Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/2973 E. 2024/2714 K. – Ecrimisil Ve El

Konu: Ecrimisil Ve El Atmanın Önlenmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2973
Karar No
2024/2714
Karar Tarihi
Konu
Ecrimisil Ve El Atmanın Önlenmesi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/332 E., 2023/674 K. DAVA TARİHİ : 09.12.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/349 E., 2022/839 K. Taraflar arasındaki ecrimisil ve el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu taşınmazı 14.05.2019 tarihinde satın aldığını, taşınmazı herhangi bir hakka dayanmaksızın kullanan davalıya noter aracılığı ile ihtar gönderilerek 1 ay içerisinde taşınmazı tahliye etmesi gerektiğinin belirtildiğini, ancak olumlu sonuç alınamadığını belirterek, el atmanın önlenmesini ve ecrimisil istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın müvekkilinin eski eşi tarafından mal kaçırma amacı ile muvazaalı olarak devredildiğini, ortada gerçek bir satış olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2022 tarihli ve 2019/349 Esas, 2022/839 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı, kullanımının mülkiyet hakkı karşısında geçerli bir hukuki sebebe dayanmadığı, davacı tarafın talebinde haklı olduğu belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf başvurusunda; davacının dava konusu taşınmazı müvekkilinin eski eşinden devraldığını, satışın muvazaalı olduğunu, ayrıca davalı aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin yalnızca ecrimisil bedeli üzerinden hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, toplanan delillere çekişme konusu taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, dava konusu taşınmazın davacı tarafından davalının eski eşinden boşanması sonrası tarihte satın alındığı, taşınmazın aile konutu niteliğinin olmadığı, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, davacının maliki olduğu dava konusu taşınmaza davalının herhangi bir hakka dayanmaksızın el attığı, davalı tarafından mülkiyet hakkına dayalı üstün hakkın varlığının kanıtlanmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyizinde; istinaf başvurusunda belirttiği gerekçeleri tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı ecrimisil ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, gönderilmesine, 20.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/2973, K. 2024/2714, T. 20.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-2973-e-2024-2714-k-e4b1b705ec46