Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3787 E. 2024/4181 K. – Tahliye, Kâl
Konu: Tahliye, Kâl, Ecrimisil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3787
- Karar No
- 2024/4181
- Karar Tarihi
- Konu
- Tahliye, Kâl, Ecrimisil
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/438 E., 2023/734 K. DAVALILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 02.12.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/349 E., 2022/372 K. Taraflar arasındaki tahliye, kâl, ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalılar vekili Avukat ..., karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 1. Trabzon ili,... ilçesi,...öyü,...mevkii, 566 parsel (yeni 511 ada 2 parsel) sayılı taşınmazın tamamı üzerinde, malik ... tarafından davalı şirket lehine 22.09.2010 tarih ve 2294 yevmiye numarası ile 50 yıllığına intifa ... tesis edildiğini, 2. Davalıların intifa ... tesisinden itibaren davacının taşınmazı kullanmasına müsade etmediklerini ileri sürerek; 566 (511 ada 2 parsele) davalılar tarafından yapılan el atmanın önlenmesi, taşınmaz üzerindeki metruk binada işgalci konumunda oturan davalıların taşınmazdan tahliyesine, taşınmaz üzerindeki yapıların kâl'i ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere dava tarihinden geriye doğru son 5 yıl için şimdilik 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 22.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 1.075.558,33 TL'nin davalılardan müşterek müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, davanın görevli mahkemede açılmadığını, davacının intifa ... bedelini ödemediğini, davalıların taşınmazın olağan bakımını yapmakta olduklarını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, davalının taşınmazda işgali olmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden sonra sözleşmenin geçersizliği üzerine karşılıklı davalar olduğunu, bu davalar nedeniyle davacının taşınmazı teslim almadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığının tespit edildiği, taşınmaz üzerinde intifa hakkının kurulması ile mülkiyet hakkına konu olan mal üzerinde çıplak mülkiyet sahibinin yararlanma ve kullanma yetkisinin kalktığı bu nedenle intifa ... sahibi olan davacı şirketin el atmanın önlenmesini isteme hakkının bulunduğu, ancak intifa ... kapsamında davacının taşınmaz üzerinde bulunan yapının kâl'ini talep etme yetkisi bulunmadığı gerekçesi ile; 1. Davacının kâl talebinin aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2. Davacının ecrimisil talebinin kısmen kabulüne, 3. Davacının el atmanın önlenmesi ve tahliye talebinin kabulü ile dava konusu Trabzon ili,... ilçesi,...öyü,...mevkiinde kain 511 ada 2 parsel sayılı taşınmaza davalılar tarafından yapılan müdahalenin men'i ile tahliyelerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde, 1. Mahkemece yıkım ve taşıma bedeli olarak belirlenen bedelin dava değeri hesabında göz önüne alınmayacağını bu nedenle harç ve vekalet ücreti hesaplamasında değerlendirmeye alınamayacağını, 2. Davalı ... yönünden ecrimisil davasının reddi gerektiğini, davalılar lehine ecrimisil davasının şartlarının oluşmadığını, men'i müdahale kararı verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek intifa ... sahibinin ecrisimil davası açabilmesi için gerekli şartların oluşmadığını ve ecrimisil hesaplamasının eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasının talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 ve 683 üncü maddeleri, 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 ncı ve devamı maddeleri, 3. Yargıtay İçithadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 08.03.1950 tarihli ve 1945/22 Esas, 1950/4 Karar sayılı kararı, 4. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 25.05.1938 tarihli ve 1937/29 Esas, 1938/10 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1. Bilindiği gibi, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 08.03.1950 tarihli ve 1945/22 Esas, 1950/4 Karar sayılı kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisil kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı). YİBHGK'nin 25.05.1938 tarihli ve 1937/29 Esas, 1938/10 Karar sayılı kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde 6100 sayılı Kanun'un 266 ncı ve devamı maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. 2. Hükmün hangi hususları kapsayacağı 6100 sayılı HMK’nın 297 nci maddesinde belirtilmiştir. Ayrıca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının kayden dava konusu 511 ada 2 parsel sayılı taşınmazda intifa ... sahibi olduğu, kayıt maliki olan davalı ...'nin davalı ... ile birlikte taşınmazı haklı neden olmaksızın işgal ettikleri, davacının intifa hakkına bu şekilde müdahalede bulundukları kabul edilerek el atmanın önlenmesi davası yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalılar vekilinin ecrimisil davasına yönelik temyiz itirazlarına gelince, Somut olayda; dava konusu taşınmazın tapuda ''tarla'' vasfında olduğu, mahkemece ecrimisil bedelinin belirlenmesine yönelik alınan bilirkişi raporunda ''arsa'' vasfında değerlendirildiği göz önüne alındığında yukarıda belirtilen ilkelere göre taşınmazın niteliğinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesinden sonra, tarla vasfında kabul edilmesi durumunda zirai gelir metodu, arsa vasfında olduğunun kabul edilmesi durumunda ise benzer durumdaki emsaller araştırılarak tereddüte yol açmayacak şekilde ecrimisil hesaplanması gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. 3. Davalıların kal davasına yönelik temyiz itirazların gelince, Somut olayda, davacının kâl talebinde bulunduğu, Mahkemece davacının kâl talebinin reddine karar verildiği anlaşılmakla davalılar lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken bu konuda olumlu- olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.