Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/2451 E. 2024/2960 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2451
Karar No
2024/2960
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/264 E., 2023/530 K. DAVACILAR : ... mirasçıları vd. DAVA TARİHİ : 06.09.2019 KARAR : Başvurunun kabulü, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Turhal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/514 E., 2022/577 K. Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı (bakım alacaklısı) vekili; 151 ada 75 parsel sayılı taşınmazın ... adına kayıtlı iken 17.02.2014 tarihinde ölünceye kadar bakıp, beslemek- görüp, gözetmek kayıt ve şartı ile davalı ...”e temlik edildiğini, ancak davacının torunu ...'ün ne sözleşmenin yapıldığı tarihte ne de sonrasında ... ile aynı şehirde dahi ikamet etmediğini, bakım görevini yerine getirmemekle akit şartlarına uymadığını belirterek 151 ada 75 sayılı taşınmaz için taraflar arasında yapılan 17.02.2014 tarihli ölünceye kadar bakma akdinin ve bu taşınmazın ... adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı ... müvekkili ile 17.02.2014 tarihinde hak ehliyeti ve fiil ehliyetine sahip olarak davaya konu sözleşmeyi düzenlediğini, ancak geçen zaman içinde davacı ...’ün ayırt etme gücünden yoksun kaldığını, ayırt etme gücü olmayan davacının dava ehliyeti bulunmadığını, bu eksiklikliğin dava şartı noksanlığı olduğunu, ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ...'ün dava tarihinde fiil ehliyetinin olmadığı iddia edilmiş ise de 31.03.2020 tarihinde vefat ettiği ve mirasçılarının davaya devam ettiği anlaşılmakla fiil ehliyetine ilişkin usuli işlemlerin araştırılmasına gerek kalmadığı, davalının ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklanan bakım borcunu yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; mahkemece verilmiş olan kararın yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar müvekkili ile davacı arasında imzalanan ölünceye kadar bakma sözleşmesinin müvekkilinin bakım ödevini yerine getirmediği gerekçesiyle feshine karar verilmiş ise de dava dosyası incelendiğinde müvekkilinin bakım ödevini yerine getirmediğine dair tek bir delil bulunmadığı gibi yargılama boyunca bakım ödevinin yerine getirilip getirilmediğinin de mahkemece hiç tartışılmadığını, bu noktada tek bir işlem dahi yapılmadığını, dosya kapsamında dinlenen tek bir tanık dahi olmadığını, davacının sözleşmenin feshi yönünde bir iradesinin bulunmadığını, rapor uyarınca dava açma tarihinde fiil ehliyeti bulunmayan ve sağlık tablosu son derece ağır olan davacının bakım sözleşmesini bakım ödevinin yerine getirilmemesi nedeniyle feshi yönünde bir iradesininin bulunduğunun kabulüne imkan bulunmadığını, mirasçıların davacının ölümü üzerine, davaya katılarak sözleşmenin iptalinin sağlamalarının dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ölü kişi adına tescile karar verilmesinin hatalı olduğu infazı mümkün olmayan karar verildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, istinaf dilekçesindeki sebepleri ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflara hak ve borçlar yükleyen sözleşmelerden olup, bakım borcuna karşılık bir taşınmazın devri kararlaştırıldığında, bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açılabilir. 3. Kaynağını Türk Borçlar Kanunu'nun 611 inci ve devamı maddelerinden alan ölünceye kadar bakım sözleşmeleri, anılan Kanunun 612 nci ve Türk Medeni Kanunu'nun 545 inci maddesi gereğince resmi şekilde düzenlenmelidir. Resmi şekilde düzenlenmeyen ölünceye kadar bakım sözleşmelerine değer verilerek tapu iptali ve tescil hükmü kurulması mümkün değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2008 tarihli ve 2008/14-70 2008/104 sayılı Kararı) 4. Bakım borçlusunun bakıp gözetme yükümlülüğü aksi kararlaştırılmadığı sürece, bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp ikametgâh temini, besleme-giydirme, hastalığında tedavi, manevi yönden de her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri kapsar. Bu görevlerin yerine getirilmesi halinde ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflarına kişisel hak sağladığı için tapu iptali ve tescil davasını bakım borçlusu ya da onun külli halefleri bakım alacaklısının mirasçılarına karşı açabilirler. 5. TBK'nın 617 nci maddesinde, sözleşmeden doğan ödevlere aykırılık nedeniyle ilişki çekilmez olmuşsa ya da başka önemli nedenlerle ilişkinin sürdürülmesi aşırı ölçüde güçleşmiş veya olanaksız hale gelmişse taraflardan her birinin tek yanlı olarak sözleşmeyi feshetme, verdiği şeyi geri alma hatta karşı tarafın kusurlu olması halinde tazminat isteme hakkı tanınmıştır. O halde yükümlülüklerini yerine getirmeyen bakım borçlusuna karşı bakım alacaklısı her zaman fesih hakkını kullanabilmekte, fesih geçmişe etkili olmak üzere sözleşmeyi sona erdirdiğinden verdiği şeyi de geri isteyebilmektedir. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına kararda belirtilen gerekçeler ile mahkemece yapılan keşif sırasında davacının tanık listesinde belirtilen tanıkların dinlendiğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/2451, K. 2024/2960, T. 28.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-2451-e-2024-2960-k-b48557f5bbe1