Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4028 E. 2024/3701 K.

Konu: Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4028
Karar No
2024/3701
Karar Tarihi
Konu
Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1834 E., 2023/1825 K. DAVA TARİHİ : 18.01.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/83 E., 2023/221 K. Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.09.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; hakkında ortaklığın giderilmesi davası açılan dava konusu 104 ada 11 parsel sayılı taşınmazın taraflar adına paylı şekilde kayıtlı olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı binanın davacının murisi ... tarafından inşa edildiğini, bu konuda ... ile davalıların murisi ... ve ... arasında 11.06.2003 tarihli protokol düzenlendiğini, protokol kapsamında taşınmazın ½ hissesi ile yapının 2 ve 4 üncü katlarının mülkiyetinin muris ...’a bırakıldığını, aynı protokolde 4 katlı binanın davacının murisi ... tarafından verilen paralar ile inşa edildiğinin taraflarca kabul edildiğini, sözleşme gereğince hissenin ½'sinin 2003 yılında devredilerek her iki dairenin de muris ...’a teslim edildiğini, murisin vefatından sonra davacının taşınmaza girmesine izin verilmediğini, bu sebeple el atmanın önlenmesi davası açıldığını ve Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/63 Esas ve 2014/252 Karar sayılı kararı ile el atmanın önlenmesine karar verildiğini belirterek, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı binanın 2 ve 4 üncü katlarının muris ...’a ve dolaysıyla vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; dava konusu 104 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın 2 ve 4 üncü katlarının davacı ve davalı murislerinin ortak giderler yaparak inşa ettiğini, tek başına davacı murisi tarafından yapılmadığı ve davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı binanın davacının murisi ... tarafından verilen paralar ile inşa edildiğini, bu konuda ... ile davalıların murisi ... ve ... arasında 11.06.2003 tarihli protokol düzenlendiğini, protokol kapsamında taşınmazın ½ hissesi ile yapının 2 ve 4 üncü katlarının mülkiyetinin muris ...’a bırakıldığını, aynı protokolde 4 katlı binanın davacının murisi ... tarafından verilen paralar ile inşa edildiğinin taraflarca kabul edildiğini, murisin vefatından sonra davacının taşınmaza girmesine izin verilmediğini, bu hususun Mahkeme kararı ile ispat edildiğini, yazılı protokol hükümleri sunulmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince yazılı ve somut delil olarak dikkate alınmadığını, yalnızca davalı tarafın tanık beyanları üzerinden karar verildiğini, ilgili protokolün bağlayıcı olduğunu, yazılı belge doğrultusunda bildirilen tanık beyanlarına göre hüküm kurulması gerektiğini, sözleşme gereğince hissenin ½'sinin 2003 yılında devredilerek her iki dairenin de muris ...’a teslim edildiğini, gerekçenin yerinde olmadığını, Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/650 Esas sayılı dava dosyasının değerlendirmeye tabi tutulmadığını, davalılar aleyhine el atmanın önlenmesi davası açıldığını, Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/63 Esas ve 2014/252 Karar sayılı kararı ile el atmanın önlenmesine karar verildiğini, ilgili kararın taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleştiğini, dosya kapsamına alınan kesinleşmiş dava dosyalarının eldeki davada bağlayıcı olmasına rağmen bu durumun gözetilmediğini ve davalılar lehine fahiş vekalet ücreti hükmedildiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “..dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı...” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararının yerinde olmadığı, hukuki değerlendirme yapılmadan ve somut gerekçeler belirtilmeden sonuca gidildiği belirtilerek hükmün bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684, 718, 724, 728, 729 ve 1012/2, 3 üncü maddeleri, 3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 ve 19 uncu maddeleri, 4. Tapu Sicili Tüzüğünün 60 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4028, K. 2024/3701, T. 10.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4028-e-2024-3701-k-c11781585a41