Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/2571 E. 2023/4198 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2571
- Karar No
- 2023/4198
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/237 E., 2021/214 K. DAVA TARİHİ : 11.03.2013 KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında görülen haricen satın alma ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemi ile birlikte, Türk Medeni Kanunu'nun 723 vd. maddelerine dayalı muhik tazminat mukabili tescil istenmesi Mahkemece verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davaya konu 721 ada 153 parsel sayılı taşınmaz, her ne kadar tapuda, davalılar ... ile diğer davalıların murisi...Elçi adına kayıtlı ise de, elli yıl önce müvekkili ... ile birlikte kayıt malikleri...ve...tarafından ortak olarak alındığını, tapu kaydının ise...ve...adına tescil edildiğini, müvekkilinin hakkı olan 300 metrekarelik alana ev yaparak 1967 yılından beri zilyet olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, vekil edenine ait yapının değerinin taşınmazın değerinden fazla olduğunu açıklayarak, kullandığı alanın keşfen belirlenerek müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “…dava dilekçesi içeriği, yargılama oturumlarındaki beyanlar ve davacı tarafın 25.09.2014 havale tarihli beyan dilekçesine göre, dava; haricen satın alma ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemi ile birlikte, Türk Medeni Kanunu'nun 723 üncü ve devamı maddelerinde yazılı, muhik tazminat mukabili tescil isteğine de ilişkin bulunmakta olup, davacı tarafın, haricen satın alma ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteminin reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, bu yöne ilişkin davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; davacı tarafın, muhik tazminat mukabili tescil isteğine gelince, dava dilekçesi içeriği, yargılama oturumlarındaki beyanlar ve davacı tarafın 25.9.2014 havale tarihli beyan dilekçesine göre, davadaki talep, muhik tazminat mukabili tescil isteğini de içerdiğine göre, davacı tarafın bu talebi konusunda herhangi bir araştırma inceleme yapılmaksızın ve taraf delilleri toplanmaksızın, eksik inceleme ve araştırma ile, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olmasının doğru olmadığı…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 26.05.2021 tarihli ve 2018/237 Esas, 2021/214 Karar sayılı kararı ile; inşaat mühendisi bilirkişi raporunda 721 ada 153 No.lu parselde, davacının kullandığı alanın arazi değeri olarak dava tarihi itibarıyla 75.000,00 TL olduğu, tek katlı konutun değerinin ise 22.050,00 TL olduğu, konutun yanında tek katlı biriket duvarlı odunluk bulunmakta olduğu, odunluğun ekonomik ömrünü tamamladığı, özet olarak yasal şartlardan ikinci koşul olarak somut dava konusu taşınmaz yapının kıymetinin taşınmazın arazi değerinden açıkça fazla olmadığı, aksine 3 katından az olacak şekilde düşük bedele sahip olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanları tekrarla, müvekkilinin dava konusu taşınmazı birlikte aldığını, parsel malikleriyle ve kendisine düşen alana ev yaptığını, iyi niyetli olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haricen satın alma ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemi ile birlikte, Türk Medeni Kanunu'nun 723 vd. maddelerine dayalı muhik tazminat mukabili tescil istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 722 nci maddesi: “…Bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin veya bir başkasının malzemesini kullanırsa, bu malzeme arazinin bütünleyici parçası olur. Ancak, sahibinin rızası olmaksızın kullanılmış olan malzemenin sökülmesi aşırı zarara yol açmayacaksa, malzeme sahibi, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere bunların sökülüp kendisine verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında arazinin maliki de, rızası olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebilir.”; yine 723 üncü maddesi: “…Malzeme sökülüp alınmazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran arazi maliki iyiniyetli değilse hâkim, malzeme sahibinin uğradığı zararın tamamının tazmin edilmesine karar verebilir. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hâkimin hükmedeceği miktar bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir.” düzenlemelerini ihtiva etmektedir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.