Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/2639 E. 2024/2460 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2639
- Karar No
- 2024/2460
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1145 E., 2023/661 K. DAVA TARİHİ : 17.09.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/375 E., 2021/299 K. Taraflar arasındaki ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının hissedar olduğu 207 ada 1 parselde 37/800 payın davalıya satıldığını belirterek davacıların ön alım hakkı nedeniyle dava konusu parselde davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına 1/2 hisseli olarak tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; fiili taksim savunmasında bulunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşifte dinlenen tanık anlatımlarına göre dava konusu taşınmaz fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacıların dava konusu parsel üzerinde fiilen kullanmış oldukları herhangi bir alan bulunmadığını, fiili taksim yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahallinde yapılan keşif, düzenlenen bilirkişi raporu ve dinlenen tanık beyanlarına göre dava konusu taşınmazın bir çok hissedarının bulunduğu hem davacıların hem de davalıya satış yapan dava dışı ...'in dava konusu taşınmazdaki paylarını önceki malik ... İnşaat isimli şirketten aldıkları, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan fabrika ile eklentilerini dava dışı ...'in kullandığı ve fabrika binası ile eklentilerinin bulunduğu kısmın etrafının beton direk ve tel çitler ile çevrili olduğu, diğer hissedarların da murislerinden kalan paya isabet eden kısımların etrafını çeşitli setlerle çevirmek suretiyle kullandıklarının anlaşıldığı, bu şekilde taşınmaz üzerinde fiili taksime ilişkin emarelerin bulunduğu, taraflara pay satışı yapan ...'in taşınmaz üzerinde fiilen taksim edilmiş iki yerinin mevcut olduğu, birinin üzerinde fabrika binası bulunduğu, diğerinin üzerinin boş olduğu, her iki tarafın da fabrika binasının bulunduğu yeri aldığını iddia ettiği, esasen fiili taksim olgusunun her iki tarafın da kabulünde bulunduğu, davacılar dava konusu taşınmazda fiilen kullandıkları bir bölüm bulunmadığını ve fabrika binasını kendilerinin aldığını iddia etmiş iseler de; etrafı çevrili olan fabrika binasının ve eklentilerinin dava dışı satış yapan paydaş ... tarafından kullanılmasına ilişkin davacıların eldeki dava açılmadan önce bu fiili kullanıma karşı çıkmadıkları anlaşılmakla, davalının fiili taksim ile belirlenmiş olan dava dışı ...'in kullanımında bulunan kısmı satın aldığı iddiası kapsamında mahkemece saptanan fiili taksim olgusuna değer verilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ve vekalet ücretinin miktarına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle hüküm temyiz edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Ön alım hakkı; paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda payın 3. kişiye satılması halinde diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın 3. kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir. 2. Türk Medeni Kanunu'nun 734 üncü maddesi uyarınca önalım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilmeden önce satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini hakim tarafından belirlenen süre içinde hakimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür. 3. Ön alım davasına konu olan payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilerek her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yerin ve bu yere tekabül eden payın bir üçüncü şahsa satarsa satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle ön alım hakkını kullanması TMK'nın 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.02.1951 tarih ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemecede kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir. 4. Ön alım davalarında fiili taksime değer verilmesi için, taksimin yazılı olarak yapılması ya da taşınmazın çok sayıda paydaşının bulunması halinde tüm paydaşlar tarafından fiilen kullanılan bölümleri olması gerekmez. Davacının kullandığı ve davalıya pay satan kişilerin kullandığı ayrı ayrı bölümler var ise satıcı zamanında kullanıma karşı çıkmayan, o yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda pay satışı nedeniyle ön alım hakkını kullanması TMK'nın 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı kabul edilmektedir. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayanılan bilgi ve belgeler kapsamı itibariyle, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.