Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4048 E. 2024/3901 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4048
Karar No
2024/3901
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1564 E., 2023/1807 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/421 E., 2023/247 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, eski hale getirme, ecrimisil ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin 373-375 bölme numaralı bulunan orman arazisini özel ağaçlandırma izni ismi altında 49 yıllığına 73.400,00 metrekarelik alanı ... Orman Bölge Müdürlüğünden 17.09.2014 tarihinde kiraladığını, dilekçe ekinde sundukları krokilerde belirtildiği üzere ... Orman Bölge Müdürlüğü müvekkiline 49 yıllığına kiraladığı yerin belli bir kısmını davalı tarafın kiralandığını, bu durumdan ayrı olarak ... İnş. Ltd. Şti'nin müvekkilinin kiralamış olduğu ve aynı zamandan kendine ait olmayan kısmına bir yılı aşkın süredir 10.000 kamyon hafriyat döktüğünü, müvekkilllerinin ağaçlandırma işlemini yapmasını engellendiğini, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/44 D.İş sayılı dosyası ile mahallinde tespit yapıldığı, tespit sonucu hazırlanan rapor ile davalının haksız bir şekilde 99.456,10 metreküp hafriyat müvekkillerinin arazisine döktüğünü, dava konusu yerde ağaç dikilebilmesi için gerekli zeminin hazırlandığı ancak davalı tarafın hafriyat dökmesi sonucu herhangi bir dikiminin yapılamadığının açıkça tespit edildiğini, bu tespit raporuna davalıca herhangi bir itirazda bulunulmadığını ve raporun kesinleştiğini ileri sürerek el atmanın önlenmesine ve taşınmazın eski hale getirilmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL ecrimisil ve 1.000,00 TL zararlarının temerrüt faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini; birleştirilen davada ise davacı vekili asıl davadakiyle aynı taleplerle 2021 yılından geriye dönük olarak 5 yıllık ecrimisil bedelinin doğduğu yıldan itibaren oluşacak faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların ispat yükü kendi üzerlerinde olmasına karşın, davalı tarafından bildirilen ve dosya arasına celp edilen belgeler incelendiğinde, davacılarla dava konusu taşınmazlar için yapılan kira sözleşmesinin 17.09.2014 tarihinde başlaması, davalı şirketin aynı arazi için 22.10.2010 tarihinde başlayan süre ile 2 yıl olarak verilen döküm sahası izninin 73.350,95 metrekare olduğu düşünüldüğünde ağaçlandırma için davacıya tahsis edilen dava konusu arazinin neredeyse tamamının öncesinde verilen resmi izin ile döküm sahası olması, döküm sahası izni devam ederken aynı arazinin çakışır haliyle davacıya kira sözleşmesi ile ağaçlandırma izni verildiği, davalının aldığı tünel işinden çıkan hafriyat ile izin alınan alana dökülen hafriyat miktarlarının uyuşmadığı, hafriyatın bir kısmının dava dışı şirketle davalı arasında yapılan 15/07/2013 tarihli beton temin sözleşmesi gereğince dava dışı şirkete teslim edildiği ve bir kısmının ise başka bir işin yüklenicisi olan yine dava dışı şirketin yapımını üstlendiği ...-... Köprüsü yolunun dolgu işlerinde kullanıldığı, dava konusu taşınmaza dökülen hafriyatın davalı tarafından döküldüğü hususunun açıkça ispatlanamadığı gerekçeleriyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalar davacısı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl ve birleştirilen davalar davacısı vekili istinaf dilekçesi ile özetle; Mahkemece verilen kararın hukuken hatalı ve haksız olduğunu, iddialarını ispatlayamadıkları gerekçesi ile davayı reddetmesinin fahiş bir hata olduğunu, hafriyatların davalı tarafça döküldüğü konusunda kesin hüküm söz konusu olup, bu durumun davacı müvekkili lehine usulü kazanılmış hak olduğunu, müdahalenin men davalarında bu infaz aşamasında da olsa miktarın müdahale edene yükletilmesi gerektiğini, dava konusu müvekkillerine ait araziye davalı tarafından el atıldığının dosya içerisindeki raporlar ile tereddüte yer vermeyecek şekilde kesin olduğunu, davalı lehine yükletilen vekalet ücretinin de kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davalar davacısı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalar davacısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleştirilen davalar davacısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçelerindeki, istinaf aşamasındaki beyanlarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi, ecrimisil, eski hale getirme ve tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur. Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davalar davacısı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleştirilen davalar davacısı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4048, K. 2024/3901, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4048-e-2024-3901-k-1de1c1fdfa49