Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/261 E. 2026/1665 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/261
Karar No
2026/1665
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2117 E., 2024/1619 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/219 E., 2024/330 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına kayıtlı 68... parsel 17 nolu bağımsız bölüm hakkında taraflar arasında yapılan görüşmede, davalının davacıya taşınmaza ruhsat alınabileceğini ve ruhsat alınırsa o günün koşullarıyla kira kontratı yapılabileceğini söylediğini, ancak aradan aylar geçtikten sonra elle yazılan bir madde ile başkasına 1.100.000 TL'ye devredeceğini belirtmiş olduğunu öğrendiğini, davacıya ait olmayan kira kontratının belediyeye sunulduğunu ve bu adres merkez gösterilerek davalı şirketin kurulduğunu, işyerinin içindeki malzemeler bir önceki kiracıya ait olup davacının içindeki malzemelerle restoran ruhsatı yerine aperatif yiyecek ruhsatı aldığını, davalının içindeki malzemelerle birlikte hiçbir bedel ödemeden taşınmaza haksız el atması sebebiyle yalnızca davacıyı değil eski kiracıyı da zarara uğrattığını, davacının önceki kiracısı ile yapmış olduğu anahtar teslim ve sulh protokolüne göre taşınmazda bulunan eşyaların önceki kiracıya ait olduğunu, davalının davacıdan habersiz imzasını taklit ederek kira kontratı düzenlediğini ve anahtarı çilingir ile değiştirerek davacıyı işyerine sokmadığını, buna ilişkin Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduğunu belirterek el atmanın önlenmesi ve işgalin başladığı sahte kontratın başlangıç tarihi olan 15.09.2021’den dava tarihine kadar şimdilik 135.000,00 TL haksız işgal bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu dükkanı davacıdan yasaya uygun düzenlenmiş olan kira sözleşmesi gereğince 10 (on) yıllık süre ile kiraladığını, 15.09.2021 başlangıç tarihli kira akdinin kira bedeli 8.000,00 TL olarak belirlendiğini, ancak davacının sözleşme başlangıç tarihi itibariyle davalıdan fahiş bir fiyat olarak 30.000,00 TL kira bedeli talep ettiğini, davalının kira sözleşmesine dayanarak Karşıyaka Vergi Dairesinden Vergi Levhası ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığından işletme ruhsatı aldığını, iş yerindeki malzemelerin bir önceki kiracıya ait olmadığını, dava konusu dükkanın boş bir şekilde kiralandığını ve iş yerine ait mobilya ve malzemelerin davalı tarafından temin edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtliaf konusu olan kira sözleşmesindeki imzanın bilirkişi raporuna göre davacının eli ürünü olmadığı, taraflar arasında usulüne uygun bir kira sözleşmesinin de bulunmadığı, davacının tapulu taşınmazdaki üstün mülkiyet hakkına dayanarak davanın kabulüne, 68... parsel zemin kat 17 numaralı bağımsız bölüme davalıların oturmak ve kullanmak şeklinde yapmış olduğu müdahalesinin menine, taşınmazdan tahliyesine ve davacıya teslimine, taleple bağlı kalınarak 135.000,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 16.05.2022 tarihli ifadesinde; taşınmazın anahtarlarını 2021 yılı ekim ayında davalı ...'e teslim edip kira konusunda destek olduğunu ve kira ücreti almadığını, davalının 14.000,00 TL kira bedeli ödemesi konusunda anlaştıklarını içeren beyanı karşısında taraflar arasında kira ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerektiği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların da, varlığı kabul edilen kira sözleşmesine ve kira sözleşmesine aykırılık koşullarının oluşup oluşmadığına göre değerlendirme yaparak çözümlenmesi gerektiği belirtilerek davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince incelemenin eksik yapıldığını, yargılama boyunca taraflar arasında kira sözleşmesinin bulunmadığının belirtildiğini ve bilirkişi raporuna göre dosyaya sunulan sözleşmedeki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmesine rağmen Mahkeme gerekçesinde hataya düşüldüğünü, davalının Karşıyaka 3 Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/877 Esas sayılı dosyada hakkı olmayan yere tecavüz ve özel belgede sahtecilik suçlarından cezalandırıldığını, ceza yargılamasında yer alan somut olgulara ilişkin tespitlerin, hukuk hakimi bakımından bağlayıcı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte kira sözleşmesi var ise davalı tarafın bugüne kadar hiç kira bedeli ödemediğini, eldeki dava açıldıktan 2 yıl sonra lehine delil yaratma saikiyle Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/94 D. İş sayılı dosyası ile tevdi mahalli talebinde bulunduğunu, davalı tarafın tüm savunmalarının yazılı kira sözleşmesine ilişkin olup sözleşmenin sahteliği ispatlanana dek taraflar arasındaki sözlü anlaşma bulunduğuna dair bir beyanlarının olmadığını, taraflar asındaki tüm görüşmelerde istisnasız şekilde sözleşmenin kurulabilmesi için tam teşekküllü bir restoran işletmesi ruhsatı alınması şeklinde açık bir şart konduğunu ancak şartın gerçekleşmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, ileri sürülen temyiz sebeplerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 40.000 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...’e verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/261, K. 2026/1665, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-261-e-2026-1665-k-74307b872d4a