgesinden anlaşılmaktadır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesince, harcın nispi yatırılması gerektiği ve bu eksikliğinin giderilmesi için birleştirilen davada davacı-asıl davada davalı vekiline muhtıra tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre verildiği, muhtıranın, 27.05.2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen verilen kesin süre içinde harç eksikliği tamamlanmadığından Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2023 tarihli ek kararıyla temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesinin "temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına” ilişkin kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile 05.07.2023 tarihli ek karara ilişkin hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 2.Bölge Adliye Mahkemesince verilen 05.07.2023 tarihli ek kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı-birleştirilen davada davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.