Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/2952 E. 2024/2893 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2952
- Karar No
- 2024/2893
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; açtıkları tapu iptal ve tescil davasında çelişkili mirasçılık belgelerinin iptali için kendilerine süre verildiğini, muris ...’ye ait 3 farklı mirasçılık belgesi olduğunu, bunların Karaisalı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/137 Esas, 2016/121 Karar sayılı veraset ilamı, Karataş Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/85 Esas, 2018/115 Karar sayılı veraset ilamı, Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 Esas, 2017/313 Karar sayılı veraset ilamı olduğunu, Karaisalı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/137 Esas sayılı dosyasında açılan dava ile Mahbube ...’nın mirasçılığına hükmedildiğini, ancak davacı tarafça bu mirasçılık belgesinin iptali için Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve mirasçılık belgesinin iptali ile Hazinenin mirasçılığına karar verildiğini, ancak bir kısım davalılarca Karataş Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/85 Esas sayılı mirasçılık belgesinin alındığını öğrendiklerini belirterek birbirleriyle çelişen bu 3 veraset ilamının iptali ile yeni veraset ilamının verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; veraset ilamları arasında çelişki olduğu, nüfus kayıtları ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu anlaşıldığından dava konusu üç veraset ilamının da ayrı ayrı iptali ile murisin kendinden önce ölen anne- babasının alt soylarının mirasçı olarak belirlendiği yeni veraset ilamı düzenlenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Dosya kapsamında ...’nün yasal mirasçısı olmadığından son mirasçısının Maliye Hazinesi olduğu halde mahkemece hükme esas alınan ve bilirkişilerce belirlenen veraset incelemesinin yanlış ve hatalı olduğu, dosyada mevcut Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 Esas, 2017/313 Karar sayılı kararında murisin mirasçısının Maliye Hazinesi olduğunun belirtildiği, Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 Esas, 2017/313 Karar sayılı veraset ilamının iptalinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 Esas, 2017/313 Karar sayılı dosyasında mirasçılık belgesinin tüm tarafları davaya dahil edilmeden karar verildiğinden bu kararın dosyada taraf olmayan şahıslar bakımından kesin hüküm oluşturmadığı, kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemesince bilirkişi heyetinden rapor alınarak mirasçılık hisselerinin belirlenmesinde usul ve yasaya aykırı yan olmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlayarak yeterli araştırma yapılmadan, dosyaya alınan rapor üzerinden karar verildiği hususlarını temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3 farklı mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 29 uncu ve 30 uncu maddeleri ile 598 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının h bendi ile i bendi. 3. Değerlendirme Somut olayda; davacı Hazine tarafından, muris ...’nün ölümünden sonra düzenlenen birbiriyle çelişkili üç farklı mirasçılık belgesinin bulunduğu gerekçesiyle bu belgelerin iptali ile yeni bir mirasçılık belgesi düzenlenmesi talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, veraset ilamlarının birbirleriyle çeliştiği gerekçesiyle üçünün de iptaline karar verilerek murisin kendisinden önce ölen anne-babasının alt soylarını mirasçı gösteren yeni bir mirasçılık belgesi düzenlenmiş, bölge adliye mahkemesince istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Ne var ki hükmün isabetli olduğunu söyleme imkanı bulunmamaktadır. İptali istenen mirasçılık belgelerinden Karaisalı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/137 Esas, 2016/121 Karar sayılı veraset ilamında murisin kendisinden önce ölen eşinin yiğeni Mahbube ... mirasçı olarak gösterilmiş, bu mirasçılık belgesinin iptaline yönelik Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 Esas, 2017/313 Karar sayılı dosyasında Hazine tarafından dava açılmış, 14.06.2017 tarihli karar ile bahsi geçen Karaisalı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/137 Esas, 2016/121 Karar sayılı veraset ilamının iptaline ve murisin tek mirasçısının Hazine olduğuna karar verilmiş, hüküm 16.02.2018 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda Karaisalı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/137 Esas, 2016/121 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali talebi yönünden Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 Esas, 2017/313 Karar sayılı dosyası kesin hüküm oluşturmaktadır. İlgili mirasçılık belgesi bu dosyada iptal edilerek hüküm kesinleştirilmiştir. O hâlde bu mirasçılık belgesinin iptali talebi yönünden kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 Esas, 2017/313 Karar sayılı dosyasında verilen veraset ilamının iptali talebi incelendiğinde; murisin başka mirasçısı bulunmadığından Hazine’nin mirasçılığına hükmedildiği anlaşılmıştır. Hâl böyle iken, Hazine’nin kendi lehine düzenlenen mirasçılık belgesinin iptalini talep etmekte hukuki yararı bulunmadığından bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Son olarak Karataş Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/85 Esas, 2018/115 Karar sayılı veraset ilamının iptali talebi değerlendirildiğinde; mahkemece bu veraset ilamının da iptaline karar verilerek yeniden mirasçılık belgesi düzenlendiği ve iptal edilen bu belgedeki aynı kişilerin mirasçı olarak gösterildiği, yalnızca paylarının değiştirildiği anlaşılmıştır. İptaline karar verilen bu mirasçılık belgesindeki mirasçıların, murisin kanuni mirasçıları olduğu hususu mahkemenin de kabulündedir. Tarafların paylara yönelik itirazları da bulunmadığından Karataş Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/85 Esas, 2018/115 Karar sayılı veraset ilamının iptalini gerektirir herhangi bir neden bulunmadığından bu talep yönünden de davanın reddi gerekmektedir. Mahkemece yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın hüküm tesis edildiğinden bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.