Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4017 E. 2024/3688 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil İle Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4017
Karar No
2024/3688
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil İle Tazminat

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1791 E., 2023/1143 K. DAVA TARİHİ : 20.09.2019 KARAR : İstinaf başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Karasu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/32 E., 2022/121 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.09.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; dava konusu 358, 359 ve 104 parsel numaralı taşınmazların 08.08.1991 tarihinde ... tarafından davacı ...'ün babası diğer davacı ...'ün eşi olan müteveffa ... 'e ve ...'e satıldığını, taraflar arasında 08.08.1991 tarihinde haricen satış sözleşmesi imzalandığını, davalı ... ve şahit ...'ın imzalarının mevcut olduğunu, davalı ...'e satışa ilişkin 30.10.1991 vadeli 7.500.000,00 TL bedelli senet verildiğini, o zamanın parasıyla da 25.000.000,00 TL peşin olarak ödendiğini, toplam satış bedelinin 32.500.000,00 TL olduğunu, senet bedeli ödendiğinden senet aslının da iade alındığını, 1/2 hissesi ... ...'e, diğer 1/2 hissesi de ...'e ait olduğunu, satış bedelinin ödenmesine karşın davalı ...'ün sözleşmeye aykırı davrandığını, satış sonrasında müvekkillerinin 1994 senesinde dava konusu taşınmazlara fındık ağaçları diktiğini, 2003 senesinde ... ...'ün vefat ettiğini, mirasçılar arasında yapılan rızai taksim sonucu dava konusu taşınmazların mülkiyetinin müvekkillerine bırakıldığını ve müvekkillerinin zilyetliğinin devam ettiğini, fındık ağaçları yetişene kadar taraflar arasında herhangi bir anlaşmazlık olmadığını, 1980 yılından bu yana taşınmazların müvekkilleri tarafından kullanıldığını, 2005 senesine kadar davalıların bu duruma ilişkin herhangi bir itiraz ya da müdahalede bulunmadıklarını, 1980'den 2005 senesine kadar davasız aralıksız yirmi seneye yakın aşkın süredir malik sıfatıyla zilyetliklerinin devam ettiğini, bu nedenle de dava konusu taşınmazların mülkiyetinin müvekkilleri adına tapu iptali ve tescilinin gerektiğini, fındık ağaçlarının yetişmesi akabinde 11.01.2005 tarihinde davalılar tarafından müdahalenin men'i davasının açıldığını, ancak taşınmazların tapuda kayıtlı olması nedeniyle hapis hakkı saklı kalmak şartıyla müdahalenin men'ine karar verildiğini belirterek dava konusu taşınmazlardan 358 ve 359 parselin ½ hissesi ile 104 parselin tamamının tapularının iptali ile müvekkilleri adına tescili, aksi takdirde yirmi yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyet bulunduklarından kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle dava konusu taşınmazların müvekkilleri adına tapu iptali ve tescilini, mahkeme aksi kanaatte ise dava konusu taşınmazlar üzerindeki taşınmazlarda malik olduklarının tespiti ile üst değerinin taşınmaz değerinden yüksek olması halinde taşınmaz bedelinin tazmini ile müvekkiller adına tapu iptali ve tescilini, üst değerin taşınmaz değerinden düşük olması halinde ise taşınmazlar üzerine kurulu yapıların ihya bedellerinin günümüz rayiç değerlerinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, satış bedeli olarak dava konusu taşınmazların günümüz rayiç bedellerinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, son beş yıla ait fındık mahsul ve destekleme bedellerinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; müvekkillerine ait olan yerlere yıllar önce bir şekilde senet düzenlenerek el atıldığını, müvekkillerinin yurt dışında olmalarından dolayı taşınmazları ekip dikmediklerini, davalıların bu işe baştan beri ve rızalarının olmadığını, davacılar aleyhine men'i müdahale davası açtıklarını, burada davacıların hapis hakkı olduğunu, sadece verdikleri parayı bugünkü değeri ile talep edebileceklerini, satış sözleşmesinin sadece davalılardan ... ile davacılar arasında olan bir işlem olduğunu, diğer davalı müvekkillerinin bu satım ile alakasının olmadığını, ...'ün imzalamış olduğu 08.08.1991 tarihli sözleşmedeki ... ...'ün ödediği 10.000,00 TL'yi kabul ettiğini, bunun haricindeki ilave ve ekleri kesinlikle kabul etmediğini, bundan başka hiç bir ödeme, senet belge gibi evrakı kabul etmediğini, çünkü imzasının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar ..., ..., ..., ...'e karşı açılan davanın ve terditli taleplerin esastan reddine, davalı ... yönünden; tapu iptali ve tescil talebinin, zamanaşımı sebebiyle tapu iptali ve tescil talebinin, üst değerinin taşınmaz değerinden yüksek olması halinde bedel tazmini ve tapu iptali ve tescil talebinin esastan reddine, üst değerinin taşınmaz değerinden düşük olması halinde taşınmaz üzerine kurulu yapıların ihya bedellerinin günümüz rayiç bedellerinin tespiti ile davacıya verilmesi talebinin kısmen kabulüne, 8.250,00 TL ahır bedeli ve 122.500,00 TL fındık ağacı bedeli olmak üzere 130.750,00 TL'nin davalı ...'den alınarak davacılara müştereken verilmesine, dava dilekçesinde 350 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçları bedelinin tahsili talep edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, satış bedeli olarak taşınmazların günümüz rayiç değerinin tespiti ile davalıdan alınarak davacılara verilmesi talebinin esastan reddine, son beş yıla ait fındık mahsul destekleme bedellerinin tespiti ile 1.000,00 TL'nin verilmesi talebinin esastan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, Mahkemenin eksik incelemeyle karar verdiğini, davalıların cevap dilekçesi ile senetteki imzanın ...'e ait olduğunu ve 10.000,00 TL'lik bedelin davalıya ödendiğini ikrar ettiğini, davalılar tarafından açılan el atmanın önlenmesi davasında dinlenen tanıkların iddialarını doğruladığını, tapu iptali ve tescile karar verilmesi gerektiğini, ayrıca bu taşınmazlara ilişkin olarak bedel taleplerinin olduğunu, bedel talebinin Mahkemece denkleştirici adalet hükümleri çerçevesinde değerlendirilmeden yalnızca rayiç bedele yönelik olduğu gerekçesiyle tümden reddedilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıların murisinden elden para almadığını, davalının sadece 10.000,00 TL ödemeyi kabul ettiğini, diğer senetlerde bulunan imzaların davalıya ait olmadığını, bu nedenle miktara itiraz edildiğini ancak Mahkemece bu hususun nazara alınmadığını, ayrıca Mahkemece yapılan hesaplamayı da kabul etmediklerini belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikle davacının harici satış sözleşmesine ve olağanüstü zamanaşımı hukuksal nedenine dayanılarak ileri sürdüğü tapu iptali ve tescil taleplerinin değerlendirilmesinde; dava konusu taşınmazların 26.09.1983 tarihinde davalılar adına intikal yoluyla tescil edildiği, davacı tarafın delil olarak dayandığı 08.08.1991 tarihli satış sözleşmesi başlıklı, alıcı olarak ... ve ... ...'ün, satıcı olarak ...'ün, şahit olarak ...'ın imzasının bulunduğu belgenin davaya ilişkin olan kısmında Karasu ilçesi, Subatağı Köyü içerisinde bulunan 5,5 dönüm civarındaki yeri ... ...'e 10.000.000 TL'si peşin, gerisi 7.500.000 TL'si de 30.10.1991 tarihinde ... adına ...'a ödeneceğinin belirtildiği, davalı ...'a 08.08.1991 tarihli sözleşmedeki 10.000.000 TL'nin ödendiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacının delil olarak dayandığı 11.11.1991 tarihli sözleşmenin dava dışı ... ile ... ... arasında düzenlenmiş olduğu, 08.08.1991 ödemelerin tamamının alındığına ilişkin olduğu, sözleşmeyle kararlaştırılan ve ...'ün rızası ile kendisi adına ...'a ödeneceği kararlaştırılan 7.500.000 TL'nin dava dışı ... ile ... ... arasında düzenlenen sözleşme ve Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/6 Esas ve 2006/390 Karar sayılı dosyasında dava dışı ...'ın beyanı birlikte değerlendirildiğinde, davacılar murisi ... tarafından Kazım'a toplam 17.500.000 TL ödendiği, sözleşmenin yapıldığı tarihte taşınmazların davalı ... ve diğer davalılar adına tapuda kayıtlı olduğu ve tapulu taşınmazların satışının resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğundan, davacının tapu iptali ve tescil davasının reddine dair karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının TMK'nın 713 üncü maddesi uyarınca açtığı davasında yapılan incelemede; dava konusu taşınmazların tapuya kayıtlı olması, kim adına tescil edildiğinin tapu kütüğünden anlaşılabilir olduğu ve gaiplik kararı bulunmadığından, yasal şartları oluşmadığından davacının bu yönden ileri sürdüğü taleplerinin reddine dair karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının temliken tescil isteminin incelenmesinde ise; dava konusu taşınmazlar üzerinde bir ahır bulunduğu bunun dışında başka yapı bulunmadığı, ahırın ve fındık ağaçlarının dava tarihindeki değerinin arazi değerini aşmadığı anlaşıldığından, davacının bu talebinin reddine karar verilmesinin de yasaya uygun bulunduğu, davacının son 5 yıla ait fındık mahsul ve destekleme bedeli tahsiline ilişkin talepleri incelendiğinde; bu talebin somut bir vakıaya dayandırılmadığı sonucuna varıldığından bu yönden davanın reddinin de yerinde olduğu, davacının ihya bedeli tazmini davası yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu taşınmazlar üzerinde bir ahır bulunduğu, bunun dışında başka yapı bulunmadığı, ahırın ve fındık ağaçlarının davacılar murisi ... tarafından yapılarak ve dikilerek meydana getirildiği hususunun tanıkların benzer beyanları ile sabit olduğu, yukarıda anlatıldığı üzere; davacının dava konusu taşınmazın mülkiyetini elde edemediği, bu nedenle dava konusu taşınmazdaki iyileştirme bedellerinin tahsilini talep etmede haklı olduğu sonucuna varılarak 8.250,00 TL ahır bedeli ve 122.500,00 TL fındık ağacı bedeli olmak üzere toplam 130.750,00 TL'nin sözleşme tarafı olan davalı ...'den alınarak davacılara müştereken verilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği, ancak davacının dava konusu taşınmazın rayiç değerinin tahsili istemi ile açtığı dava hakkında yapılan incelemede; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince akdin geçersizliği sebebiyle her iki taraf verdiğini geri alabileceğinden, her ne kadar sözleşme konusu taşınmazın rayiç bedeli üzerinden talepte bulunmuş iseler de “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince, davacıların ödemiş olduğu bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre ifanın imkansız hale geldiği tarihteki güncel değerinin bilirkişi marifetiyle belirlenmesi ve bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacının ödediği bedelin dava tarihine kadar güncellenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 07.05.2021 tarihli raporda özetle; davalıya ... ... ve ... tarafından ödenen toplam bedel olan 23.500.000 TL’nin güncellenmesi sonucunda; ödenen bedelin dava tarihinde ulaştığı değerin; 46.152,07 TL olduğunun belirtildiği, ancak bu ödemenin 17.500.000 TL'lik kısmının davacıların sözleşme ve taleplerine ilişkin olduğu, Mahkememizce bilirkişi raporundaki veriler dikkate alınarak bu yönden yeniden yapılan hesaplamada; davacılar murisi tarafından ödenen toplam 17.500,000 TL’nin dava tarihinde ulaştığı değerin; toplam 34.368,56 TL (1991 yılında ödenen 10.000,000 TL için; 19.639,18 TL, 1991 yılında ödenen 7.500,000 TL için; 14.729,38 TL olmak üzere) ulaştığı anlaşıldığından, davacının bu husustaki taleplerinin de kabulüne dair karar verilmek üzere istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisiyle; davalılar ..., ..., ..., ...'e karşı açılan davanın ve terditli taleplerin esastan reddine, davalı ... yönünden; tapu iptali ve tescil talebinin esastan reddine, zamanaşımı sebebiyle tapu iptali ve tescil talebinin esastan reddine, üst değerinin taşınmaz değerinden yüksek olması halinde bedel tazmini ve tapu iptali ve tescil talebinin esastan reddine, üst değerinin taşınmaz değerinden düşük olması halinde taşınmaz üzerine kurulu yapıların ihya bedellerinin günümüz rayiç bedellerinin tespiti ile davacıya verilmesi talebinin kısmen kabulüne, 8.250,00 TL ahır bedeli ve 122.500,00 TL fındık ağacı bedeli olmak üzere 130.750,00 TL'nin davalı ...'den alınarak davacılara müştereken verilmesine, dava dilekçesinde 350 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçları bedelinin tahsili talep edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, satış bedeli olarak taşınmazların günümüz rayiç değerinin tespiti ile davalıdan alınarak davacılara verilmesi talebinin esastan reddine, ancak çoğun içinde azı da vardır kuralı gereğince yapılan değerlendirmede; hakkaniyetin denkleştirilmesi ilkesi uyarınca belirlenen 34.368,56 TL tazminatın davalı ...'den alınarak davacılara müştereken verilmesine, son beş yıla ait fındık mahsul destekleme bedellerinin tespiti ile 1.000,00 TL'nin verilmesi talebinin esastan reddine, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisine karar verildiğinden davalı ... vekilinin istinaf itirazları hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, kazandırıcı zamanaşımı sebebiyle tapu iptali ve tescil, temliken tescil, terditli olarak ihya bedelinin tahsili, satış bedelinin rayiç değerinin tespiti ile ödenmesi ve tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetinin naklinin hüküm ve sonuç doğurabilmesi için sözleşmenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 70 inci, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237 nci, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi uyarınca resmi biçim koşuluna uyularak yapılması zorunludur. 3. 10.07.1940 tarihli ve 2/77 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı. 4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Olağanüstü Zamanaışımı” başlıklı 713/1 ve 2 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4017, K. 2024/3688, T. 10.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4017-e-2024-3688-k-54d9ebdb9a5b