Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3856 E. 2024/3510 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3856
Karar No
2024/3510
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2100 E., 2023/487 K. DAVA TARİHİ : 26.01.2016 KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeni hüküm kurularak davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/228 E., 2022/381 K. Taraflar arasındaki inançlı işlem temeline dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeni hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... Mahallesi, 15099 ada 6 parselde kayıtlı (1) ve (2) numaralı bağımsız bölümlerin satış bedellerini ödediğini, bu taşınmazların talep halinde kendisine iade edilmesi şartıyla tescilini kız kardeşi ... adına yaptırdığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazları kız kardeşi ölünceye kadar birlikte, daha sonra ise kendisinin sorunsuz olarak kullanmaya devam ettiğini, davalının taşınmazlarda %50 hissesi bulunduğunu belirtir ihtarname keşide ettiğini, bu hususun bile, taşınmazların gerçek malikinin davacı olduğu ve davalının murisi olan annesi ... adına muvazaalı olarak tescil edildiği ve bunu davalının bildiğini gösterdiğini belirterek; Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... Mahallesi, 15099 ada 6 parselde kayıtlı (1) ve (2) numaralı bağımsız bölümlerin davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının kabulünün mümkün olmadığı, nüfus kayıtlarında davacı tarafın 26.04.1991 tarihinde boşandığının görüldüğü, davacının bu tarihten, davalının murisinin vefat ettiği 2011 yılına kadar talepte bulunmamasının hayatın doğal akışına aykırı olduğu, davacının belirttiği gibi muvazaanın söz konusu olmadığı ve müvekkilinin, annesinin vasiyeti üzerine ihtarname keşide ettiği, ihtarname keşide etmeden önce de sözlü olarak %50 hisse konusunda annesinin vasiyeti olduğunu ve bu hisseleri devretmek istediğini davacıya defalarca bildirmesine karşın bir sonuç alamadığını, davalının söz konusu %50 hisseyi davacıya devretmeye hazır olduğunu ve açılan davayı kabul ettiğini belirterek, davacı tarafından gereksiz yere dava açıldığından, kabul ettikleri %50 kısım için yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını, taşınmazın geri kalan %50 hissesi için ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının inançlı işlem iddiasını dava dilekçesinde, o tarihte boşanma aşamasında olduğu eşine taşınmazdan hisse verme durumunda kalmamak sebebine dayandırdığı, cevaba cevap dilekçesinde ise uzun yol şoförü olması sebebiyle taşıdığı hayati risk sebebine dayandırdığı, davacı tanıklarının inançlı işlem iddiasını doğrular beyanda bulundukları, davacının, dava konusu taşınmazın kendisi tarafından ödenen paralar ile satın alındığını, daha sonrasında tapunun kendisine devredileceği söylenmesine karşın devredilmediğini ileri sürerek, tapu iptali ve tescil talep ettiği, taraflar arasında dava konusu taşınmazın mülkiyetinin nakline ilişkin olarak düzenlenmiş yazılı bir belge bulunmadığı, davalı tarafça akdi ilişkinin varlığının inkâr edildiği, sözleşme ilişkisini ispatlamakla yükümlü olan davacının, akdi ilişkinin varlığını yazılı belge ile kanıtlamak zorunda olduğu, dava dosyasına yazılı belge veya delil başlangıcı niteliğinde sayılabilecek herhangi bir belge sunulmadığı, davacının, cevaba cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı, davalı asil ...’in 29.09.2022 tarihli duruşmada yemin ettiği, tüm bu değerlendirmeler neticesinde davalının ihtarnemeyi keşide etmeden önce sözlü olarak %50 hisse konusunda annesinin vasiyeti olduğunu belirttiği ve bu hisseleri devretmek istediği, açılan davayı kabul ettiğini bildirdiği ve yemin teklifini kabul ederek yemin ettiği de gözetilerek, davanın vaki kısmının kabul sebebiyle kısmen kabulüne, Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... Mahallesi, 15099 ada 6 parselde kayıtlı 1 ve 2 No.lu bağımsız bölümlerin davalı ... ... (Dağdeviren) adına olan tapu kaydının 1/2 hissesinin iptali ile, davacı ... adına kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediği, davacının iş bu davayı açmada hukuki yararı bulunmadığı, müvekkilinin davayı kısmen kabulüne dayalı kurulan hükümde aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin doğru olmadığı, yine ön inceleme duruşmasından önce cevap dilekçesi ile %50 hisse için dava kabul edildiğinden hükmedilen harç miktarı ve oranının yasaya aykırı olarak belirlendiği, Harçlar Kanunu 22 nci ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ncı maddesinin gözetilmediği belirtilerek, kararın kaldırılması istemiyle istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın gerek yazılı delil ile gerekse yemin delili ile ispatlanamadığı saptanmak suretiyle kısmen reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bu tür davaların ayni bir hak bahşeder nitelikte olduğundan nispi harca tabi olduğu, dava dilekçesinde davacı tarafından dava değerini 50.000,00 TL olarak gösterdiği ancak mahallinde yapılan keşif sonunda uzman bilirkişi tarafından dava tarihi itibariyle davalı taşınmaz değerinin 250.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, bu miktar üzerinden nispi harç tamamlandığından, davanın kısmen reddi durumunda davada kendisini vekille temsil ettiren taraflar yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı, bu durumda; istinaf sebepleri ve kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davalı lehine takdir edilen vekalet ücreti konusunda yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün davalı lehine takdir edilen vekalet ücretine ilişkin kısmının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 üncü maddesi birinci bent, ikinci fıkrası uyarınca düzeltilerek yeniden davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, kabul edilen kısım için davalı aleyhine taktir edilen vekalet ücreti, yargılama giderleri ve harç için, davanın reddine karar verilen kısım için ise; davacı aleyhine takdir edilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığından bahisle istinaf talebinde bulunduklarını ancak Bölge Adliye Mahkemesinin sadece vekalet ücreti yönünden kararı kaldırdığını, 2. Müvekkilinin kabul edilen kısım için davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle davanın kabul edilen ½ hissesine ilişkin olarak davalı aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin yanlış olduğunu, 3. Müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet verdiği kabul edilse dahi, davanın kabul edilen kısmının, ilk celseden önce kabul edildiği, kabul edilen kısım için 1/3 oranında harç alınması gerektiği, ancak fazla harç ve yargılama giderine hükmedildiğini beyanla kararın temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 312/1 inci maddesinde; "Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir." 3. 492 sayılı Harçlar Kanununun "davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22 nci maddesinde ise; "davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükümleri yer almaktadır. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin harç ve yargılama giderlerine ilişkin itirazına gelince; somut olayda, davalı tarafça dosyaya sunulan 18.02.2016 tarihli cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazların yarısı yönünden davayı kabul ettiği, mahkemece iş bu kabul beyanı doğrultusunda hüküm kurulduğu gözetildiğinde, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22 nci maddesi gereğince üçte bir oranında harca hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bozulmasını gerektirmiş ise de; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanunun 370/2. maddesi gereğince (davalı tarafın ön inceleme duruşmasından önce davayı kabulü dahilinde, 6100 sayılı Kanunun 312/1 inci, 492 sayılı Harçlar Kanununun 22 inci maddeleri gözetilerek) hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. IV. KARAR Açıklanan sebeplerle 1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile; Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün B bendinin 2 nci ve 3 üncü fıkralarının hükümden çıkarılarak yerine "2)Harçlar Kanununun 22. maddesi gereğince alınması gereken 2.846,75 TL harcın, davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı ile yatırılan 4.269,38 TL harçtan mahsubu ile, arta kalan 1.422,63 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3) Davacı tarafından yapılan 2.846,75 TL harç gideri, 1.673,90 TL keşif ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.520,65 TL'nin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.260,33 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına" şeklinde yazılmak suretiyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3856, K. 2024/3510, T. 13.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-3856-e-2024-3510-k-490500fc60cf