Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3430 E. 2024/4057 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3430
Karar No
2024/4057
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 18.02.2022 SAYISI : 2022/683 E., 2023/655 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/43 E., 2021/175 K. Taraflar arasındaki harici satıma dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı ... vekili, davalılar ..., ... ve ... ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli; davalı ... vekili, davalılar ..., ... ve ... ... vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.09.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz eden bir kısım davalılar vekili Avukat ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan ... ile 1233 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 31.06.1995 tarihli harici satış sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşme ile davacıya 1233 parsel sayılı taşınmazda 495 metrekarelik bir kısım yer satıldığını, sözleşmede satılan kısmın belirlenmiş olduğunu, zilyetliğin davacıya devredildiğini, davacının bu yere ev inşa ettiğini halen burada ailesi ile birlikte ikamet ettiğini, davalılardan ...'nın dava konusu yeri tapuda davacıya devretmeye yanaşmadığını, yapılan araştırmayla davalı ...'nın dava konusu taşınmazı diğer davalı olan kızı ...'a 23.05.2016 tarihinde bağış suretiyle devrettiğinin anlaşıldığını, bu işlemin muvazaalı olduğunu iddia ederek davalı ... adına kayıtlı 1233 parsel sayılı taşınmazda sınırları krokisinde belirli 495 metrekarelik kısmın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, olmazsa dava konusu kısım ile davacı tarafından yapılan evin rayiç değerinin tespit edilerek taşınmazın rayiç bedeli ve ayrıca dava konusu taşınmaz üzerine müvekkiline ait evin dava tarihi itibariyle değerinin tespit edilerek bu tutarın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ... yargılama sırasında ölmüş husumet mirasçılarına yöneltilmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın sözleşmenin tarafı olmadığını, adı geçen davalı yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduğunu, sözleşme resmi yazılı şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunu, davalı ...'nın dava konusu yeri yanında çalışmakta olduğundan hiç bir bedel talep etmeden davacıya verdiğini, sözleşmedeki satış bedelinin çok düşük olduğunu, bu kadar düşük bir bedelle dava konusu yerin satılmasının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın tarım arazisi olması nedeniyle ifrazının mümkün olmadığını, müvekkilleri arasında yapılan bağış işleminde muvazaa bulunmadığını, davalılardan ...'nın diğer çocuklarına da bağışlar yaptığını, davacının 2. kademede dava konusu yerin rayiç değerini talep ettiğini, yerin zilyetliğini müvekkillerine bırakmadan bedelin ödenmesini isteyemeyeceğini, bu hususta ödemezlik def'inde bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... mirasçısı ... vekili; 04.03 2021 tarihli dilekçesi ile davacının iddialarının doğru ve davasında haklı olduğunu belirterek davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. 3. Davalı ...'nın bir kısım mirasçıları vekili davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapulu taşınmazda harici satış sözleşmesine dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteminin kabulünün mümkün olmadığı, harici satış sözleşmesinin geçersiz olduğu durumda tarafların verdiklerini geri alabileceği, bu durumda davacının 2. kademedeki alacak isteminin denkleştirici adalet ilkesine göre kabul edilmesinin uygun olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalılar ..., ..., ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın kıymetinin takdirinde hataya düşüldüğünü, taşınmazın denize yakınlığı, imar planındaki durumu, turizm bölgesi oluşunun dikkate alınmadığını, bağışın muvazaalı olduğunu, bilirkişi raporundaki hesaplamaların gerçek değerin çok altında olduğunu, sözleşmede satış bedelinin ödendiğinin açık olduğunu, davalıların dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak müvekilinin alacağına kavuşmasını engellemek istediğini, denkleştirici adalet ilkesine göre yapılan hesaplamada Euro ve enflasyon dengesi nedeniyle alım gücünde meydana gelen azalma açısından bir değerlendirme yoluna gidilmediğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin tapu iptali ve tescil istemi yönünden davayı kabul ettiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacının ödediği satış bedeli tam olarak netleştirilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, kabul beyanı bulunmasına rağmen müvekkili aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. 3. Davalılar ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının denkleştirici adalet ilkesi gereğince ödeme yapılması istemi bulunmadığını, taleple bağlılık ilkesine aykırı karar verildiğini, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduğunu, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, satış bedelinin ne kadar olduğu belirlenmeden karar verildiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı ..., ... ve ... vekili, davalı ... vekili ve davacı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemeksizin davalı ... vekili ve davalılar ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarına ilaveten bir tarafın zenginleşmesine izin verilmeden dava konusu taşınmazın değerinin re'sen belirlenmesi gerektiğini, usulü inceleme ile yetinildiğini, Rusya-Ukrayna savaşının bölgedeki taşınmazların değerini çok arttırdığını, ... mirasçıları arasında muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığını, bu davanın eldeki davayı etkileyeceğini, bu davanın tespiti ve incelenmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur. 3. Davalılar ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, harici satıma dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Tapulu taşınmazların satışı resmi şekil koşuluna tabi olup, haricen satışı TMK’nın 706, BK’nın 213 (6098 sayılı BK’nın 237 nci), 2644 sayılı Tapu Kanununun 26 ve Noterlik Kanununun 60 ve 89 uncu maddeleri gereğince geçersizdir. 2. 10.07.1940 tarih, 2/77 ve 07.06.1939 tarih, 1936/31 Esas, 1939/47 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarına göre; harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabilirler. Bilindiği üzere geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve eski hale getirmede mal varlığında artış olan tarafın yükümlülüğünün bulunduğunu ifade eder. 3. Ülkemizde yaşanan ve uzun yıllar boyu yüksek oranlarda seyreden enflasyon nedeni ile belli bir miktar paranın verildiği tarihteki alım gücü ile aynı miktar paranın aradan geçen zamana bağlı olarak iade günündeki alım gücünün farklı ve çok daha az olduğu bir gerçektir. Hukuken geçersiz sözleşmeler tasfiye edilirken, denkleştirici adalet kuralı göz ardı edilmemelidir. Davacının harici satış nedeniyle davalı yana bedel ödediğinin kanıtlanması halinde harici satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre tazmini gerekir. 4.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalı ... vekili ve davalılar ..., ..., ... vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili, davalı ... vekili ve davalılar ..., ..., ... vekili yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlerden davacı, davalı ..., davalı ... ve davalı ... ...'a yükletilmesine, Fazla alınan temyiz giderinin davalı ...'e iadesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davacıdan alınarak davalılar ..., ..., ...'a verilmesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davalılar ..., ..., ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3430, K. 2024/4057, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-3430-e-2024-4057-k-c66ee0874292