Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3931 E. 2024/4355 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3931
Karar No
2024/4355
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1127 E., 2023/1469 K. ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVALARDA DAVALILAR : ... vekili Avukat ..., ... DAVA TARİHİ : 16.03.2021 - 17.08.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/195 E., 2022/721 K. Taraflar arasındaki asıl davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil; birleştirilen davada ecrimisil istenmesinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalı ... ve vekili Avukat ..., karşı taraftan asıl ve birleştirilen davada davacı ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının kayden malik olduğu dava konusu 105 ada 9 ve 11 parsel sayılı taşınmazların davalılar tarafından haksız şekilde tasarruf edildiğini ve fındıkların toplanmasına izin verilmediğini belirterek el atmanın önlenmesi ve 5 yıl üzerinden ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl dava dilekçesine benzer nedenler ile 2021 yılı için ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davada davalılar cevap dilekçesinde özetle; 105 ada 12 ve 11 parsel sayılı taşınmazların davalı ... tarafından satın alındığını, bedelinin davacıya ödendiğini, dava dışı 105 ada 12 parsel sayılı taşınmazın devri yapılmasına rağmen dava konusu 105 ada 11 parsel sayılı taşınmazın resmi şekilde satışının gerçekleştirilmediğini, dava konusu 105 ada 9 parsele yönelik herhangi bir kullanımın söz konusu olmadığını ve davalı ...’ın da dava konusu yerlerle bir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; dava konusu taşınmazların davacı adına kayıtlı olduğu, davalı ...’ın eski 105 ada 11 ( yeni 31, 32, 33, 34 ve 35 ) parsel sayılı taşınmazları davacının rızası olmadan tasarruf ettiği, davalı ...’ın kullanımının ispatlanamadığı ve davalı ...’ın satın alma iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle asıl dava yönünden ecrimisil talebinin kısmen kabulüne, dava konusu 105 ada 9 parsele yönelik ecrimisil davasının davalı ... yönünden esastan reddine, diğer davalı ... yönünden ise husumetten reddine, dava konusu 105 ada 31, 32, 33, 34 ve 35 parsel sayılı taşınmazlara yönelik ecrimisil davasının davalı ... yönünden kabulüne, diğer davalı ... yönünden ise husumetten reddine, dava konusu 105 ada 31, 32, 33, 34 ve 35 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan el atmanın önlenmesi davasının davalı ... yönünden kabulüne, davalının ilgili taşınmazlara müdahalesinin men’ine, dava konusu taşınmazlara yönelik el atmanın önlenmesi davasının davalı ... yönünden husumetten reddine, dava konusu 105 ada 9 parsel sayılı taşınmaza yönelik el atmanın önlenmesi davasının davalı ... yönünden esastan reddine, birleştirilen ecrimisil davasının kısmen kabulüne, dava konusu 105 ada 9 parsele yönelik ecrimisil davasının davalı ... yönünden esastan reddine, dava konusu 105 ada 31, 32, 33, 34 ve 35 parsel sayılı taşınmazlara yönelik ecrimisil davasının davalı ... yönünden kabulüne, dava konusu taşınmazlara yönelik açılan ecrimisil davasının davalı ... yönünden ise husumetten reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili istinaf    dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, davacının 2015 yılına kadar dava konusu arazi ile ilgilenmediğini, 105 ada 12 ve 11 parsel sayılı taşınmazları ...‘ın oğlu ...’a sattığını, 105 ada 11 ve 9 parsel sayılı taşınmazların mülkiyetini elinde tutarak 9 parsel sayılı taşınmazı sattığında her iki parseli birlikte vereceğini bildirdiğini, 105 ada 11 ve 9 parsel sayılı taşınmazların mülkiyeti davacıda kalmış olsa bile zilyetliklerinin ...’a bırakıldığını, davacının dava konusu 105 ada 11 parsel sayılı taşınmazı kanuna aykırı şekilde ifraz ettiğini, davacının dava dışı Bankadan satın aldığı taşınmazlara ait tapu kayıtlarının getirilmediğini, ecrimisil hesabının 7 yıl üzerinden yapıldığını, 2015 yılına ilişkin hesaplama yapılamayacağını, dosya kapsamında bulunan Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma belgelerine göre davalı ...’ın niza konusu 105 ada 31, 32, 33, 34 ve 35 parsel sayılı taşınmazları 20 yılı aşkın bir süredir kullandığını, davacının 20.11.2015 tarihli dilekçe ile “... Hiç kimseye bir ihtilafım olmadığı gibi sayın ... ile de bir ihtilafım yoktur....” şeklinde beyanda bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesinin davalı ...’ın el atmadığını ispatlayamadığını gerekçe göstererek hüküm kurduğunu, savcılık evrakı ve tanık beyanları ile davacı ...'in dava konusu taşınmazların kullanımını anlaşma neticesinde davalı ...’a bıraktığının kanıtlandığını, davacının 2015 yılındaki beyanı ve sahip olduğu taşınmazların bir kısmını ...’ın oğluna devretmesinin tarafların bir anlaşma zemininde olduğunu gösterdiğini, davacının iradesi bu yönde olup aksi durumda 2015 yılındaki beyanda bulunmayacağı gibi 4-5 yıl bu hakkını talep etmekten de vazgeçmesinin mantığa ve kadri marufa aykırı olacağını, davacının taşınmazın mülkiyetini edindikten sonra kullanımını ...’a bıraktığını, taraflar arasında bu hususta bir uyuşmazlık olmadığını, aksine bir kısım devir işlemlerinin yapıldığı değerlendirilmeden sonuca gidildiğini, ecrimisil talebinin kötü niyetli yapıldığını, talebin reddi gerektiğini, davacının savcılığa verdiği 20.11.2015 tarihli dilekçe içeriğinin kesin delil hükmünde olduğunu, ikrarda bulunan davacıyı bağlayacağını, takipsizlik kararlarında görüldüğü üzere haksız müdahalenin söz konusu olmadığını, uzun süreli kullanım nedeniyle davalının kötü niyetli sayılamayacağını ve bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı...” gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen    kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleştirilen davada davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; 1. Türk Ticaret Bankasının alacaklı olduğu şirketlerden icra yoluyla aldığı 120 tane taşınmazı 22.02.2008 tarihinde davacıya ihale ettiğini, 2. Bir kişinin tek başına 120 adet taşınmazı bedelini ödeyerek almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 3. İllegal bir örgüt adına hareket edilerek alınması halinde ilgili gayrimenkullere devletin el koyması gerektiğini, 4. Gerçeğin ortaya çıkması için Türk Ticaret Bankası ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının istenmesi talep edilmesine rağmen bu taleplerinin reddedildiğini, 5. Muvazaa hususunun değerlendirilmediğini, 6. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, 7. Davanın el atma ve ecrimisil olarak değelendirildiğini, 8. Dava konusu 105 ada 11 parsel satılı taşınmaz ile dava dışı 105 ada 12 parsel arasında elli yıldır fiziki bir sınır bulunmadığını, her iki taşınmazın tek bir parsel olarak gözüktüğünü, 9. Davacının bir bütün halindeki tarım arazilerinin 12 numaralı parseli tapu kaydı ile 11 numaralı parselini ise zımnen anlaşarak davalıya sattığını, 10. Bedelin davacının banka hesabına yatırıldığını, 11. Konunun bu yönden incelenmediğini, 12. Dosya kapsamındaki Fatsa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen dört ayrı kesinleşmiş karardaki şahit beyanları ve karara dayanak belgelere göre davalının haklı olduğunun anlaşıldığını, 13. Davacının kötü niyetli şekilde davalıyı mağdur ettiğini ileri sürülerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil; birleştirilen dava ise ecrimisil isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü ve 995 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3931, K. 2024/4355, T. 08.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-3931-e-2024-4355-k-2595b8c79aeb